Deniz Portföy Genel Müdürü Haldun Alperat: Yabancı yatırımcının Türkiye’ye olan ilgisinin artacağını öngörüyoruz
Yatırımcılar sürekli değişken olduğu piyasalarda yeni yatırım alanları arıyor. Bu dönemde risk profiline uygun fon sepetleri oluşturup yatırımcılara alternatifler sunmayı başardıklarının altını çizen Deniz Portföy Genel Müdürü Haldun Alperat, piyasalarla ilgili bilgi verdi.
2025 yılı piyasayla ilgili beklentilerinizi aktarır mısınız?
Donald Trump’ın Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimlerini kazanmasıyla birlikte, yılsonunda özellikle ABD borsalarında yaşanan yükseliş, yerini görece temkinli duruşa bıraktı. ABD Başkanı’nın uygulamayı planladığı vergi ve tarifeler ile deregülasyona yönelik açıklamaları piyasaları etkiledi. Önümüzdeki dönemde bu gelişmelerin enflasyonun seyrini nasıl değiştireceği ise henüz belirgin değil.
Başta ABD Merkez Bankaları Sistemi (FED) ve Avrupa Merkez Bankası olmak üzere, küresel çapta enflasyonla mücadele eden merkez bankalarının yıl içinde atacağı adımlar bu süreçte yine yakından takip edilecek. Geçtiğimiz yıla kıyasla azalan siyasi ve jeopolitik gerilimlerin pozitif fiyatlamasının da piyasalar üzerinde etkili olacağı düşüncesindeyiz. ABD tarafında FED ve Donald Trump ilişkisi soru işaretleri barındırırken, olası bir gerginliğin piyasalara yansıması riski de bulunuyor. Çin ekonomisindeki gelişmelerin sanayi metalleri ve emtialar üzerinde etkili olacağı bir yıl bizleri bekliyor. Trump’ın açıkladığı tarifeler nedeniyle gerilen ABD ve Çin ilişkilerinin nasıl şekilleneceği yatırımcıların odak noktasında.
Ülkemizin en önemli ihracat pazarlarından başta Almanya olmak üzere, Euro Bölgesi ekonomisine yönelik endişeler sürerken; yıl içerisinde gelecek ekonomik verilerin, yurt içindeki ihracatçı şirketlerin performansı üzerinde de etkili olacağı kanaatindeyiz.
2025’te yurt içinde enflasyon ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararları en önemli gündem maddeleri arasında yer alacak. Aralık 2024’te faiz indirimlerine başlayan Merkez Bankası’nın yıl içinde atacağı adımlar ve enflasyonun yıl sonu hedefi olan yüzde 24 seviyesine yaklaşıp yaklaşmayacağı piyasaları etkileyecek. Döviz rezervlerinin artmaya, enflasyon ve cari açıktaki gerilemeye devam etmesi halinde, CDS’lerdeki (Kredi Risk Primi) geri çekilmeyle birlikte, yeniden ülke notunun artması gündeme gelebilir.
2024 yılında Borsa İstanbul’da nette 3 milyar dolar satış yapan yabancı yatırımcının, yeni yılla birlikte daha çok alım tarafında yer aldığını görüyoruz. Aynı şekilde tahvilde de yabancı ilgisi devam ediyor. Bu trendin sürmesi halinde, borsada da özellikle beklentisi yüksek ve iskontolu şirketlere ilginin artabileceğini öngörüyoruz.
Bu dönemde yatırımcıların ilgi alanlarını ve yatırımcılara tavsiyelerinizi aktarır mısınız?
Günümüzde yapay zeka başta olmak üzere teknoloji şirketlerine küresel ölçekte yoğun ilginin bir süre daha devam edeceğini öngörüyoruz. Yurt içinde faiz indirimi beklentileriyle önümüzdeki dönemde bankacılık, gayrimenkul, inşaat ve çimento sektörleri görece güçlü performans sergileyebilir. Buna ek olarak Suriye’nin yeniden yapılanma süreci ve Ukrayna-Rusya Savaşı’nın yakın zamanda sona erme ihtimali, yine inşaat ve çimento şirketleri için pozitif yansıma oluşturabilir. Son dönemde yatırım fonlarında özellikle bankacılık, gayrimenkul, telekomünikasyon, perakende, ulaştırma, çimento, enerji, altyapı, nadir bulunan elementler ve teknoloji temalı fonlara olan ilginin artması da bu durumu destekliyor.
Deniz Portföy olarak sunduğunuz hizmetlerle ilgili bilgi verir misiniz?
2024, Deniz Portföy için büyüme ve başarılarla dolu geçti. 252 milyar TL ile en fazla nakit girişi sağlayan ve 348 milyar TL ile en çok büyüyen portföy yönetim şirketi olarak sektördeki liderliğimizi pekiştirdik. Yıl boyunca güçlü performansımızla 465 milyar TL varlık büyüklüğüne ulaşarak yüzde 300’lük büyüme oranı yakaladık. Yatırımcılarımızın ilgisi ve işkollarımızın desteğiyle büyümeye de devam ediyoruz. Mevcut durumda toplamda 110 adet yatırım fonumuzla 530 milyar TL varlık büyüklüğünü yönetiyoruz. 13 milyar TL büyüklüğündeki 15 adet emeklilik fonu ve 1 milyar TL bireysel portföy yönetimi ile de yatırımcılarımıza değer katmaya devam ediyoruz. Aynı zamanda, Para Piyasası Serbest Fonumuz da (DCB) yatırımcılarımızın güçlü ilgisiyle 120 milyar TL’yi aşarak önemli bir büyüklüğe ulaştı. Türkiye’nin en büyük döviz cinsi fonu Deniz Portföy Onikinci Serbest (Döviz) Fonu – DAS ile de yatırımcılara tasarruflarını USD cinsinden değerlendirme imkanı sunuyoruz.
Son dönemde yatırım getirilerinde yatırımcıların kazanç elde etmekte zorlandığı ifade ediliyor. Deniz Portföy olarak bu konudaki çalışmalarınızı aktarır mısınız?
Son dönemde en yoğun ilgi gören ve en fazla nakit girişi gerçekleşen fonlarımız, likit olarak adlandırabileceğimiz TL ve döviz cinsi nakit yönetimi sağlayan, gecelik mevduat üzeri getiri hedefiyle yönetilen fonlarımız. Bununla birlikte, faiz indirimleri ile birlikte öne çıkan borçlanma araçları türünde Deniz Portföy Borçlanma Araçları Fonumuz (DBB) yıl başından bu yana 7 Milyar TL’lik ek talep aldı. Buradan aldığımız güçle, uzun vadeli borçlanma araçları fonumuzu da kuruyoruz. Global ölçekte yatırımcılarımızın uzun vadeli yatırım tercihleri doğrultusunda Blok Zincir ve Fintech Teknolojileri Değişken Fonumuzu yeni bir tema olarak belirledik; Sermaye Piyasası Kurulu’ndan da (SPK) onayını aldık. Türkiye’nin bulunduğu bölgesel jeopolitik risklerin azalması ve Avrupa bölgesindeki ekonomi politikalarının daha belirgin hale gelmesiyle, ikinci çeyrek itibarıyla, hisse yoğun fonların iyi performans göstereceğini öngörüyoruz. Yatırımcıların para piyasası fonlarından borçlanma araçları ve hisse ağırlıklı fonlara geçiş sürecinde, portföyümüzde yer alan yüksek getiri potansiyeline sahip fonlara yönlendirme sağlıyoruz.
Önümüzdeki dönemde de, konjonktüre bağlı olarak yönettiğimiz fonlarımızı, araştırma ekibimiz ve fon yöneticilerimizle aylık olarak gözden geçirerek risk profiline uygun fon sepetleri oluşturup yatırımcılarımıza sunmaya devam edeceğiz.
Yabancı yatırımcıların Türkiye’deki piyasalara yaklaşımını aktarır mısınız?
Yabancı yatırımcılar Türkiye piyasalarına temkinli yaklaşmaya devam ediyor. Yılbaşından beri hisse senedi ve tahvillere yabancı girişi görülse de, özellikle hisse senedi piyasasının beklentileri karşılamadığını söyleyebiliriz. 2020 yılı başında yüzde 60 seviyesinde olan borsadaki yabancı takası, yaklaşık 3 yıldır yüzde 40 seviyesinde seyrediyor. Enflasyondaki düşüşün kalıcılığına ve uygulanan ekonomik ve mali politikaların sürekliliğine ikna olan yabancı yatırımcının Türkiye’ye olan ilgisinin artacağını öngörüyoruz.
Deniz Portföy olarak 2025 yılı hedeflerinizi aktarır mısınız?
2025 yılında bireysel ve kurumsal portföy yönetimine daha fazla odaklanarak sektördeki toplam pazar payımızı büyütmeyi hedefliyoruz. Dijital, blok zincir ve temettü ödeyen şirketler gibi yenilikçi temalara yatırım yapan fonlar kurarak farklı alternatifler sunacağız. Aynı zamanda, yatırım fonlarımızın bilinirliğini artırarak Deniz Portföy’ü Türkiye’nin en büyük portföy yönetim şirketlerinden biri haline getirmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
