Quick Finans Genel Müdürü Nihat Karadağ Quick Finans KOBİ’lerin ve esnafın yanında yer alıyor
Banka dışı finans sektörü büyümeye devam ediyor. Maher Holding bünyesinde, Türkiye’de bir Sigorta Grubu tarafından kurulmuş ilk yeni nesil finansman şirketi vizyonuyla kurulan Quick Finans; sigorta ve kredi ürünlerini bir arada sunan inovatif yaklaşımları, geniş yelpazedeki kredi türleri, stratejik marka iş birlikleri ve hızla ulaştığı satış ağı yaygınlığı ile kısa zamanda Sektörde önemli bir yer edindi. Güçlü bir mali yapıyla sektöre adım attıklarını belirten Quick Finans Genel Müdürü Nihat Karadağ, sorularımızı yanıtladı.
Sektörünüzün içerisinde bulunduğu durum ve gelişimi ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Ülkemizin 30 yıl önce kurulan ilk Finansman Şirketinin kurucu ekibin içerisinde Ben de yer aldım. Türkiye’de ilk defa banka şubesi dışında, satış noktasında ve satış anında kredi kullandırılması kavramını, süreç ve teknolojilerini geliştirmek suretiyle dijital bir devrimi başlatan finansman şirketleri, kuruluştan bu yana 3 farklı versiyonda gelişim sağlayarak, önce tüketici, sonra ticari ve konut finansmanı aşamalarını tamamladı. Quick Finans ta, Benim tabirimle sigorta ve kredi ürünleri bir arada bütünleşik olarak sunulduğu Finansman 4.0 aşamasını gerçekleştirmiş oldu.
Yaygın satış noktalarında ve satış anında ticareti finanse eden Finansman Şirketlerinin bir diğer misyonu da, finansın geniş kesimlere yaygınlaştırılması, yani, “Finansal Kapsayıcılık” ve “Finansal Araç Çeşitliliği” hedeflerine katkıda bulunmaktır.
Aynı zamanda, ülkelerin gelişmişlik ölçüsü olarak kullanılan diğer bir kavram da; Banka Dışı Finans sisteminin büyüklüğüdür. Ancak; Avrupa’da Banka Dışı Finans Kurumlarının sektör payı % 41 iken, Ülkemizde bu oran %6’yı aşmamaktadır. Buradan da Finansman şirketlerinin, Ülke gelişmişlik düzeyinin yükseltilmesinde çok önemli bir misyona sahip oldukları görülmektedir.
Bu kapsamda Finansman Şirketleri Sektörünün son 3 yıllık gelişimini incelediğimizde:
2025 yılı Ocak ayı itibariyle, taşıt kredileri toplam kredi alacaklarının %6,8’ini oluşturmaktadır. Toplam kredi hacmi geçen yıl aynı döneme göre %47,8 artarken Taşıt kredilerinde artış %36,2 olarak gerçekleşmiştir. Toplam taşıt kredileri içinde finansman şirketlerinin payı %33,2’dir. Burada öne çıkan veri, finansman şirketlerinin verdiği taşıt kredileri geçen yıl aynı döneme göre %52,3 artarken bankaların verdiği taşıt kredilerinin hacmi yıllık olarak %26,9 oranında gerilemiştir.
Quick Finans’ın finansman şirketlerinin finansman alacakları içindeki pazar payı 2024 yılında bir önceki yıla göre katlanarak %2,4 seviyesine yükselmiştir.
Bu dönemde faizler çok yüksek ve bu durum piyasaya nasıl yansıyor?
Ekonomi yönetimi; iç talepte daralmanın sağlanması amacıyla, finansal sıkılaştırmaya yönelik etkin politika faizleri ve kredi büyümesinin sıkılaştırılmasına yönelik makro ihtiyati tedbirler politikalarını uygulamaktadır.
Bu nedenle, 2024 yılı kredi hacmindeki gelişmelerini değerlendirdiğimizde, bu kapsamında; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 2023 yılı Mart ayında %8,5 olan politika faiz oranını kademeli artışlarla Mart 2024’te %50 seviyesine yükseltmiş, talep koşullarının enflasyondaki düşüşü destekleyici seviyelere gelmesi neticesinde, Aralık 2024 ve Ocak 2025 ayında 250’şer baz puan faiz düşüşü ile %45 seviyesine indirmiştir.
Diğer taraftan, Banka Kredilerde azami %2 aylık büyüme oranı, Taşıt Kredilerinde ise taşıt değerine göre çok kısıtlı kredilendirme oranları uygulanmakta, 2 milyon TL’nın üzerindeki araçlarda ise kredi kullanma imkânı bulunmamaktadır. Benzeri kısıtlı limitler Konut Kredilerinde de uygulanmaktadır.
Ancak, TCMB Politika Faizlerinde 50 baz puanlık düşüş yapılmasına karşın, makro ihtiyati tedbirler kapsamında yukarıda belirtilen kısıtlamalar, 4 Ocak 2025 tarihinde YP ticari krediler için aylık büyüme sınırı yüzde 1’e indirilirken TL ticari kredilerde yüzde 1,5, KOBİ kredileri için yüzde 2,5 aylık büyüme oranı olacak şekilde farklılaştırılmıştır.
Alınan bu kararların piyasaya yansımasını değerlendirdiğimizde, 2024 yılında en düşük kredi büyümesinin Taşıt Kredilerinde gerçekleştiği, Bireysel Taşıt Kredilerinde ise %14, reel olarak ise %45,87 küçülme gerçekleştiği görülmektedir. Bireysel taşıt kredilerinin payı ilk defa %18,8 seviyelerine düşmüştür.
En yüksek büyüme ise %52 ile Kredi Kartları ve %58 ile oto dışında kalan Taksitli Ticari Kredilerde gerçekleşmiştir.
Böyle bir ortamda Quick Finans, kullandırılan krediler için ihtiyaç duyduğu fon kaynaklarına nasıl ulaşıyor?
Quick Finans, 31 Aralık 2024 itibariyle 787 milyon TL’ ödenmiş sermayeye sahip olup, Sektör sıralamasında ilk 3’te yer almaktadır. Özkaynakları da geçen yıla göre, karlılığının etkisiyle 1.3 kat artarak 1.2 milyar TL seviyesine, Aktif toplamı da geçen yıla göre 2.6 kat artarak 5 milyar TL’na ulaşmıştır. Aynı zamanda, İstanbul Uluslararası Derecelendirme Hizmetleri A.Ş., 2 Nisan 2024 tarihinde Şirketimizin uzun vadeli ulusal kredi derecelendirme notunu “TR BBB+”, kısa vadeli ulusal kredi derecelendirme notunu “TR A2” olarak teyit etmiş ve “Durağan” olan görünümünü “Pozitif” olarak revize etmiştir.
Tüm bu güçlü Özkaynak ve mali tablolarımız, Sektörün 3 katı oranındaki yüksek büyüme hızımız, yatırım yapılabilir seviyedeki derecelendirme notumuz yanında, içerisinde yer aldığımız Maher Holding ve Quick Sigorta Grubunun güçlü ve likit mali bünyesine sahip olması Quick Finans’ın finansal piyasalardan kaynak sağlama yetenek ve kapasitesini hızla yükseltmiş; bankalar, Takasbank Para Piyasası imkanları ve SPK’dan alınan onayla bugüne kadar yurt içinde nitelikli yatırımcılara yönelik 2.9 milyar TL tutarında tahvil ihracı gerçekleştirerek ihtiyacı olan fonları sağlamıştır.
Sağladığımız bu fon kaynaklarımızı öncelikle ekonomimizin can damarı olan esnaf ve KOBİ’lerimizin finansman ihtiyaçlarında kullanmaktayız. Kullandırdığımız kredilerin %90’ı KOBİ ve esnaf kullandırdığımız kredilerden oluşmaktadır.
Tüketiciler açısından baktığımızda bankalar ile finansman şirketlerinin kredi faizleri arasında çok büyük fark var mı?
Genellikle çok büyük bir farklılık bulunmuyor, ancak finansman şirketleri bankalara göre kredi nevilerine göre küçük bir oranda yüksek olabiliyoruz, çünkü Bankaların çeşitli finansal piyasalara ulaşma, mevduat kaynağını kullanma ve yüksek ürün ve enstrüman çeşitliliği avantajları dolayısıyla maliyetleri daha düşük olabiliyor. Ancak, Bankalar çok geniş çeşitlilikteki ürün ve faaliyet ve hacimleri içerisinde satış noktalarındaki kredi kullandırımı çok küçük bir yer tutmaktadır. Buna karşılık Finansman Şirketlerinin tek işi ise satış noktalarında, ticaretin finansmanı amacıyla kredi kullandırmaktır. Yani burada Finansman Şirketlerinin;
- Satış noktasında ve satış anında kredilendirme teknoloji ve süreçlerinde UZMANLAŞMA,
- Satıcı bayi ağı ve müşteri ihtiyaçlarını karşılamaya ODAKLANMA ile butik ve özel bir hizmet sunma yetenekleri,
- Uzaktan erişim ve kredi süreçlerinde sağladıkları SÜRAT,
Yetenekleri ön plana çıkmakta, müşteri memnuniyeti, ticaretin finansmanındaki hızı karşılama kapasiteleri küçük faiz farklarını önemsiz hale getirmektedir.
Kredilerde riskler de çok önemlidir. Bu noktada takipteki kredi miktarları yüksek mi?
Sektörde genel olarak kredi takip oranı ortalama %3-4’ler seviyesindedir. Ancak, takip oranları 2024 yılında yükseliş eğilimine girmiştir. 2024 yılında, Borcunu ödememiş Gerçek Kişi sayısı Bireysel Kredilerde %33,1, Bireysel Kredi Kartlarında ise %61,1 oranında artmıştır. Ayrıca, takip oranları değerlendirirken, 2024 yılındaki alacak satışlarındaki önemli bir gelişmeyi de dikkate almak gerekmektedir. Bankalar ve Finansman Şirketlerinin takipteki alacaklarının Varlık Yönetim Şirketlerine devredilen tutarı 2023 yılında 9.4 milyar TL iken %70.2 artışla 16 milyar TL seviyesine ulaşmıştır.
Quick Finans’ın kuruluşu çok eski değil ama sektörde önemli bir pazar hakimiyeti yakaladı.
Türkiye’de ilk defa bir Sigorta Grubu tarafından kurulan finansman şirketi vizyonu ile her ikisi de finansal araç olan sigorta ve kredi ürünlerini bir arada, bütünleşik ürünler olarak sunma iddiasıyla yola çıkarken, Ülkemizin temel makro ekonomik hedefleri arasında olan ve 2022-2025 Fintek Milli Strateji Belgesi, Cumhurbaşkanlığı Programları ve finans sektörü düzenleyici kurumlarının mevzuatlarında önemle yer alan “Finansal Kapsayıcılık” ve “Finansal Araç Çeşitliliği” hedeflerini de stratejilerimizin kapsamına aldık.
Quick Finans, faaliyetteki 2 tam yılı içerisinde geliştirdiği stratejik marka iş birlikleri, distribütörleri ve bayi satış ağı ile Ülke sathında geniş bir kapsayıcılığa ve istikrarlı finansman olanaklarına ulaştı. Sigorta Grubumuzun finansal sigortalardaki öncü kimliği ve liderliğinin verdiği güç ile, finansal teknolojiler yaklaşımında gömülü finans ürünü olan ‘Poliçe Prim Kredisi’ni geliştirerek Türkiye’de ilk defa uygulamaya aldık. Bu şekilde, yenilikçi bir anlayışla müşteriye fayda sağlayacak, finansal kapsayıcılığı yüksek bir ürün geliştirmiş olduk. Henüz ilk yılımızda Smart-i Awards’ta En İnovatif Ürün kategorisinde Altın Ödülü kazanan bu ürünümüz bize cesaret verdi.
Hemen ardından, Grubumuzun Türkiye’de bir başka ilk olarak gerçekleştirdiği Quick Ekosistemi’nin finans dinamosu olarak, Quick Sigorta ve Corpus Sigorta’nın 7.515 acentesine aynı anda hazır kredi limitleri oluşturarak kullanımlarına sunduk. Bu şekilde hem finansmana ulaşımın zorlaştığı bir dönemde Quick Ekosisteminin önemli paydaşları olan aracılarımıza finansal ihtiyaçları için taze kaynak yarattık hem de finansmanın tabana yayılması ve finansal ürün çeşitliliğinin stratejilerimizin somut bir örneğini sunmuş olduk.
Acentelerimiz, Otomotiv’den elektroniğe, ofis mobilyası ve yenilemeden beyaz eşyaya kadar birçok sektördeki ihtiyaçlarına Hazır Kredi ürünümüz sayesinde tamamen dijital ortamda, hızlı ve kolay şekilde ulaşabiliyorlar. Aralık ayında, PSM Dergisi tarafından düzenlenen Mastercard PSM Awards 2024’te Acentelere Özel Hazır Kredi ürünüyle Ekosistem Geliştiren İşbirlikleri kategorisinde Bronz ödülün sahibi olduk.
Ticari veya KOBİ’lere sağladığınız avantajlar var mı?
Tabii ki KOBİ’lerimiz Bizim her zaman önceliğimiz oluyor ve odağımızda yer alarak önemli avantajlar sağlıyoruz. Finansal piyasalardan elde ettiğimiz fon kaynaklarımızı öncelikle ekonomimizin can damarı olan esnaf ve KOBİ’lerimizin finansman ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanmaktayız. Kullandırdığımız kredilerin %90’ı KOBİ ve esnaf kesimindeki müşterilerimize aittir. Otomobilden makine teçhizat alımlarına, tedarik ve stok finansmanına, ofis mobilya ve elektronik ürün ihtiyaçlarına, franchise finansmanından mesleki yazılımlara kadar çok geniş yelpazede ticari kredi ürünlerimizle onların yanında olmaya devam edeceğiz.
2025 yılıyla ilgili beklentilerinizi aktarır mısınız?
Türkiye’de, enflasyonun düşüş yönündeki ana eğiliminde bir değişiklik olmadığı ve 2025 yılında da düşüş sürecinin devam edeceği beklenmektedir. Türk Lirasının, güçlenen döviz rezervleri, enflasyon beklentilerinin gerilemesi ve sıkı para politikasının korunacak olması gibi etkenlerle reel olarak değerlenmeye devam etmesi, TCMB politika faizi indirim sürecinin devamı ile piyasalarda yılın 2. yarısında sağlanacak olumlu gelişmelerin kredi piyasalarına da yansıyacağı beklenmekteyiz.
2024 yılında İç ve dış piyasalarda görülen dalgalanmalara rağmen Quick Finans, müşterilerine ve hedef sektörlere istikrarlı finansman ilkesiyle finansal çözümler sunmayı kesintisiz bir şekilde sürdürdü. Geçen yıl Finansman Şirketleri Sektörü %52 seviyesinde büyürken biz %158 seviyesinde, yani Sektörün 3 katı oranında büyümeye ulaştık. Bu yıl da aynı büyüme ivmesini sürdürecek projelerimizi aşama aşama gerçekleştirmeye devam edeceğiz.
Pazara giriş stratejilerimizin ilk ayağı olan otomotiv sektöründe kısa sürede ulaştığımız güçlü konumumuzu, yine ikinci etap stratejilerimiz içerisinde yer alan geniş yelpazedeki tüm sektörlere hizmet eden, tedarik finansmanı, stok finansmanı, makine teçhizat, perakende, tarım, dijital Pazar yerleri gibi alanlarda geliştireceğimiz her biri için farklı finansal çözümlerimiz ve özellikle sigorta ve kredi ürünlerini bir arada bütünleşik olarak sunacak yeni ürünlerimiz, geçtiğimiz iki yılda ödül aldığımız Poliçe Prim Kredisi ve Acente Hazır Kredi Limiti projelerinin rakamsal boyuttaki büyük sonuçlarına ulaşmayı hedefliyoruz.
Kuruluş ve gelişim dönemini tamamlayarak, olgunlaşma dönemine ulaşan Quick Finans, Maher Grubu içerisinde oluşturulan Quick Finansal Ekosistemi’nin geliştirilmesinde finans dinamosu olarak yer alacak ve stratejik bir konumunu daha da geliştirecektir.
Ayrıca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan bu yıl faaliyet iznini alan Grubumuzun elektronik para ve dijital cüzdan şirketi Qpay ile geliştirilecek işbirlikleri ve projelerle; kredilendirme yelpazemizin genişletilerek, yeni yaygın hedef kitlelere ve pazarları ulaşılması, kredilendirme süreçlerimizin dijital yeteneklerinin yükseltilerek müşterilerimize çok daha hızlı ve daha geniş bir ürün çeşitliliği ile cevap verilmesi, satıcı ağımız ve Pazar yerlerinde etkin bir şekilde yer alarak güçlü dijital finans fonksiyonlarına ulaşmayı hedeflemekteyiz.
Diğer yandan, Ülkemizin lokomotif sektörlerinden olan konut sektöründe de faaliyetlerimiz olacak. Quick Finans, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu çerçevesinde konut finansmanı faaliyeti lisansına da sahip az sayıdaki finansman şirketlerinden biridir.
Özellikle Kahramanmaraş ‘ta yaşanan deprem sonrası, konut sigorta ürünlerinin daha önem kazanması ve sigorta şirketlerinin deprem riskinin yönetilmesinde daha etkin rol almaları gerektiği ortaya çıkmıştır. Bu çerçevede, Grubumuz, deprem kuşağında yer alan Ülkemizde, başta İstanbul olmak üzere birçok şehrimizde bina tamamlama sigortalı kentsel dönüşüm projelerine destek olmakta öncü rol oynamaktadır. Bu kapsamda Quick Sigorta kentsel dönüşümün ve deprem sorununun çözüm anahtarı olarak sektörde bina tamamlama sigortasının öncü ve liderliğini yapmakta, belediyelerle iş birliği projeleri ile kentsel dönüşüme destek olmaktadır. Quick Finans ta, 2025 yılında, Grubumuzun hayata geçireceği bina tamamlama sigortalı kentsel dönüşüm ve maketten satış konut projelerinde konut finansmanı çözümleri ile yer alacaktır.
