Ceylan Mineral Genel Müdürü Tolga Kılıç: Global bir oyuncu olma yolunda önemli adımlar attık

1960’lı yıllarda ticari faaliyetlerine başlayan Ceylan Grup şirketlerinden Ceylan Mineral,  bentonit alanında yaptığı yatırımlar ve Ar-Ge çalışmalarıyla otuzdan fazla ülkeye ihracat yapmaya başladı. Kedi kumu üretim tesislerini devreye sokarak kendi markalarını oluşturduklarını belirten Ceylan Mineral Genel Müdürü Tolga Kılıç, Toi Moi ve Kityus markalarıyla hem iç hem de dış pazarda önemli adımlar attıklarını belirtti.

Türkiye’de bentonit madeni ve bu madenin önemini aktarır mısınız?

Bentonit, bilindiği üzere volkanik kül ve lavların kimyasal olarak ayrışmasından oluşan, alüminyum ve magnezyum bakımından zengin, ağırlıklı olarak montmorillonit içeren killere verilen ticari bir isimdir. Günümüzden 65 milyon yıl önce Anadolu’nun kara haline gelmeye başladığı üçüncü jeolojik zamanda yaşanan sıcak ve kurak iklim sonucu oluşan buharlaşma sonucu bu mineraller oldukça yoğun miktarlarda oluşmuştur.

Bentonit, genellikle su emme ve şişme özellikleriyle bilinmekle beraber, kimyasal dayanıklılığı ve belirli koşullar altında şekil değiştirebilme özellikleri sayesinde geniş bir endüstriyel kullanım yelpazesi olan çok yönlü bir maddedir. Döküm, sondaj, kedi kumu, su arıtma, su yalıtımı, kâğıt, gübre, seramik gibi birçok endüstride kullanımı vardır.

Türkiye’de 100’ ün üzerinde ruhsatlı bentonit sahası bulunmakla beraber bu sahalar ağırlıklı olarak Çankırı, Ankara, Tokat, Ordu, Balıkesir ve Edirne’ de bulunmaktadır. Türkiye bilinen yaklaşık 265 milyon ton rezerviyle ABD, Çin, Hindistan’dan sonra dünyanın ileri gelen bentonit üreticileri arasındadır. Başta Hollanda, Almanya ve İtalya’ ya yaptığı yıllık 135 milyon dolarlık ihracat hacmiyle de dünyada ilk sıralarda yer almaktadır.

Ceylan Mineral olarak sektördeki yeriniz ve bentonitle ilgili Ar-Ge çalışmalarınızı aktarır mısınız?

1960’lı yıllarda, madencilik, tarım ve lojistik sektörlerinde ticari faaliyetlerine başlayan Ceylan Grup Şirketleri otomotiv, inşaat, sigortacılık ve hızlı tüketim ürünleri dağıtımı alanlarında da hizmet vermektedir. Ceylan Grup şirketlerimizden Ceylan Mineral Madencilik, yer altında var olan zenginliklerimizi gün yüzüne çıkarmak, bölge ve ülke ekonomisine katkı sağlamak ve üretimden nihai tüketiciye kadar sürdürülebilir bir değer yaratan şirket olma hedefiyle kurulmuştur. Bentonit özelinde baktığımızda, Çankırı’da bulunan 4,000 Hektarlık maden sahalarımızdan çıkardığımız madenleri, yine Çankırı Yakınkent Organize Sanayi sitesi içerisinde 2023 yılında inşaatını tamamladığımız 50.000 m2 alana sahip fabrikamızda işliyor ve başta döküm, sondaj, yalıtım bentoniti ve kedi kumu olarak endüstrilere ve nihai tüketicilere ulaştırıyoruz.

Fabrikamızda ilk olarak kedi kumu üretimi tesisini devreye sokarak kendi markalarımız olan Toi Moi ve Kityus ile 2023 yılında hem iç pazarda hem de dış pazarlarda faaliyetlerimize başladık. Daha ilk senemizde, Çankırı’dan çıkarılan bentonit minerallerinden yapılan kedi kumlarımızı, Güney Kore’ den, Bolivya’ya, Kuveyt’ten Almanya’ ya 30’dan fazla ülkeye ihracatını yaparak global bir oyuncu olma yolunda önemli adımlar attık. 

Tabi ki amacımız ihracatımızı sadece kedi kumu ile arttırmak değil. Bentonitin kimyasal, fiziksel ve mineralojik özelliklerini daha ayrıntılı bir şekilde analiz ederek bentoniti belirli endüstriyel uygulamalara uygun hale getirmek için AR-GE çalışmaları da yapıyoruz. Özellikle kalıp kumlarının bir bileşeni olarak kullanılan döküm bentoniti alanında madenlerimizden çıkarılan sodyum içeriği yüksek bentonitlerimizin kalitesini ve dayanıklılığını arttırabilmek adına yaptığımız çalışmaların, ürünlerimize katma değer sağlayacağını ve ihracat alanında elimizi güçlendireceğine inanıyoruz.  

Bentonit işleme süreçlerinde enerji verimliliği, su kullanımı ve atık yönetimi gibi faktörlerde iyileştirmeler yaparak da sürdürebilirlik ilkemize bağlı kalarak bentonit işleme süreçlerinin çevresel etkisini en aza indiriyoruz.

Orta Vadeli Planda madenciliğin gelişimine değinildi. Bu açıdan sizin kamudan beklentileriniz?

Orta Vadeli Planda, Politikalar ve Tedbirler Bölümünün 18. Maddesinde, madenlerimizin arama çalışmalarının hızlandırılması ve işlenerek katma değerli ürünler haline getirilmesinden bahsedilmesini memnuniyetle karşılıyoruz. Bu politikaların aktif olarak hayata geçirilebilmesi için madenlerin aranması, çıkartılması, işlenmesi ve ticari faaliyete dönüştürülmesi adına yatırımcıların lehine birtakım düzenlemeler de yapılmalıdır. Arama ruhsatlarının alınmasının ardından sondaj faaliyetleri için gerekli olan izin süreçlerinin uzun sürmesi, politikada da belirtilen arama çalışmalarını olumsuz yönde etkilemektedir. Sondaj çalışmalarının da kontrollü ve denetlenebilir olmak kaydıyla, arama ruhsatlarının alınmasından hemen sonra başlaması yer altındaki madenlerin kullanıma sunulmasını hızlandıracaktır.  Aynı şekilde sahaların ruhsatlandırılma, izin ve ÇED rapor süreçlerinin uzaması da yatırımcıların madenleri aldıktan sonra ticari faaliyetlere geçiş süreçlerini uzatmaktadır. Sadece süreçlerin uzun olması değil, özellikle maden sahalarının alımında, maden sektörüne yönelik bir finansman modelinin bulunmaması da bu sektöre yatırım yapılması konusunda engel teşkil etmektedir. Kamudan beklentilerimizin temelini de bu konularla ilgili çalışmalar yapılması yoluyla, Türkiye’ de madenciliğin ekonomiye katkısının arttırılması oluşturmaktadır.  Tabi ki sektör olarak da bizlerin üzerine düşen önemli görevler vardır. İhracatta uygulanan fiyatlandırma politikalarındaki dengesizlik, markalaşma ve pazarlama gibi alanlardaki sorunlar da firmaların üzerinde durmaları gereken gelişim alanlarıdır.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, madenlerde artık teknoloji kullanımına önem verdiklerini ve e maden sistemini geliştirdiklerini belirtti. Teknolojinin maden işletmeciliğinde önemini aktarır mısınız?

Teknoloji ve madencilik aslında birbirlerini tamamlayan unsurlardır. İnsanlığın gelişimi madenlerin kullanılmasıyla başlar. Günümüzde kullandığımız akıllı cep telefonlarından tutun ulaşımımızda kullandığımız araçların yapımında birçok çeşitli maden teknolojik olarak işlenerek kullanılmıştır. Madenler teknolojiyi, teknoloji de madenlerin kullanım alanlarını genişletmiştir. Madencilikte teknoloji kullanımı verimliliği arttıran en önemli etkenlerin başında gelir. Uydular aracılığıyla algılama ve jeofizik yöntemler,  yer altı kaynaklarının tespiti, rezerv tahmini ve haritalamada kullanılır. Sayısal modelleme, maden sahasının jeolojik yapısını, mineral rezervlerini ve yer altı koşullarını simüle etmek için kullanılır. Teknolojik izleme sistemleri, maden sahasındaki güvenlik standartlarını artırır. Uzaktan kontrol edilebilen robotik sistemlerle, tehlikeli görevler insan müdahalesi olmadan gerçekleştirebilir. Hibrit veya elektrikli madencilik ekipmanları, karbon ayak izini azaltarak çevresel sürdürülebilirliği artırır. Ülkemizde kullanılan madenciliğe ait verilerin tutulduğu, faaliyetlerin mevzuatlara uygun olarak yürütülmesini sağlayan e-maden sisteminin getirdiği dijitalleşme madenlerin ruhsatlandırılması işletilmesi, ihale edilmesi, denetimi gibi önemli görevlerin gerçekleştirilmesinde kolaylık sağlayan önemli bir teknolojik gelişimdir. Bu gelişimin ışığı altında maden çıkarma ve işlemede kullanılan makinalar da dahil olmak üzere madencilikte kullanılabilecek tüm teknolojilerin desteklenmesi etkinliğimiz ve verimliliğimizi arttıracaktır. Biraz açmak gerekirse, madencilik kadar maden makinalarının yapımında da teknolojinin kullanılması önemlidir.  Yüksek katma değerli teknoloji üretimine dayalı makina üretilmesi teşvik edilip makina tedariği konusunda yurtdışına olan bağımlılık azaltıldığında ülkemizin doğal kaynaklarını daha verimli bir şekilde değerlendirebiliriz.

Ceylan Mineral açısından 2023 yılıyla ilgili bir değerlendirme yapar mısınız?

2023 Ceylan Mineral açısından kuruluş sürecine yoğunlaştığı bir yıl oldu. Kurumsal bir yapı içerisinde faaliyet göstermek adına ‘ Kalite Odaklı Sürdürebilir Madencilik’  mantramıza uygun olarak organizasyonumuzu şekillendirdik. Kedi kumu özelinde tüketicilerin tercih edeceği tozsuz, güçlü topaklanma ve koku emme özelliklerine sahip ürünleri laboratuvarlarımızda geliştirdik.   2023 yılında fabrikamız içindeki kedi kumu tesisimizin faaliyete geçmesiyle de Toi Moi ve Kityus markalı sodyum bentonit Kedi kumlarımızın ticari faaliyetlerine başladık. Bu aşamada gerekli ISO ve Sedex belgelerini alarak fabrikamızı ve ürünlerimizin sertifikalarını tamamladık. Yurtdışında Endonezya, Fransa ve İtalya’da, yurtiçinde İzmir ve İstanbul’da gerçekleşen fuarlarda ürünlerimizi potansiyel alıcılarla ve tüketicilerle buluşturduk. Türkiye’ de e ticaret pazaryerleri, petshop ve veteriner hekimler kanalıyla da ürünlerimizi kedi ebeveynleriyle buluşturuyoruz.

2023 yılında mikronize tesisimizin yapımını da hızlandırarak 2024 Şubat ayında üretime geçecek şekilde hazırlıklarımızı sürdürdük. Mikronize tesisimizin de devreye girmesiyle Döküm, sondaj, yalıtım gibi kullanım alanları için seri üretimine de başlayacağız.

Ceylan Mineral olarak gelecek hedeflerinizi aktarır mısınız?

Vizyonumuzu faaliyet gösterdiği alanlarda Türkiye’nin lider, dünyanın prestijli firmalarından biri olmak olarak belirledik. Burada liderlikten kastımız sadece sayısal anlamda birinciliği kapsamıyor, aynı zamanda sektörde uygulamalarıyla da takip edilen, ürünleriyle, hizmetleriyle sürekli iyileşen ve müşteri memnuniyetini en üst düzeye çıkartan bir firma olma amacını da içeriyor. İhracat ağırlıklı çıktığımız bu yolculukta ülkemizin yeraltı zenginliklerini dünya ile buluşturup, ekonomik anlamda hem maden sahalarımızın ve fabrikamızın bulunduğu coğrafyalara hem de Türkiye ekonomisine katkı sağlamak istiyoruz.

Bu hedefe doğru giderken ana madenlerimizden bentonitin, kedi kumu olarak daha fazla ülkeye ihracatını sağlamak ve ürün çeşitliliğini arttırarak döküm, sondaj, gübre, kozmetik gibi endüstrilerde kullanımını sağlamak yakın dönem planlarımızı oluşturuyor. Orta vadede ise ruhsatlarına sahip olduğumuz, mermer ve alçıtaşı madenlerinin çıkarılması ve işlenmesi, krom ve demir madenlerinin saha çalışmalarının yapılması, ruhsatlı kömür madenlerimizde rezerve çalışmalarının tamamlanması hedeflerimiz arasında yer alıyor. Çankırı’nın büyük tuz rezervleri de uzun dönemde ilgi alanlarımız arasındaki yerini koruyor.OCAK2024