Sağlık Turizminde Yapısal Dönüşüm ve Dijitalleşme
Türkiye, güçlü şehir hastaneleri altyapısı, nitelikli sağlık profesyonelleri ve gelişmiş tıp teknolojileriyle küresel sağlık turizminin en önemli aktörlerinden biri konumunda yer alıyor. Sağlık sektörünün uluslararası standartlara kavuşması, denetim mekanizmalarının işletilmesi ve dijital dönüşüm süreçlerinin yönetilmesinde ise T.C. Sağlık Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu olan USHAŞ (Uluslararası Sağlık Hizmetleri A.Ş.) stratejik bir rol üstleniyor. Sektörün “rakamla büyüyen” bir yapıdan “standartla büyüyen” bir modele geçiş sürecini, hayata geçirilen yasal düzenlemeleri ve teknolojik hamleleri USHAŞ Genel Müdürü Av. Serdar Şenol ile konuştuk.
Türkiye bugün küresel sağlık turizminde çok güçlü bir konumda. Ülkemizi sadece bir “tedavi destinasyonu” olmaktan çıkarıp küresel bir “bilim ve sağlık üssü” haline getiren temel yapısal dönüşüm nedir?
Gururla ifade etmeliyim ki Türkiye; bugün dünyanın en gelişmiş ve sürdürülebilir sağlık altyapılarından birine sahip konumdadır. Şehir hastanelerimiz, yüksek teknolojik donanımları ve geniş kapasiteleriyle yalnızca tedavi sunan merkezler olmanın ötesine geçerek; tıp dünyasındaki yeniliklerin Ar-Ge süreçleriyle harmanlandığı küresel birer bilim ve sağlık üssü olma misyonunu üstlenmiştir. Nitelikli sağlık profesyonellerimizin yönetimindeki bu merkezler, en karmaşık vakaların ve en zorlu hastalıkların en üst düzey konforla çözüme kavuşturulduğu vizyoner birer kompleks olarak vatandaşlarımıza hizmet vermektedir.
Türkiye’nin sağlık sistemindeki küresel liderliğini taçlandıran en stratejik hamlelerden bir diğeri de yüksek teknoloji gerektiren tıbbi cihaz ve yenilikçi tedavi süreçlerinde ulaşılan üretim kapasitesidir. Sağlık altyapımız, küresel biyoteknoloji firmaları için sadece bir pazar olmak yerine, uluslararası standartlarda üretim ve AR-GE yapan bağımsız bir yapıya evrilmiştir. Hastanelerimizde bugün, en meşakkatli cerrahi müdahalelerde kullanılan kalp-akciğer makinelerinden yapay zekâ destekli görüntüleme sistemlerine ve moleküler düzeydeki akıllı hücresel tedavi protokollerine kadar uzanan geniş bir yelpazede başarıyla hizmet sunulmaktadır.
Türkiye’nin uluslararası alandaki rekabet gücünü rakamlarla ve stratejik konumla nasıl özetlersiniz?
Ülkemiz Avrupa’ya kıyasla yüzde 40-70 arasında değişen maliyet avantajı, 1.500’ün üzerinde sağlık kuruluşu ve uluslararası akreditasyonlu geniş bir hastane ağı ile Avrupa-Orta Doğu-Orta Asya kesişiminde stratejik bir konumda yer almaktadır.
180 ülkeden hasta kabul eden Türkiye, onkoloji, robotik cerrahi ve organ nakli gibi yüksek katma değerli alanlarda sağlık hizmetlerini başarıyla sürdürmektedir.
Ülkemiz bu yönüyle, yalnızca maliyet avantajıyla değil; gelişmiş sağlık alt yapısı, yüksek teknolojili tıbbi cihazları, alanında uzman hekimleri ve sağlık personeliyle öne çıkmaktadır.
USHAŞ Türkiye’nin sağlık turizmi alanındaki büyümesini artık hasta ve gelir rakamlarından ziyade; sahanın regüle edilme düzeyi, hizmet kalitesinin denetlenebilirliği ve hastanın sigorta güvencesiyle bütünleşik biçimde koruma altına alınmasıyla birlikte değerlendirmektedir.
USHAŞ olarak artık başarıyı sadece “hasta sayısı” veya “gelir” ile ölçmediğinizi belirtiyorsunuz. Yeni dönemde başarı kriterleriniz nelerdir?
USHAŞ olarak ülkemizin sağlık turizmindeki küresel konumunu daha da güçlendirme hedefimiz doğrultusunda uluslararası sigorta kuruluşlarıyla iş birliği modelleri geliştirilmesi, yurt dışındaki Türk sağlık kuruluşlarının ve akademik ortaklıkların (HT Institute, HT Hospital) genişletilmesi gibi konularda çalışmalar kararlılıkla sürdürülmektedir.
Sağlık Bakanlığı’nın yürürlüğe koyduğu yeni düzenleyici çerçeve ve USHAŞ’ın koordinasyonunda yürütülen dijital dönüşüm çalışmaları, biraz önce de ifade ettiğim gibi sektörü “rakamla büyüyen” bir yapıdan “standart ve güvenle büyüyen” bir yapıya taşımayı hedeflemektedir.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyoner liderliği ve Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun öncülüğünde yürütülen; sağlıkta erişilebilirliği, niteliği ve uluslararası rekabet gücünü bir arada hedefleyen “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” vizyonu, sağlık turizmi alanında da somut bir karşılık bulmaktadır. Bu vizyonun sağlık turizmine yansıyan boyutu; Türkiye’yi yalnızca uygun maliyetli bir tedavi destinasyonu olmaktan çıkarıp, denetlenebilir kalite standartları ve güvence mekanizmalarıyla öne çıkan bir küresel sağlık merkezi hâline getirmektir. USHAŞ bu hedef doğrultusunda hem yetkilendirme ve denetim işlevini hem de uluslararası tanıtım ve markalaşma işlevini tek çatı altında yürütmektedir.
Sektörde kalite standartlarının artırılması amacıyla hangi denetim faaliyetlerini yürütüyorsunuz? Bu dönemde hastaneler, tıp merkezleri ve aracı kuruluşlar gibi sektördeki aktörleri tam olarak ne tür kriterler bekliyor?
26 Nisan 2025 tarihinde yürürlüğe giren Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik, sektörün yetkilendirme yapısını netliğe kavuşturmuştur. Sağlık kuruluşlarının yetki belgesini Sağlık Bakanlığı verirken, aracı kuruluşların yetki belgesi USHAŞ tarafından düzenlenmektedir. Hastane, tıp merkezi, laboratuvar ve diyaliz merkezlerinin Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü (TÜSKA) tarafından akredite edilmesi zorunlu tutulmuş; mevcut kuruluşlara bu belgeyi almaları için 31 Aralık 2026 tarihine kadar süre tanınmıştır.
Bu düzenleme ile birlikte, sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren her kuruluşun kayıt altında, denetlenebilir ve yaptırıma tabi olması hedeflenmektedir. USHAŞ, yetkili kuruluşları yılda en az bir kez performans kriterleriyle denetlemekte; yetersizlik durumunda yetki belgesini askıya almakta veya iptal etmektedir.
Denetim faaliyetleri yalnızca yetkili kuruluşlarla sınırlı değildir. Yetkisiz veya ruhsatsız faaliyet gösteren yapılara yönelik de idari para cezaları, 2026 yılı itibarıyla brüt hizmet gelirinin belirli bir oranı üzerinden hesaplanmakta ve gerekli hâllerde Cumhuriyet başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunulmaktadır. USHAŞ, bu alandaki caydırıcılığı artırmak amacıyla mükerrer ihlallerde daha hızlı işleyen bir yaptırım modeli ile aracı kuruluşların dijital olarak izlenebildiği bir denetim altyapısını hayata geçirme çalışmalarını sürdürmektedir. Amacımız; sektörde faaliyet gösteren her aktörün, hastanın güvenliğini ve hizmet kalitesini aynı sorumlulukla üstlenmesini sağlamaktır.
Sektörde “rakamla büyüyen” yapıdan “standart ve güvenle büyüyen” bir yapıya geçiş hedeflenirken, teknolojik entegrasyon da büyük önem kazanıyor. Bu kapsamda, USHAŞ’ın koordinasyonunda yürütülen dijital dönüşüm çalışmaları ve yeni altyapı hazırlıkları şu an ne aşamadadır; özellikle yabancı hastaların Türkiye’deki süreçlerini şekillendirecek ne tür somut adımlar planlanıyor?
USHAŞ’ın yürüttüğü dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında, her yabancı hastaya özgü tekil bir dijital kimlik (HT-ID) altyapısı geliştirilmektedir. Bu kimlik; hastane bilgi yönetim sistemleri (HBYS), e-Nabız ve ödeme altyapılarıyla entegre çalışacak, hastanın kayıt, tedavi, ödeme ve tedavi sonrası takip süreçlerini tek bir dijital hat üzerinde birleştirecektir. Sürecin ana merkezini oluşturan www.healthturkiye.gov.tr portalı ve bu portalla entegre çalışacak olan My HealthTürkiye uygulaması ile hastalar; tedavi geçmişlerine, sigorta poliçelerine ve randevu bilgilerine tek bir ekrandan erişebilecek, olası bir komplikasyon durumunda bildirimlerini doğrudan bu uygulama üzerinden iletebilecektir.
Temmuz 2026’da yayımlanan Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği ile oteller, termal tesisler ve yaşlı/engelli bakım merkezleri için “Esenlik Merkezleri” açma dönemi başladı. Bu yeni yasal zemin, turizm tesislerimizin sadece birer konaklama alanı olmaktan çıkıp küresel ölçekte akredite birer “wellness ve longevity” (sağlıklı yaş alma) destinasyonuna dönüşmesini nasıl hızlandıracak?
Esenlik Yönetmeliği, Türkiye’nin küresel sağlık ve turizm pazarındaki konumunu kökten değiştirecek tarihi bir eşiktir. Wellness, longevity (sağlıklı yaş alma) ve esenlik pazarı, dünyada hızla büyüyen ve yaklaşık 6,8 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşan bir alandır.
Sağlık Bakanlığımızın bu hamlesiyle birlikte, her şeyden önce bu alanı yasal ve tıbbi güvence altına alıyoruz. Otellerimiz, termal tesislerimiz ve bakım merkezlerimiz artık sadece konaklama hizmeti sunan yerler olmayacak; bünyelerinde tam zamanlı hekim bulundurma zorunluluğu, acil müdahale odaları ve tıbbi altyapılarıyla dünyanın en güvenilir sağlıklı yaşam üsleri haline gelecekler. Hukuki altyapısını kurduğumuz bu yeni modeli, zaman içinde dünyadaki en başarılı ve vizyoner uygulamalarla tamamen entegre edecek; esenlik hizmetlerimizi dünya standartlarının da ötesine taşıyacağız.
Özetle bu yönetmelik, turizm tesislerimize küresel birer “sağlık ve uzun yaşam destinasyonu” kimliği kazandırarak, Bakanlığımızın uzun vadeli sağlık ihracatı hedeflerine ulaşmasına da katkı sağlayacaktır.
Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda Türkiye’nin sağlık diplomasisindeki hedefi nedir?
Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda temel hedefimiz; Türkiye’yi yalnızca sağlık hizmeti sunan bir ülke değil, sağlık politikaları üreten, bilgi ve teknoloji geliştiren, uluslararası iş birliklerini yönlendiren ve küresel sağlık diplomasisinin belirleyici aktörlerinden biri haline getirmektir.
Bu anlayış doğrultusunda USHAŞ; HealthTürkiye markasını dijital sağlık ekosisteminin küresel referans noktası haline getirirken, uluslararası hasta yolculuğunu uçtan uca yöneten, güvenli, şeffaf ve sürdürülebilir bir sağlık turizmi modeli inşa etmektedir. Sağlık hizmetlerinin uluslararası standartlarda sunulmasının yanı sıra; dijital altyapılar, veri yönetimi, kalite güvence sistemleri, uluslararası sigorta entegrasyonları ve sağlık diplomasisini destekleyen yenilikçi uygulamalarla Türkiye’nin küresel rekabet gücü sürekli artırılmaktadır.
Önümüzdeki dönemde USHAŞ; HealthTürkiye dijital dönüşüm programını daha da güçlendirerek HT Institute ve HT Hospitals projeleriyle uluslararası sağlık hizmet sunumunu kurumsal bir yapıya kavuşturmayı, ortak araştırma ve eğitim faaliyetlerini geliştirmeyi, sağlık sistemimizin bilgi birikimini dost ve kardeş ülkelere taşımayı hedeflemektedir. Bunun yanında başta Afrika, Orta Asya, Balkanlar, Körfez Bölgesi ve Türk Devletleri Teşkilatı coğrafyası olmak üzere stratejik bölgelerde sağlık diplomasisini derinleştirirken, yüksek katma değerli tıbbi cihaz ve ilaç üretiminde ihracat odaklı yatırımların geliştirilmesini destekleyerek Türkiye’nin sağlık endüstrisini küresel ölçekte daha rekabetçi bir konuma taşımayı amaçlamaktadır.
Nihai hedefimiz; Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonu kapsamında Türkiye’yi sağlık hizmeti, sağlık teknolojileri, dijital sağlık, sağlık turizmi, ilaç ve tıbbi cihaz üretimi ile sağlık diplomasisinde dünya standartlarının üzerinde değer üreten; yeni sağlık trendlerini belirleyen, uluslararası politika geliştiren ve kendi sağlık modelini dünyaya ihraç eden küresel bir lider ülke konumuna taşımaktır. Böylece Türkiye, yalnızca tedavi için tercih edilen bir destinasyon değil; aynı zamanda sağlık teknolojileri geliştiren, sağlık yatırımları gerçekleştiren, güvenin, kalitenin ve inovasyonun merkezi olarak uluslararası sağlık ekosistemine yön veren öncü ülkeler arasında yer alacaktır.
