HarmonyERP Genel Müdürü Ahmet Enes Güneş: Firmalara Sisli Denizlerde Projektör Açıyoruz

Kurumsal kaynak yönetimi alanında faaliyet gösteren HarmonyERP, firmaların daha verimli çalışabilmesi için ürünler geliştiriyor. Geliştirdikleri kapsamlı ERP programı HarmonyERP ve bulut tabanlı HarmonyCloud ürünlerini müşterilerine sunan HarmonyERP’nin çalışmaları ile ilgili bilgi veren Genel Müdür Ahmet Enes Güneş sorularımızı yanıtladı.

Bize HarmonyERP’den bahseder misiniz? Neler yapıyorsunuz?

‘‘2005 yılında Sakarya’da kurulmuş bir yerli yazılım firmasıyız. HarmonyERP, şirketlere yönelik muhasebe, tedarik zinciri, üretim yönetimi, maliyet yönetimi, lojistik yönetimi gibi tüm iş fonksiyonlarını içeren tamamen yerli  bir yazılım platformudur. En büyük ürünümüz HarmonyERP, ‘‘Enterprise Resource Planning’’ dediğimiz kurumsal kaynak yönetimi ürünüdür. Ürün üretimi, maliyet yönetiminde, kalite süreçleri, ürün kabul süreçleri gibi önemli süreçlerde, mevcutta savunma sanayi ve otomotiv firmaları ölçeğinde de hizmet veren detaylı şekilde yapılandırılmış durumda.

2023 yılında HarmonyERP, müşterilerinden ASIR Group’tan yatırım alarak global bir ürün geliştirme vizyonuyla yeniden yapılandırıldı. Mühendislik hizmetleri, satış-pazarlama hizmetlerinden ayrışmış oldu. Bizim vizyonumuz, öncelikle geleneksel ürünümüz HarmonyERP’nin bulut tabanlı, yani müşteriye kurulum ve bir sunucu barındırma maliyeti gerektirmeyen, internet üzerinden tüm dünyadan erişilebilen, mobil uyumlu, mobil odaklı bir platform haline dönüştürülmesi oldu. Bu ürünümüzü HarmonyCloud olarak isimlendirdik. Kurulumu kolay, online olarak kullanılabilen, bir cihaz bağımlılığı gerektirmediğinden hem müşterilerin sistemlerine kolayca adapte edilebilen, hem de bireysel kullanım olarak öğrenilmesi çok kolay bir ürün olarak sektörlerin kullanımına sürüyoruz. Artık tüm teknolojiyi mobil üzerinden kullanıyoruz, tüketiyoruz. Biz de bu ürünü ortaya koyarken geçişlerin kolay olması adına alışılmış arayüzler ve ekran kolaylıklarıyla geliştiriyoruz. 

Aldığımız yatırım ve yeni ürünümüzün ortaya çıkış süreciyle beraber son iki yılda hızlı ve sağlam adımlarla bayileşme yoluna gittik. Şu anda farklı şehirlerde alanlarında başarılı, güvenilir 25 tane bayimiz var. Bu bayilerle beraber müşteri firmalarımıza hizmet götürerek hem onları çözüm odaklı ürünlerimizle tanıştırırken hem de her anlarında yanlarında olarak iş süreçlerini daha iyi yönetme konusunda süreçlerini kolaylaştırıyoruz.’’

Savunma sanayine ayrı bir önem verdiğinizi gözlemliyoruz. Konu ile ilgili detay paylaşır mısınız?

Özellikle Ankara’daki bayimiz ile savunma sanayine odaklandık. ASELSAN, ROKETSAN gibi firmaların alt yüklenicilerine ağırlıklı olarak hizmet ediyoruz. Bir buçuk yıl içerisinde 17 müşteriye hizmet etmeye başladık. Bunlar ROKETSAN’ın alt yüklenicisi talaşlı imalat yapan firmalar, metal üretimi yapan firmalar, elektronik üretimi yapan firmalar, özel makine üretimi yapan firmalar gibi savunma sanayinin temel fonksiyonlarını icra eden birçok firmadan oluşuyor. Savunma sanayine benzer şekilde otomotiv sektöründe de yine Sakarya ve Bursa ağırlıklı olmak üzere otomotiv firmalarından müşterilerimiz var.

Müşterilerimize bir civatanın ihtiyaç tespitinden, ürünün tedarik bölümlerinden teklif alımına, ürün kabulünde kalite kontrol, üretim planlaması, müşteri siparişleri ve  stoğa göre üretim gibi farklı modlarda üretim planlamasının yapılması, üretim sırasındaki kalite kontrolleri, daha sonra bu üretilenlerin maliyetlerinin anlık ve doğru şekilde hesaplanması, ürünlerin stoklara girmesi, stoklardan satışa dönmesi, satışta fiyat listesi yönetimi, taahhüt yönetimi, ihale yönetimi ve proje yönetimi gibi tüm fonksiyonların icra edilmesi, satış sonrası muhasebe süreçlerinin yürütülmesi, beyannamelerin verilmesine kadar bir şirketin tüm iş süreçlerinin yönetilmesinde çözümler sağlıyoruz. Savunma sanayii, otomotiv, mobilya sektöründe birçok müşterimiz var.

Müşterileriniz sadece yurt içinden mi?

Türkiye’deki operasyonumuz, ürünümüz büyük ölçüde oturdu, Harmony olarak hedefimiz 2025 yılında uluslararası piyasalarda yer almak. Şu an ağırlıklı olarak Avrupa’yı hedefliyoruz. Bulut birleşimin kolay kurulum gibi avantajlarından ve müşteriye kolay ulaşım avantajlarından faydalanarak Avrupa ve Türkiye’nin özellikle ekonomik iş birliğinin yüksek olduğu ekonomiler ile çalışmak bizim için ilk etapta daha anlamlı. Çünkü bu bölgelerde ya bir Türk ekosistemi; ya da yerli yazılımın orada Türkiye ile ticaret yapanlar için bir anlamı var. Ayrıca Türki Cumhuriyetler ve körfez bölgesi de hedeflerimiz arasında

Firmalar sizin ürününüzü kullandıktan sonra operasyonlarında ne gibi farklılıklar oluyor?

Spesifik bir örnek vererek başlamak istiyorum: Bir müşterimiz HarmonyERP kullanmaya başladıktan sonra, gerçek üretim maliyetlerini hesaplayarak, üretimini yaptığı bazı ürünlerde aslında zararda olduğunu fark ederek, bunun üzerinde sadece ürün portföyünde sadeleştirme yaparak, yani zararına satılan ürünleri listelerden kaldırıp karlı ürünlere odaklanarak, cirosunu değiştirmeden dolar bazında, karlılığını %2,5’den %10’a çıkarabildi.

Burada kritik nokta şu, görünmeyen giderler, görünür hale geldiği zaman, siz onun maliyetini daha rahat görebiliyorsunuz. Görünür hale geldiği zaman hangi kısımda maliyetlerim daha yüksek, nerede verimsizliğin olduğu, hangi ürünlerin hangi depoda daha uzun sürede beklediği gibi problemlere çözüm üretmek de çok daha kolay oluyor. Mesela bazı üretim takvimlerinde bazı ürünleri, talebin daha az olduğu, yükün daha az olduğu dönemde üretme, stoklama fırsatı oluşuyor. Bunları doğru planladığınız zaman enerjinizi de doğru yönlendiriyorsunuz, ufkunuzu açmış oluyorsunuz. Yani bir sisli denizde giderken, aslında daha uzun projektörlere sahip olmuş oluyorsunuz. Bunlar da ürünün talep, tedarik, üretim planlama süreçlerinde %40’a kadar zaman tasarrufu sağlayabiliyor.

Sisteminizde sorun çıktığı zaman kolay fark edilebiliyor mu?

Bir sistemin satın alınması, kullanılmaya başlanması, işin aslında kolay kısmıdır. Sistemin sürdürülebilmesi için sistemi kullanacak ekibe doğru eğitiminin verilmesi, ekranları doğru kullandıklarından emin olunması gerekiyor. Sistemin de kendi içerisinde yarım kalan kayıtları varsa, hatalar alınıyorsa, belli süreçler tamamlanmadan kapanmış gözüküyorsa, bunların kontrol ediliyor olması gerekiyor. Bunları sağlayan sistemleri de yerleştirerek şirketlere sorunsuz bir destek almaları konusunda yardımcı oluyoruz.

Sektörünüzün geleceği ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Şirketlerin dijital dönüşüme adapte olmaları bir mecburiyettir. Çünkü artık üretim sahanıza, depolarınıza, mağazanıza hakim olmadan yüksek kârlarla bir iş yürütmenin imkanı yok. Rekabet çok yüksek. Bu ortamda, bizim gibi sistemlere ihtiyaç artık çok daha yüksek. Bu çerçevede sektörümüzün gelişim içerisinde olduğunu söyleyebilirim.

İş birliklerine açık mısınız?

İki taraf için de anlamlı olacak işbirlikleri her zaman bizim için masadadır. Bizim daha büyük bir yapının parçası olarak farklı piyasalara ve sektörlere girmemizi sağlayacak işbirlikleri oldukça önemli. Bu düşüncelerle daha hızlı büyüme ve daha fazla ürün geliştirmeye odaklı olarak çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz.