Yolava terminalini yılsonunda faaliyete geçirmeyi planlıyoruz

Gümrük ve Ticaret Bakanlığında yaşanan değişimle birlikte yeni sisteme ayak uydurmaya çalışan lojistik sektörü yeni bir döneme giriyor. Yaşanan değişimlerin sektörün gecikmesine neden olduğunu vurgulayan Ekol Lojistik Filo Genel Müdürü Cavit Değirmenci, gelişmiş ülkelerde taşıyıcı firmaya gümrükleme yetkileri verildiğini belirterek yaşanan süreci dergimize aktardı.

Ülkemizde Gümrük ve Ticaret Bakanlığında değişimle birlikte gümrük işlemlerinde lojistik sisteminde özellikle kaçak konusuna çözüm bulunması için adımlar atılıyor. Fakat yeni uygulama ile birlikte firmalarımız bu durumun kendilerini yavaşlattığını belirtiyorlar. Bu açıdan yeni uygulamaların sektör açısından etkisini aktarır mısınız?

Gümrük Yönetmeliği’ndeki değişiklikler, dış ticaret erbabını ve bu yönde yatırımlarını yapmış olan hizmet sektörünü hazırlıksız yakaladı. Sistemsel altyapı yetersizliklerinden operasyonlar olumsuz etkilenebilmekte ve gecikmeler yaşanabilmektedir. Bahse konu denetimlerin, bütün yüklerin ve araçların x ray cihazlarından geçmesi yerine teknoloji daha etkin kullanılıp risk analizlerinin yapılıp, raftan geriye dönük olarak kontrollerin yapılmasının daha etkin olacağını düşünüyoruz. Bahse konu denetimlerin, süreci yavaşlatmadan ve kayıp kaçaklar olmadan yapılan ülkelerin modellerini alıp kendi gerçeklerimizle de karşılaştırıp iyileştirmeler yapıldıktan sonra hayata geçirilmesiyle dış ticaretimize daha bir hız kazandırabiliriz. Bu vesile ile transit süreleri daha kısalmasıyla kaynaklar daha etkin kullanılması sonucu maliyet avantajı çıkacaktır. Çıkan maliyet avantajlarının dış ticaret erbabı ile paylaşılması sonuç global rekabette elinin güçlü olması sağlanmış olacaktır. Ancak yeni kurulan sistemin geçiş aşamasında bir takım sıkıntılar yaşatması doğal bir süre olup takip eden süreçte sistemin daha etkin ve hızlı olması anlamında da aksiyonlar alınacağını düşünüyoruz.

Avrupa ile çalışan bir firma olarak gelişmiş ülkelerde gerek kaçak konusunda gerekse gümrük konusunda işleyişle ilgili bilgi verir misiniz? Türkiye’nin onlar gibi bir sisteme geçebilmesi için neler yapılması gerekmektedir?

Gelişmiş ülkelerde taşıyıcı firmaya veya ticaret erbabına gümrüklemeye yetkiler verilebiliyor. Gümrük ve Ticaret Bakanlığımızın ihracat ayağında ülkemizde uygulamaya başladı Yetkilendirilmiş Yükümlü kapsamına giren firmalara, bu süreçlerin yürütülmesi hususunda kolaylaştırıcı dolayısıyla hızlı olması anlamında yetkiler vermiştir. Avrupa’da yetki çemberi daha geniş olup sonradan her türlü denetim hakkı saklı kalmaktadır. Yapılan denetimlerde bir olumsuzluk olması durumunda direk firmaların sadece belge iptali değil ciddi canlarının yanacağı müediyeler uygulanmaktadır. Benzer uygulama ihracat ayağında kısmen başlamış olup aksaklıkların giderilmesi ve amaca hizmet edecek ithalat ayağının da uygulamaya geçirilmesi temennimizdir.

Ekol Lojistik olarak son yıllarda Avrupa’da önemli yatırımlar ve çalışmalar yaptınız bu konuda bize bilgi verir misiniz?

Avrupa’da ve Türkiye’de önemli yatırımlar yaparak lojistik sektörüne yön veren bir firmayız. Avrupa’daki büyüme stratejimiz şirket satın almaya değil, ‘şirketler kurmaya’ dayanıyor.

Çeşitli ülkelerde kurduğumuz 10 şirketimizle, özellikle Kıta Avrupası’nda hızla büyüyoruz. Avrupa’da blok trenle çalışma yapan en büyük ikinci şirketiz.

Global bir Türk lojistik markası yaratmayı hedefleyen bir şirketi olarak şu anda Almanya, Romanya, İtalya, Bosna, Fransa, Yunanistan, Ukrayna, Macaristan, İspanya ve Polonya‘da 100.000 m2’yi aşan depolama alanı ve 1.200 çok uluslu çalışanı ile bizzat hizmet vermekteyiz.

Bölgemizde yaşanan siyasi olaylar nedeniyle ihracatımızın düştüğü belirtilmektedir. Bu durum lojistik sektörüne nasıl yansımaktadır?

Çevremizdeki ülkelerde yaşanan siyasi olaylar ihracatın düşmesinde büyük bir etken.

Suriye’de ve Mısır’da yaşanan siyasi olaylar nedeniyle Ortadoğu pazarına ulaşan lojistik kanalların önü ciddi bir şekilde daraldı. Ortadoğu’daki sıkıntılar nedeniyle Suriye sınır kapısının kapanması ile birlikte gerek ihracat, gerekse taşımacılık sektörü kan kaybetmeye başladı.

Bir de Mısır, topraklarından Türkiye’nin Ortadoğu’ya yönelik ihracat taşımalarına izin verecek mi?  sorusu gündemde,  çünkü iki ülke arasında, 22 Nisan 2012’de yapılan 3 yıllık anlaşmada süre doluyor. Anlaşma yenilenmezse sektör rakamlarına göre 10 bin TIR’lık taşıma, 500 milyon dolarlık ihracatın önü kesilmiş olacak. Sektör olarak alternatif güzergah çalışmaları devam ediyor. Lakin bu durumun zaman ve hız kaybını beraberinde getirmesi kaçınılmaz olacaktır.

Ekol Lojistik olarak 2014 yılı değerlendirmesi yapar mısınız?

2014 bizim için öngördüğümüz hedeflerimize ulaştığımız verimli bir yıl oldu. Düşük maliyetli ve çevre dostu biçimde yükleri bir yerden diğerine taşımak için tercih ettiğimiz İntermodal taşımacılığa olan yatırımlarımıza 2014’te de devam ettirerek, İtalya Trieste-İstanbul arasında faaliyet gösteren 3 Ro-Ro gemimiz HATCHE, PAQIZE ve QEZBAN’a ilave olarak, 4. Ro-Ro gemimizi İzmir’den Fransa’nın Sete Limanı üzerinden Fransa, İspanya, Portekiz, Belçika ve UK hatlarına hızlı ve pazarda benzeri olmayan bir servis sunmamızı sağlayan AYSHE ile gerçekleştirdik. Ülke portföyümüze İspanyayı da ekledik ve Barselona ve Madrid’de açtığımız X-dock tesisleri ile hizmet vermeye başladık.Alman Schmitz marka 25 adet frigofrik aracı filomuza kattık. Ekol olarak, daha önceki yıllarda olduğu gibi 2014’te de % 25’ler gibi büyüme oranlarına yaklaşmayı planladık. Yılı 404 milyon Euro ciro ile kapattık.

Yalova’da yeni bir liman kurma isteğiniz bulunuyor.

İstanbul’da Ro-Ro’larımız için Haydarpaşa Terminali’ni kullanıyoruz ancak trafik problemi sebebiyle yeni bir Ro-Ro Terminaline ihtiyaç var. Bu terminal için Yalova lokasyon olarak belirlendi. Yaklaşık 10 milyon dolarlık yatırımla yapılacak olan terminali yılsonunda faaliyete geçirmeyi planlıyoruz. Yalova terminalimiz ile trafikten 100 bin tırı çekmiş olacağız. Hâlihazırda ihtiyacımızı fiziki yapısı itibari ile karşılayacak Liman olmadığı için mevcut hacmimizi elleçleyebilecek Ro-Ro terminaline ihtiyacımız bulunmaktadır. Bu projemiz  yeni bir hacme ihtiyaca bağlı olarak kurgulanmamaktadır. Dolayısıyla hacim hususunda bir riskimiz bulunmamaktadır. Proje çevre dostu olup Avrupa yakası harekteleride feribotla yapılarak tarfikten ciddi sayıda aracın çekilmesi anlamına gelmektedir.

2015 yılı ile ilgili hedefleriniz nelerdir?

5. Ro-Ro’muz FADIQ faaliyete başladı. Haydarpaşa – Trieste hattında çalışacak bu gemimiz ile birlikte İtalya hattımız haftada 4 sefere çıktı. Araç ve Ro-Ro yatırımlarının yanı sıra Türkiye’deki depolama hacmimiz de 500.000m2’ye ulaştı. Bir yatırımcı kuruluş ile Türkiye’nin en büyük kapalı alanını Şekerpınar’da inşa edeceğiz, arsa sahibi konumundaki bu yatırımcı bize bu alanı kiralayacak. Bu depoda 60.000 palet – 600.000 koli elleçlenebilecek.

Biraz önce bahsettiğimiz Yalova Terminalini faaliyete geçirmek 2015 hedeflerimiz arasında.

Global bir Türk lojistik markası yaratmayı hedefleyerek, yurtdışı operasyonlarda yıllık ortalama %37’ler seviyesinde bir büyüme hedefliyor ve önce Avrupa’da, daha sonra farklı coğrafyalarda ilerlemeyi planlıyoruz. İvme yakaladığımız otomotiv, tekstil, kimya, e-ticaret, FMCG ve sağlık sektörlerinde büyümeye devam ederek, yatırımlarımızı buna paralel olarak artırarak gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Avrupa içinde ekonomik aktivitenin yoğun olduğu noktalarda özellikle Doğu Avrupa olmak üzere yeni coğrafi yayılımlar hedefliyoruz. Ayrıca, forwarding hizmetlerinde yeni iş ortaklıklarımızın da etkisiyle Uzakdoğu hattında büyümeyi hedefliyoruz. Kontrat lojistiği çözümlerimizde, depo yönetimi hizmetlerini Marmara Bölgesi’nin dışında, Anadolu’ya da yayacak şekilde yeni projelere imza atmayı planlıyoruz.