Karmod Konteyner Genel Müdürü Ensar Çankaya: Depremde büyük bir mücadeleyle birliktelik bağlarımızı güçlendirdik

Altı kıta 134 ülkeye ürünlerini ulaştırmayı başaran Karmod, sektörün öncü kuruluşlarından biri olarak ülkemizi farklı coğrafyalarda temsil ediyor. Yaşanan deprem süreci ve insanların daha güvenli yaşam alanlarına olan talebi ile ilgili görüşlerini aldığımız Karmod Konteyner Genel Müdürü Ensar Çankaya, sorularımızı yanıtladı. 

Zorlu bir dönemden geçiyoruz, belirsizliklerle dolu bir dönemde üretim yapmanın zorlukları ile ilgili bir değerlendirme alabilir miyiz?

Ortadoğu’da devam eden savaşın bizim ekonomimize de etkisinin olduğu bir gerçek. Globalleşen dünyada artık hiçbir şey birbirinden bağımsız gelişmiyor. Petrol başta olmak üzere petro-kimya ürünlerine yansıyan hammadde artışları bizim üretim maliyetlerimizi de etkileyecek özellikte. Pozitif bir bakış açısıyla savaşın oluşturduğu krizinin yakın zamanda sonlanmasını arzulamak doğru bir yaklaşım olabilir. Umarım tüm dünya ülkelerini ekonomik anlamda etkisine alan savaş durumu yakın zamanda ortadan kalkar. Son dönemde tüm sektörlerde olduğu gibi bizim sektörümüzde de bir rekabet ortamı bulunuyor. Burada dikkat çekmek istediğim husus ürün fiyat dengesine kalite bazlı bir yaklaşımla bakılmalı. Rekabet koşullarında müşterinin kaliteyi algılamasını perdeleyici noktalarında aynı ürünlerde bulunabildiğini vurgulamak isterim. Kaliteli ürün her zaman fiyat dengesini yakalar. Burada dikkat çekmek istediğim husus, fiyat düşerken kalitenin de aynı oranda düşmesi noktasıdır.

Bu noktada müşteri kaliteyi ön plana çıkaracak bir tercihte bulunamaz mı?

%10-15 bandında bu söz konusu olabilir ancak fiyat daha aşağılara düştüğü zaman tercihler fiyat düşüşü oranında değişiyor. Tam bu noktada vurguladığım marjlar haricinde çok fazla fiyatın aşağı esnediği durumlarda müşterilerimize satın alma kararlarında çok daha dikkatli olmalarını tavsiye ederim. Bu nokta da Karmod’un en önemli avantajı yatırımlarını kendi öz sermayesi ile yapmış olmasıdır. Şirket olarak finansal olarak rahat olmamız bize önemli bir hareket alanı sağlıyor. Diğer taraftan uluslararası etkinliğimiz de bizi rahatlatıyor.

Ülkemiz büyük bir deprem yaşadı ve bu ortamda sizin ürünlerinize talebin arttığı fikri var. Bu süreç size olumlu yansımadı mı?

Aslında deprem bize millet olarak  bazı şeyleri tekrar hatırlattı. Depremde büyük bir mücadeleyle birliktelik bağlarımızı güçlendirdik. Biz sektör olarak özellikle ilk dört ay deprem bölgesindeki acil ihtiyaçların karşılanması için büyük bir çaba ortaya koyduk. Konteyner kentler, kalıcı çelik sistem deprem köy evleri, prefabrik ticari alan üretimlerimiz 24 saat esasıyla devam etti. Saha ekiplerimiz de bu süreçte  bölgede kurulumları kesintisiz sürdürdüler.

Sektör açısından üretimlerimiz deprem bölgesine yoğunlaştığından yurt içindeki diğer bölgeler ve yurt dışı projelerimiz doğal olarak ertelendi. Zaten yurt dışı için ilk aylarda devletimiz ihracat yasağı da getirmişti. O dönemde yurt dışı müşterilerimizde zorunluluk kaynaklı bir talep karşılama sorunu yaşadık. O dönem için yurt dışı müşterilerimize deprem nedeniyle onlar için üretim gerçekleştiremeyeceğimizi belirttik. Bu süreçte iletişimi hep sıcak tutmaya çalıştık. O dönemde müşterilerde bir takım farklı ülkelere kaymalar oldu. Bir kaç ay sonra süreç normale döndüğünde tekrar taleplerini karşılayabileceğimiz yönünde iletişim kurduk. Yurt dışı ihracatımızda tekrar aynı ivmeyi yakalamamız zaman aldı ancak şu an normal seyirde devam ediyoruz. Bu yılla birlikte 2027 yılında ihracatımız açısından pozitif yönde bir ilerlemenin olacağı kanaatindeyim.

Bu süreçten alınan derslerle yurtdışında üretim seçeneğini değerlendiriyor musunuz?

Belki deprem döneminde yurt dışına ihracat yapamamamız nedeniyle kısa süreli geçici bir sorun yaşadık. Ancak bu bizim üretim politikamızı değiştirmedi. Firma yönetimimizin yatırımlarını Türkiye’de gerçekleştirme yönünde ilkesel bir duruşu var. Bu ülkede üretip insanımıza istihdam sağlamak için çabalıyoruz. Bu değeri ‘daha çok kazanma’ olgusu için değiştirmek istemiyoruz. Dünyanın dört bir yanında şirketlerimiz satış organizasyonumuz var ancak üretimi ülkemizde devam ettirmek istiyoruz. Sadece ABD pazarı için konunun farklı değerlendirileceği kanaatindeyim. ABD pazarını arzuluyoruz. Orada olmak istediğimizde yaptığımız analizler bize ABD’de üretim yaparak pazarda yerimizi alabileceğimizi işaret ediyor. Bakalım süreç neyi gösterecek.

Yurtdışında ilginç yerlerde varsınız. Mesela Grönland, oldukça zorlu bir coğrafya, biraz bahsetmek ister misiniz?

Grönland’da bir altın madeni için konteyner talebi bizi de şaşırttı. Talebi değerlendirdik ve orada monte edilecek şekilde maden sahası için gerekli konteynerleri ulaştırdık. Bizim için de onur verici bir proje oldu. Bizim için çok karlı değil ama PR’ı yüksek bir iş oldu.

Firmanızı bir yandan bir okul, diğer yandan otel ya da bir konut projesinde görüyoruz. Ürünlerinizin kullanım alanları çok geniş diyebilir miyiz? 

Bahsettiğiniz gibi dünyanın dört bir yanında farklı projelere imza atıyoruz. Otel, okul, hastane, ofis, şantiyede çalışanların yaşam alanları gibi birçok alanda hizmet veriyoruz. Şu anda Cibuti’de dört katlı bir okul inşa ediyoruz. 30 bin metrekarelik büyük bir proje. Betonarme bir yapıya göre hem daha dayanıklı hem de daha hızlı hayata geçirilebildiğimiz için tercih ediliyoruz.

Ürünleriniz aynı zamanda tekrar farklı yerlerde değerlendirilen sonrasında da dönüştürülebilen ürünler olması da önemli diyebilir miyiz?

Çok önemli, alınan ürün ile bir şantiye kurulmuşsa, bunlar firmanın iş yaptığı farklı bir projeye de rahatlıkla taşınabiliyor ya da ikinci el satmak istediğinizde rahatlıkla satabiliyorsunuz. İkinci el kiralayanlar bile var. Değerli bir ürün. Yapılarımızda kullandığımız malzemelerin sürdürülebilirlik açısından dönüştürülerek tekrar kullanma oranı oldukça yüksek.

Madencilik sektörü sizin için önemli bir alan olduğunu söyleyebilir miyiz?

Doğru, yaşam alanının dışında bir şantiye kurulumu olması ve bizim ürünlerimizin çabucak kurulabiliyor olması madencilik sektöründe tercih ediliyor olmamızı sağlıyor. Çalışanlara rahat bir ortamda yaşam alanı oluşturmak önemlidir.

Karmod olarak kendi projelerinizi yapma planlarınız var mı?

Müteahhit olmak gibi bir düşüncemiz yok. Bize proje geldiğinde uygulayıcısı olarak yer almak isteriz. Diğer alan farklı bir bilgi birikimini gerektirmektedir. Biz bir konut projesini hayata geçirebiliriz ancak onun müşteri ile buluşması oldukça farklı bir konu, biz kendi işimize üretime odaklanmak istiyoruz. Buranın zorlukları bize yetiyor.