Tayraş Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Afşin: Yeşil dönüşüm ile dışa bağımlılığı azaltıyoruz
Hem çevreye verilen zararı önlemek hem de madeni yağ sektörünün ana hammaddesi olan baz yağlarda dışa bağımlılığı azaltmak için kullanılmış madeni yağların toplanıp ileri rafinasyon teknolojileri ile baz yağ üretimi ülke ekonomisi için mühim bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Bu alanda ülkemizde önemli bir yatırıma imza atan TAYRAŞ Baz Yağ Rafineri AŞ, kapasite artırımı ile yeni yatırımlara başladı. Yapılan ve yapılacak yatırımlar ile ilgili görüşlerini almak için biraraya geldiğimiz TAYRAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Afşin, önemli açıklamalarda bulundu.
Tayraş’ın yaptığı iş ile ilgili genel bir değerlendirme alabilir miyiz?
Kullanılmış madeni yağların çevre açısından oluşturdukları zararlı etkiler nedeni ile yeniden rafine edilerek nitelikli baz yağ üretimi giderek gelişen ve güçlenen bir uygulamadı. . Günümüzde nitelikli bir hammadde olan bu tür atıklar Geçmişte oldukça kaba usullerle toplanarak ve farklı amaçlar doğrultusunda değerlendirilmiş. Geri dönüşümü ile ilgili çalışmalar zamanla gelişerek, rafine edildiğinde tekrar baz yağ olarak kullanılabilen bir ürün haline getirilmektedir. Bu çerçevede de çevreye verilen zararlar minimize edilebilmektedir. Tayraş olarak da bu konuda çok yoğun araştırmalar ve kapsamlı fizibilite çalışmaları sonrasında bugün Osmaneli’de üretim yaptığımız ileri Dönüşüm Rafinerisini kurduk.
Atık yağların toplanması sürecine de dahil oluyor musunuz?
Evet, Tayraş tehlikeli atık statüsünde olan atık yağı ilgili yönetmelik ve düzenlemeler doğrultusunda ülke çapında ve yaygın bir şekilde kullanılmış madeni yağları topluyor. Toplanan kullanılmış yağlar belirli bir sistem içinde anlık olarak kayıtlara giriyor ve rafineriye sevki sağlanıyor.
Sizin yaptığınız iş dışında atık yağ neden toplanıyor?
Kullanılmış madeni yağlar kayıt dışında, ilgili mevzuat hükümlerine aykırı bir şekilde kullanılabilmektedir. Genel olarak kayıt dışı toplama atık yağları enerji değeri veya akaryakıt muadili ürünler üretmek üzere yapılan faaliyetlerden oluşmaktadır. Ekonomik bir değerdir, insanlar toplanılan atık yağı kaba bir filtrelemeden geçirip içine solvent gibi maddeler ekleyerek on numara yağ dediğimiz hale dönüştürülebilir, ya da akaryakıta karıştırılarak kayıt dışı bir yolla piyasaya sunulabilmektedir. Özellikle geçmiş dönemlerde 10 numara yağ vb gibi önemli bir ticari faaliyete döndüğü bilinmektedir. .
Tayraş bu noktada sağlıklı bir yol izleyerek ekonomiye katkı sağlıyor diyebilir miyiz?
Atık Yağlar toplama tarafında tarihsel olarak yerleşmiş piyasa yapısı, mali bir kayda girmeyen ve faturaya belgeye dönmeyen bir alım satım faaliyetinden TAYRAŞ’ın girişimleri sonucunda tamamen kayıt altına alınmış, mali evrakları oluşturulmuş kayıtlı bir piyasaya doğru dönmüş durumda. Benzer şekilde üretilen ürünlerde önemli bir sanayi hammaddesi ve ÖTV ye tabi ürünler. Dolayısı ile TAYRAŞ hem toplama tarafında hem de üretim tarafında daha önceden hiç olmayan bir ÖTV ve KDV geliri yaratarak önemli bir ekonomik değer üretmektedir. TAYRAŞ son üç yıllık faaliyetleri sonucunda yatırımına eşdeğer bir büyüklükte bir ekonomik değeri doğrudan ülke ekonomisine kazandırmış bulunmaktadır. TAYRAŞ rafinerisi Dünya standartlarında bir geri dönüşüm süreci yaratmak, aynı zamanda da sanayimize, madeni yağ sektörüne tekrardan yeni nitelikli bir ürün kazandırmak üzere kurulmuş bir İleri Dönüşüm Rafinerisidir. Tayraş rafinerisi bu alanda faaliyet gösteren dünyanın en iyi 2-3 rafinerisinden bir tanesidir.
Türkiye ölçeğinde ne kadar atık yağ ortaya çıkmaktadır?
Türkiye’de yılda 350 bin ton civarında atık yağ olduğunu düşünüyoruz. Yaklaşık olarak Tayraş bu atığın %20 sini toplayıp, bunu tekrar baz yağ, nitelikli baz yağ dediğimiz birçok özellikleriyle ham petrolden üretilen baz yağa göre daha avantajlılar olan yeni bir ürüne çeviriyoruz.
Geri kalan atık yağlar kayıt dışı ortama hizmet ediyor diyebilir miyiz?
Evet geri kalan kısım hala karışık bir düzende yoluna devam ediyor, bir taraftan kayıt dışı alanda devam eden bir kaybın yanı sıra ciddi bir çevre tehdidi olmaya devam etmektedir. Bir kısmı hakikaten tehdit ve tehlike boyutunda kullanılmaya devam ediyor. Örneğin 10 numara yağ, araçta kullanıyorsa, hem o aracın çevreye verdiği zarara katlanmış oluyoruz, bunun yanında da kaçak kullanım nedeniyle ekonomiye ciddi kayıplar verilmiş oluyor.
Bu alanda atık yağın sizin gibi rafine edilebilmesi için toplanma oranını ülke olarak kaça çıkarmalıyız?
Bunun sağlıklı olan durumunu gelişmiş ülkelere bakarak çözümleyebiliriz. Almanya, İtalya gibi ülkelere ve gelişmiş ülke örneklerine baktığımız zaman kayıtlara göre oluşan atık yağların %80’ininden fazlasının kayıtlı bir şekilde toplanarak değer yaratışdığını söyleyebiliriz. . Ülkemizde de %80’e gelirsek çok başarılı bir operasyon oluşur.
Bu noktada yeni yatırımların gündeme alınması gerekir. Sizin şirket olarak yeni yatırım yapma planlarınız var mı?
Bu yıl itibarı ile Kapasite artırımı ve proje genişleme yatırımı içerisine girdik. 2026 yılı içerisinde yeni kapasite artışını devreye almayı planlıyoruz. Yapmayı planladığımız kapasite artışı ile yıllık atık yağ işleme kapasitesini 120 bin tona çıkarmayı hedefliyoruz. Yani bu yatırımla Türkiye’de oluşan atık yağın %40’ını nitelikli hammadde olarak geri kazanacağız ve doğrudan bir ekonomik değere çevireceğiz.
Sizin pazardaki etkinliğiniz kayıt dışı işlem yapanları rahatsız ediyor mu? Bu konuda bir sorunla karşılaştınız mı?
Dönem dönem bu gibi sorunlar ile karşılaştık ancak Tayraş bu zorlukları geride bıraktı diyebiliriz. Biz kayıt altında olmayan 60 bin tonu işleyerek ekonominin içerisine sokarak önemli ölçüde katma değer ürettik, bunun yanında ithal edilen bir ürünü geri dönüştürerek yurt dışına bağımlılığa bir nefes çare olduk.
Ne kadarlık bir yatırım yaptınız?
Sadece rafineri yatırımı içen 40 milyon dolarlık bir yatırım yapıldı. Bunun yanında lojistik alt yapı ve diğer unsurlarla toplam yatırım tutarı50 milyon dolar mertebesinde olduğunu söyleyebiliriz.
Rafinerinize giren ürünün hangi oranda dönüştürüyorsunuz?
Rafineriye giren yaklaşık her birimin %95’i dönüşüp ürün haline geliyor.
Sadece baz yağ olarak mı dönüşüm gerçekleşiyor?
Ana ürünümüz baz yağlar, yaklaşık yüzde yetmiş oranında atık yağlardan farklı niteliklerde baz yağ üretebiliyoruz. Bunun yanı sıra ayrıca asfalt, nafta, ve hafift fuel oil de nihai ürün olarak rafineri proseslerinden çıkmaktadır.
Sizin bir de markanız var. Sanki bir ham madde üretiyormuşsunuz düşüncesi oluşuyor. Hal böyle olunca markalaşma ihtiyacının neden ortaya çıktığını düşünüyoruz?
Evet, TIDRABASE markamızı hayata geçirdik. k.TIDRABASE ürünümüz bir çok teknik özellikleri ile madeni yağ sektörünün ihtiyaç duyduğu hammadde özellikleri açısından üstün bazı niteliklere sahip. TIDRABASE ileri teknik özelliklerinin yanı sıra düşük karbon ayak izi ile de çevre dostu bir teknoloji ürünü.
Sürdürülebilirlik çerçevesinde firmalar bu ürünü tercih edebilirler diyebilir miyiz?
Elbette şirketler bu ürünü kullanarak karbon ayak izleri konusunda hanelerine bir artı yazabilirler. TIDRABASE ham petrolden üretien muadili baz yağlara göre en az % 70 oranında daha düşük karbon ayak izi içeriyor. Benzer şekilde diğer kirletici emisyonlar açısından da ham petrolden üretilen baz yağlara göre çok daha üstün özelliklere sahip. Bu kapsamda Madeni Yağ Üreticisi şirketlerin Sürdürülebilirlik Raporları açısından gerçek bir değer ifade ediyor.
Çevre dostu yatırım yaptığınız zaman finansmana ulaşmak kolaylaşıyor mu? Uluslararası finans kuruluşları yapılan yeni yatırımlarda ve finansman projelerinde karbon ayak izi gibi, sürdürülebilirlik raporu gibi kriterlere bakıyor. Bu konuda öne çıkan bir yaklaşımınız varsa size daha uygun koşullarda kredinin kapıları açılıyor. Bir de biz ilk etabı başarı ile hayata geçirdiğimiz için iyatırımcı kuruluşlar tarafından önemli bir artı değer kazanmış oluyoruz.
