Orbit Enerji ülkenin enerjisi olsun istiyoruz

Orbit Enerji Genel Müdürü Vahit Kaya:

Enerjinin yok edilemeyeceği gerçeği, bizi değişim ve dönüşümün kaçınılmaz bir son olduğu sonucuyla karşı karşıya bırakır. Yenilenebilir enerji yolculuğu çerçevesinde fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışan Dünya’da değişim ve dönüşüm arzusu ile önemli adımlar atılmaya devam ediyor. Bu noktada enerjinin depolanması ile ilgili teknolojilerde yaşanan gelişim, yeni bir döneminde habercisi.

Değişim ve dönüşümün farkına varan yatırımcılarımızdan biri olan Orbit Enerji Genel Müdürü Vahit Kaya, bu farkındalığı “ Dünya değişiyor, bizde değişiyoruz’ diye özetliyor.

Dikkatleri değişime çeken biri olarak, biraz kendinizden bahseder misiniz?

Değişim konusunda bir ölçekleme veya sınırlama yapamam ancak hızlı değişimin içerisinde olduğumuzu söyleyebilirim.

1979 Silifke doğumluyum. Köyde doğdum ve doğduğum yerde elektrik vardı ve şanslıydık. Dedemin yanında büyüdüm.  Evde siyah beyaz 37 ekran TV vardı. 4 tane düğmesi vardı. TRT1’den başka kanal yoktu ve tek kanalda Kara Şimşek dizisini izler, yoldan geçen araçlara bakarak hayaller kurardım. Sonra hayalleri gerçekleştirebilmek için okumak gerektiğini öğrendim. İyi bir derece ile Ege Üniversitesi’ne girdim, elektrik elektronik mühendisliği okudum. Okumak isteyene devletin, sivil toplum kuruluşlarının, kişilerin nasıl seferber olduklarına tanık oldum.

Üniversite yıllarımda uydu takip sistemleri, ışınlanma ve de insansız araç konuları üzerinde çalışmalar yaptık. Sene 1999-2000 yıllarından bahsediyorum. O yıllarda yeterli hıza sahip mikro işlemciler ve bilgisayarlar olmadığı için ilkel yöntemlerle uydu takip sistemini yapmıştık. Koskoca bir devre çıktı ortaya ama çalıştı. Kulakları çınlasın çok şey borçlu olduğumuz elektromanyetik alanında Prof. Dr. İbrahim Avgın, güç elektroniğinde Prof. Dr. İrfan Alan, sinyal ve olasılık derslerinde Musa Hocam ve diğer asistan arkadaşlarımız öylesine derinden bilgilerle donattılar ki bizi, sanki bilim adamı yetiştiriliyorduk. Sanki her şeyi yapabilirdik ama imkanlarımız eksikti. O imkanlara erişmemiz gerekiyordu.

O dönemlerde hepimiz haberleşme bölümüne doğru kaymıştık ve İrfan Hocam da güç elektroniği dersi verdiği için haklı olarak,  “Hepiniz haberleşmeci olacaksınız da bu telefonları neyle çalıştıracaksınız, pil olmadan, güç elektroniği olmadan bu işi yapamazsınız” demişti.

Bugün yaptıklarınıza bakarak Prof. Dr. İrfan Alan’a hak verdiğinizi söyleyebilir miyiz?

Hocamız haklıymış, Kara Şimşek yapmaya başladık ama enerjisi sorun. Dünya değişiyor dedik ya, ülkemizde değişiyor. Artık her genç insansız bir şey üretmek peşinde. Yazılım yapmak isteyen birçok gencimiz var. Bunun yanında enerji sektöründe bir yoğunlaşma var.

Biz Orbit Enerji olarak önce güneş enerjisine sonra pil depolama işine girdik. 2008 yıllarında MPPT, Inverter gibi çalışmalar da yaptık. Ancak o dönemlerde erken girdiğimiz için ticari bir durum oluşmadı. Ürettik rafa kaldırdık Ar-Ge giderlerinin fazlalığı bizi pes ettirdi. Bu gün halen yurt dışından alınan akıllı ev sistemleri gibi sistemler üretmiştik. Şimdi geldiğimiz noktada devlet Ar-Ge teşvikleri çok fazla ve ne yapmak istersen iste desteklerim diyor.

Gelişim seyrinize pil endüstrisi ile devam ettiğinizi aktarmıştınız. Bu alanda ciddi bir değişim dönüşümün olduğunu gözlemliyoruz. Sizin gözünüzden süreç ile ilgili değerlendirme alabilir miyiz?

Dünya değişiyor dedik ya, artık bütün araçlar elektrikliye dönüyor diyelim ve bu durumun bazılarının içine bir korku saldığını da ekleyelim.

Hidrojen mi, lityum pil mi dediler. Ne fark eder ki ikisi de elektrikli artık diyebiliriz. Hidrojen pilleri veya yakıtları biraz daha zahmetli olması insanları sanki lityum pillere kaydırdı. Lityum yataklarındaki rezerv yetersizliği hesabı yapıldı ve korku yaşandı. Ancak son 1 yılda büyük miktarlarda lityum yatakları keşfedildi. Amerika’da keşfedilen bir yatak tüm Dünya’ya fazlası ile yetecek miktardaymış diye okumuştum. Veya ülkemizde bile birçok yerde lityum yatağı olduğu biliniyor. Aslında daha önce aramamışız ki bulalım. Kısaca rezerv sorunu yok görünüyor. Aynı zamanda lityuma alternatif sodyum iyon pilleri endüstriyel hale getirildi. Çin’in en büyük pil üreticilerinden birisi seri üretime başladığını duyurdu.

Akabinde bahane bulmak için km yetersizliği denildi. Bunu aşmak için lityum demir fosfat yerine lityum titanyum oksit piller üretildi. Onu da katı hal pili olarak üretirseniz 20 bin döngüden daha fazla, 1.5-2 kat hacimsel kapasite artışı ve de maksimum güvenli piliniz olabiliyor. Yani 50 yıl pil ömrü ve 1000 km yol kat edilecek.

Daha bitmedi. Mini reaktörler gelecek yakında. Malzeme bilimciler çalışıyor. Sonsuz enerji üretecek gezer nükleer santrallerimiz olacak. Uçan taksilerimiz sayesinde evden işe gidiş zor olmayacak. İnsanlar kırsala yerleşecek çünkü yol problemi olmayacak. Şehir ulaşım sorunu ortadan kalkacak. O zamana kıyamet kopmazsa, kuyruğuna basılan birileri bir atom bombası ile Dünya’yı yok etmeye kalkmazsa bunlar çok yakında görülecek durumlardır.

Yok artık, daha neler!

Şaşırmayın bunlar değişimin bir parçasıdır. Bu yüzden aklı olan kırsaldan arsa alsın. Oralar daha değerli olacak. İklim değişiklikleri modern sera gelişimlerini arttıracak. Solar enerji panelleri hepsinden daha önemli hale gelecek ve enerji verimlilikleri maksimum seviyede olan cihazlarla işler yapılacak. Tabi ki Dünya ekonomisi birdenbire çökmesin diye her şey aşama aşama olacak. Temeline baktığımızda en değerli şey ise, temiz hava, temiz su, mis kokulu domates, salatalık veya dalından koparabileceğiniz bir meyve olacak. Herkes bunlara erişmek için yarışacak. O yüzden toprak en değerlisi olacak.

Sizde bu ortamda şirket olarak pil endüstrisinde konumlandınız diyebilir miyiz?

Biz şirket olarak pozisyonumuzu aldık. Pil üretmeye devam edeceğiz Teknolojimizi tüm Dünya’ya tanıtmak için var gücümüzle çalışacağız. Yeni pil teknolojileri için uğraşacağız. Biz lityum esaslı veya türevleri pil üretiminde ısrarcıyız. Bana en mantıklı ve kestirme dönüşüm aracı olarak geldiği için burada ısrarlıyım. Hidrojen tarafının bazı kusurları var. Bunlardan en önemlisi dönüşüm kayıpları olduğunu düşünüyorum. Ürettiğim enerjiyi daha az kayıpla kullanmayı tercih ederim.

Enerji depolama lisansları verildi, bu alandaki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Enerji depolama lisansları verildi bekliyoruz. Yönetmelik tam netleşmedi. Bazı teknik eksiklikler var.  Yönetim sistemler, şarj deşarj zamanları, entegrasyonlar vs… bekliyoruz.

En büyük korkum bilinçsiz yatırım. Çünkü bu yatırım harcamalarının yarısından çoğu şimdilik yurt dışına gidecek. Özellikle Çin’in bazı bilinmedik firmaları ülkemizde çok büyük tehlikedir. Bu piller çok büyük oyunların ve dolandırıcılığın olduğu yerdir. Teknik bilgisi olmayan kişilerin pil batarya sistemlerine yatırım yapması sakıncalı olabilir. Danışmalarını tavsiye ederim. Ayrıca herkesin gittiği yoldan gitmek zorunda değiller. Amaç ne ise o yönde projelendirme ve yatırım yapılmalı.

Lisans aldınız diyelim, göstermelik depolama tesisi kurmanın bir anlamı yok. Daha kendini amorti etmeden birçok pil konteynırları çöpe gidecek. Biz de çok büyük kazıklar yemiş olacağız. Bu konuda herkesin uyanık ve dikkatli olması gereklidir. Pahalı en iyisi değildir ama ucuz bazen en pahalısı olabilir.

Ülkemize çıkma bataryalar geliyor.

Araçlardan çıkma hücrelerle üretilmiş 12V, 24V, 48V gruplandırılmış piller geliyor. Bunu bizzat gördük. Bu piller jel akü fiyatına satılıyor neredeyse. 2000 cycle veya 4000 cycle diye satılıyor ancak 600 cycle gitmezler bile. Kaldı ki genelde 1 yıldan daha az sürede bozulurlar. Onların da teknik açıklamaları elbette ki var ama o pil dersine girer. Bir ürün bir çok markadan ucuz ise ve garantisini vereni tanımıyorsanız, elle tutulur bir garantiniz yoksa, pil elinizde kalabilir.

Elektrikli Araçlara ilgimiz var mı?

Özellikle küçük çaplı L sınıfı araçlar ilgimizi çekiyor. Dronelara geçmeden önce mobilitesi yüksek L sınıfı araçlar popüler olacak. Artık yaşam sadeleşecek. Bu da bizim elimizde. Eski kafalar gidiyor. Yeni nesil sadece ihtiyacına bakıyor. Sade yaşamı istiyor. Çünkü çoğu doygun yetişiyor. Bizim gibi hayalleri yok. Bizim hayallerimiz başka onlarınkisi bambaşka. Onların hayallerine hizmet etmek zorundayız. Ekonomi bunu gerektiriyor.

Sosyal sorumluluk projesi çerçevesinde yaptığınız çalışmalar var. Yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Spora ve sporculara destek olarak farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Reklam bütçemizden spora pay ayırdık. Artık ardı arkasına yapılan fuarlara katılmıyoruz. Oralarda harcanan bütçelerin çoğu çöpe gidiyor. Çünkü özellikle fuar sektörü acımasız ve bazen gereksiz oluyor. Orbit Karabağlar FK olarak 3. Ligde bayan futbol takımı kurduk. Kısmetse 2024’de güzel başarılar bekliyoruz. Bu futbolcularımızdan bir kısmı bizzat şirket çalışanıdır. Amacımız gençlerin zihnini açacak, fiziksel olarak onları güçlendirecek, bedensel ve ruh sağlığına pozitif etki edecek çalışmaların ucundan tutmak ve örnek olmak.

Bizim insanımız güzel insandır. Vatanını sever, milletini sever. Bencil değildir. İstisnalar düşüncelerimizi değiştirmesin lütfen. Vatan 3 kuruşa pazardan alınmadı.  Ecdadımız Dünya’ya hükümdarlık etmişken neden biz ezik olalım. Neyimiz eksik diye bir bakın etrafa? İstersek çok şey başarırız. Biz ölmeden bu memlekete eserler bırakıp gidelim istiyoruz. Ömrümüzü çalışmaya ve üretmeye vakfettik. Bu yolda yürümekten zevk alıyoruz. Orbit Enerji ülkenin enerjisi olsun istiyoruz. Binlerce Orbit olsun Dünya’ya adımızı duyuralım.OCAK2024