Quick Hayat Sigorta Genel Müdür Vekili Volkan Terzioğlu: Konut ve araç edinimine yönelik, hayat sigortasıyla entegre çözümler geliştiriyoruz

Türkiye’de arzulanan seviyede olmasa da bireylerin tasarruf aracında önemli bir ihtiyacı karşılayan hayat sigortaları geleceğini arıyor. Bireylerin yaşam döngüsü boyunca karşılaşabilecekleri finansal ihtiyaçlara çözüm üretebilen en avantajlı sigortalar olduğuna vurgu yapan Quick Hayat Sigorta Genel Müdür Vekili Volkan Terzioğlu, sektördeki potansiyele vurgu yaptı.

Hayat sigortalarında Türkiye’nin geldiği noktayı aktarır mısınız?

Türkiye’de hayat sigortalarının bugünkü konumunu doğru değerlendirebilmek için, öncelikle 1980’li ve 1990’lı yılların yüksek enflasyonlu ekonomik ortamını hatırlamak gerekir. Bu dönemlerde, özellikle tasarrufa yönelik ürünlerde mevzuatın enflasyona hazırlıksız yakalanması, hayat sigortalarında ciddi bir itibar kaybına yol açmıştır.

Bu kaybı telafi etmek amacıyla düzenleyici kamu otoritesi 1998 yılında, hayat sigortası poliçelerinde yatırılan tutarların günlük olarak değerlendirilmesini zorunlu hale getirmiş; 2003 yılında ise Bireysel Emeklilik Sistemi’ni (BES) hayata geçirmiştir. Ancak 1998 düzenlemesi, hayat sigortalarındaki itibar kaybını tek başına telafi edememiş; BES’in devreye girmesiyle birlikte de hayat sigortaları tasarruf aracı olarak toplum nezdinde yaygın bir kullanım alanı bulamamıştır.

Bugün gelinen noktada, hayat sigortalarının büyük ölçüde bankalar aracılığıyla kredi bağlantılı satıldığını görüyoruz. Toplam prim üretiminde bankaların payı %70’in, toplam poliçe sayısındaki payı ise %90’ın üzerindedir. Bu durum, kredi bağlantılı hayat sigortalarının önemli bir ihtiyacı karşıladığını gösterse de, tasarrufa yönelik ürünlerde ciddi bir boşluk olduğunu ortaya koymaktadır.

Oysa hayat sigortaları, bireylerin yaşam döngüsü boyunca karşılaşabilecekleri finansal ihtiyaçlara çözüm üretebilecek en avantajlı tasarruf araçlarından biri olma potansiyeline sahiptir. Ne yazık ki bu potansiyel, bugüne kadar yeterince hayata geçirilememiştir.

Türkiye’de hayat sigortalarının banka kredilerinden bağımsız artması için önerilerinizi nelerdir?

Bu alanda aşamalı ve kararlı bir ilerleme gerektiğine inanıyorum. Öncelikle hayat sigortalarının geçmişten gelen itibar kaybının tamamen ortadan kaldırılmasına çok önemli görüyoruz. Bunun için sigorta şirketleri, acenteler ve brokerlar olarak tasarrufa yönelik hayat sigortası enstrümanlarını yeniden düşünmeli, geliştirmeli ve bu alana odaklanmalıyız.

Tasarruf eğilimi olan bir bireyin hayat sigortasını tercih edebilmesi için, bu ürünü diğer finansal araçlarla karşılaştırdığında kendisi için daha uygun olduğuna ikna olması gerekir. Burada üç ayaklı bir yapıdan söz edebiliriz:

Öncelikle birey, hayat sigortasının kendisine sunduğu faydayı net biçimde görmelidir. Ödeyeceği prim tutarı, vade süresi, dönem sonunda elde edeceği birikim ve olası bir vefat durumunda geride kalanlara sağlanacak finansal güvence şeffaf bir şekilde anlatılmalıdır.

İkinci olarak, bu ürünü sunan acente ya da brokerın da sürdürülebilir bir gelir elde edebilmesi gerekir. Son olarak ise, ürünü arz eden sigorta şirketinin uzun vadede adet artışı sayesinde sağlıklı bir gelir yapısına ulaşması önemlidir.

Bu yaklaşımın istikrarlı biçimde uygulanması, hayat sigortalarına olan güveni yeniden tesis edecek ve kısa ile orta vadeli tasarruf ihtiyaçlarına cevap verebilen bir sistemin oluşmasını sağlayacaktır.

Buna ek olarak, kamu otoritesinin hayat sigortalarında sunduğu vergi avantajlarının daha etkin anlatılması için kamuoyuna yönelik bilgilendirici kampanyaların yapılmasını son derece önemli buluyorum. Vergi avantajları, bu üçlü yapının tamamını güçlendirerek hayat sigortalarında nitelikli ve sürdürülebilir bir büyümenin önünü açacaktır.

Quick Hayat Sigorta olarak bu alanda yaptığınız çalışmaları ve gelecek beklentilerinizi paylaşır mısınız?

Quick Hayat Sigorta olarak önceliğimiz, bireylerin yaşam döngüsü boyunca karşılaştıkları finansal ihtiyaçlara yenilikçi, bütünleşik ve erişilebilir çözümler sunmak. Parçası olduğumuz Maher Holding’in sunduğu güçlü sinerji, sigortacılık ile diğer finansal hizmetler arasında etkin bir entegrasyon kurmamıza olanak tanıyor.

Bu kapsamda, sigortalılarımıza ortaklaşa araç sahipliği imkânı sunan yenilikçi bir ürünü yakın zamanda hayata geçirdik ve doğrudan web sitemiz üzerinden erişime açtık. Ayrıca hükümetimizin sosyal politikalarıyla uyumlu biçimde, konut edinimini destekleyen ve hayat sigortasıyla entegre çalışan ortak sahiplik modelleri üzerinde de grup şirketlerimizle birlikte çalışmalarımız sürüyor.

Hayatın farklı evrelerine göre tasarlanmış tasarruf çözümleri ile sigortacılık ve finansman modellerini bir arada sunan hibrit yapılar gündemimizin merkezinde yer alıyor. Stratejik hedefimiz; sigortacılığı, bireylerin tüm finansal ihtiyaçlarını kapsayan entegre ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürmek. Önümüzdeki dönemde ürün inovasyonu, grup içi entegrasyon ve finansal model çeşitliliği ana odak alanlarımız olacak.

Kısacası, hayat sigortacılığını Türkiye’de daha kapsayıcı bir finansal çözüm setine dönüştürmeyi ve bireylerin finansal yolculuklarında güvenilir bir yol arkadaşı olmayı hedefliyoruz.

Türk halkının hayat sigortalarına yaklaşımıyla ilgili bir değerlendirme yapar mısınız?

Türk halkının hayat sigortalarına yaklaşımı, büyük ölçüde geçmişte yaşanan itibar kaybı ve ürünlerin yeterince doğru anlatılamamış olmasıyla şekillenmiştir. Hayat sigortaları uzun yıllar boyunca ağırlıklı olarak kredi bağlantılı ürünler üzerinden deneyimlendiği için, tasarruf ve uzun vadeli finansal planlama aracı olarak algısı sınırlı kalmıştır.

Ancak doğru kurgulanmış ürünler, şeffaf bilgilendirme ve güven tesis edildiği takdirde, toplumun tasarruf ihtiyacına cevap verebilecek güçlü bir potansiyelin bulunduğuna inanıyorum.

Sizin sektöre sunduğunuz ayrıcalıkları aktarır mısınız?

Quick Hayat Sigorta olarak sektöre en önemli katkımız, hayat sigortalarını sadece bir risk ürünü değil, bireyin yaşamı boyunca ihtiyaç duyacağı finansal çözümleri kapsayan bütüncül bir yapı olarak ele almamızdır. Ürünlerimizi, hayatın farklı evrelerine dokunan; tasarruf, finansman ve korumayı aynı çatı altında buluşturan bir anlayışla tasarlıyoruz.

Ayrıca dijital erişilebilirlik, grup sinerjisi ve yaygın dağıtım ağı sayesinde hayat sigortalarını Türkiye’nin her noktasında ulaşılabilir kılmayı öncelikli bir sorumluluk olarak görüyoruz.

Quick Hayat açısından 2025 yılı değerlendirmesi yapar mısınız?

Ana sermayedarımız Quick Sigorta’nın 8.000’i aşan acente ağı, Edirne’den Kars’a ülke genelinde 7 gün 24 saat dijital sigortacılık hizmeti sunan güçlü bir yapı oluşturuyor. Bu yaygınlık sayesinde acentelerimiz hayat sigortası ürünlerini Türkiye’nin en ücra noktalarına kadar anlatma ve ulaştırma imkânına sahip oldu.

Nitekim üretimimizin yalnızca %14’ünün İstanbul merkezli olması, Anadolu’daki güçlü yayılımımızın somut bir göstergesi. 2025 yılında Quick Hayat Sigorta olarak sektöre 1,6 milyon yeni poliçe sahibi kazandırdık. Özellikle kırsal bölgelerde olmak üzere, vefat eden 150 sigortalımızın geride kalanlarına hızlı ve etkin bir şekilde finansal destek sağladık.

Bu süreçte sigortanın sosyal ve ekonomik işlevini, en zor anlarda sigortalılarımızın yanında olarak yerine getirmeye çalıştık. Konut ve araç edinimine yönelik, hayat sigortasıyla entegre çözümler geliştirdik ve kısmen arza açtık. 2026 yılı için ise çok daha verimli ve sürdürülebilir projelere imza atacak adımları şimdiden attık ve kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.