Türkiye’deki Yapay Zeka Stratejisi
Ulusal Yapay Zeka Stratejisi (UYZS), On Birinci Kalkınma Planı ile Cumhurbaşkanlığı yıllık programları doğrultusunda hazırlanmıştır. UYZS’nin vizyonu müreffeh bir Türkiye için çevik ve sürdürülebilir YZ ekosistemiyle küresel ölçekte değer üretmek olarak belirlenmiştir. Strateji 2021-2025 arasında Türkiye’nin YZ alanındaki çalışmalarını ortak bir zemine oturtacak tedbirleri ve bunları hayata geçirmek üzere oluşturulacak yönetişim mekanizmasını ortaya koymaktadır.
Stratejide 24 amaç ve 119 tedbir belirlenmiştir. YZ alanında ülkemizin ilk ulusal strateji belgesi olma özelliğini taşıyan bu belgeyle Türkiye, YZ stratejisini yayımlayan ülkeler arasında yerini almıştır.
UYZS’de yer alan değerlerin başında insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğüne saygı gelmektedir. Strateji ayrıca şu YZ etik ilkelerini içermektedir: ölçülülük, emniyet ve güvenlik, tarafsızlık, mahremiyet, şeffaflık ve açıklanabilirlik, sorumluluk ve hesap verebilirlik, veri egemenliği ve çok paydaşlı yönetişim.
Stratejide idari ve hukuki düzenlemelerin YZ kaynaklı sosyoekonomik dönüşüme uyumunu sağlamak ve olası sonuçlarını önceden değerlendirebilmek üzere araştırmalar gerçekleştirileceği, YZ uygulamalarının etik ve hukuki boyutlarını ele alan faaliyetler yürütüleceği ve uluslararası arenada bu alanda yürütülen çalışmaların takip edileceği vurgulanmıştır.
2021-2025 eylem planı, YZ alanında son dönemde yaşanan gelişmeler ve ülke ihtiyaçları göz önünde bulundurularak 12. Kalkınma Planı doğrultusunda 2024-2025 eylem planı olarak güncellenmiştir.
ULUSAL YAPAY ZEKA STRATEJISI YÖNLENDIRME KURULU
2021/18 sayılı “Ulusal Yapay Zeka Stratejisi (2021-2025)” konulu Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle Ulusal Yapay Zeka Stratejisi Yönlendirme Kurulu hayata geçirilmiştir. Bu kurul, cumhurbaşkanı yardımcısının başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi başkanı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ilgili bakan yardımcısının katılımıyla oluşmaktadır. Kurul toplantılarında gündeme bağlı olarak ilgili bakanlık bakan yardımcıları ve diğer yetkililer davet edilebilir. Kurul, YZ teknolojilerinin geliştirilmesi ve kullanımının teşvik edilmesine yönelik ulusal politikalar çerçevesindeki çalışmaları etkin bir şekilde yönetmek, strateji belgesinde belirlenen önlemlerin yüksek seviyede takip edilmesini sağlamak ve gereken koordinasyonu kurmakla görevlidir.
TBMM YAPAY ZEKA ARAŞTIRMA KOMISYONU
TBMM bünyesinde 2 Ekim 2024’te yapay zekânın kazanımlarına yönelik atılacak adımların belirlenmesi, bu alanda hukuki altyapının oluşturulması ve yapay zekâ kullanımının barındırdığı risklerin önlenmesine ilişkin tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması Komisyonu kurulmuştur. Komisyon 7 Ocak 2025’te göreve başlamış ve görev süresi üç ay olarak belirlenmiştir.
Dünya ülkelerine bakıldığında ise İngiltere, Almanya ve AB parlamentolarında YZ komisyonlarının kurulduğu, Fransa ve Kanada gibi ülkelerde ise hem meclis hem senato kanatlarında araştırma komisyonlarının oluşturulduğu gözlenmektedir.
Yapay Zeka Araştırma Komisyonunun kuruluşuna ilişkin TBMM kararına göre bu komisyon araştırmalarını üç ana konuya teksif edecektir:
• YZ’nin kazanımlarına yönelik atılacak adımların belirlenmesi
• YZ’nin hukuki altyapısının oluşturulması
• YZ kullanımının barındırdığı risklerin önlenmesi
Komisyonun amaçları arasında “YZ alanında hukuki altyapının oluşturulması” hususuna özel olarak yer verilmiş olmakla beraber diğer iki amacın tam olarak hayata geçirilmesi de kapsamlı bir hukuki altyapı oluşturulmasına bağlıdır. Dolayısıyla söz konusu amaçları içeren bir komisyonun oluşturulması bizzat yasama organının uluslararası standartları ve Türkiye’nin ihtiyaçlarını göz önüne alan kapsamlı bir YZ kanunu oluşturma iradesini göstermesi bakımından önem taşımaktadır.
ADALET BAKANLIĞI YAPAY ZEKA BILIM KOMISYONU
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç 17 Ocak 2025’te Veri Korumanın 44 Yılı: Mahremiyet Perspektifinden Yapay Zeka Sempozyumu’ndaki konuşmasında Adalet Bakanlığında Yapay Zeka Bilim Komisyonunun kurulacağını açıklamıştır. Komisyonun hem hukuki altyapıyı destekleyecek çalışmalar yapması hem de akademik araştırmalara katkıda bulunmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Çok disiplinli ve geniş bir kapsayıcılık ilkeleri temelinde oluşturulacak böyle bir komisyon, Adalet Bakanlığının TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonunun çalışmalarına güçlü bir teknik destek vermesini sağlamanın yanı sıra hazırlanacak komisyon raporunun tespit, değerlendirme ve önerileri ışığında hukuki altyapının hem bugünün hem de geleceğin ihtiyaçlarına cevap vermeyi temin edecek şekilde oluşturulması açısından da son derece gerekli olup geciktirilmeden hayata geçirilmesinde fayda bulunmaktadır.
Benzer bir bilim komisyonu daha kapsamlı ve hükümet düzeyinde Eylül 2023’te Fransa’da kurulmuştur. “Fransa’yı YZ devriminin ön saflarında yer alan bir ülke haline getirme” hedefi doğrultusunda kurulan Yapay Zeka Komisyonu uzun vadeli, bütüncül ve nesnel bir vizyonla desteklenen, uygulanabilir, gerçekçi ve iddialı öneriler sunmakla görevlendirilmiştir. Komisyon 13 Mart 2024’te cumhurbaşkanına sunduğu raporda kamu makamlarına yönelik 25 tavsiyede bulunmuştur. Bunlardan 7’si Fransa’nın Avrupa’da YZ’nin toplu şekilde benimsenmesi ve tam potansiyelinin hayata geçirilmesi sürecine öncülük edebilmesi için öncelikli olarak öne çıkarılmıştır:
• Toplumun YZ’yi ve beraberindeki konuları benimsemesi için ortam hazırlamak: Bir ulusal farkındalık ve eğitim planı başlatarak YZ’nin ne olduğu, hangi alanlarda kullanıldığı ve getirdiği fırsatları geniş kitlelere anlatmaktır.
• YZ ekosistemini desteklemek üzere dijital şirketlere ve kurumsal dönüşüme büyük yatırımlar yapmak: Fransız YZ ekosistemini güçlendirip dünyanın önde gelen ekosistemlerinden biri haline getirmek amacıyla özellikle dijital şirketlere ve işletmelerin teknolojik dönüşümüne yoğun yatırımda bulunmaktır.
• Fransa ve Avrupa’yı kısa ve orta vadede önde gelen bir hesaplama gücü merkezi haline getirmek: Gerekli donanım ve altyapı yatırımları yaparak yüksek işlem kapasitesi alanında Fransa ve Avrupa’nın küresel rekabet gücünü artırmaktır.
• Kişisel verilerle ilgili yaklaşımı dönüştürmek: İhtiyaçları karşılayan inovasyonlara alan açarken kişisel verilerin korunmasını sürdürmek için veri yönetimi ve hukuki çerçevede yenilikçi düzenlemeler yapmaktır.
• Fransız kültürünün etkisini artırmak: Fikri mülkiyet haklarına saygı çerçevesinde kültürel içeriklere erişimi kolaylaştırarak Fransız kültürünün dünyadaki görünürlüğünü ve etki alanını genişletmektir.
• Kamuda YZ araştırmalarında deneysel yaklaşımı benimsemek: YZ alanındaki kamu araştırmalarına esneklik ve deneysel yöntemleri dahil ederek Fransa’nın araştırma ve inovasyon çekiciliğini yükseltmektir.
• Dünya çapında bir YZ yönetişimi oluşturmak için tutarlı ve somut bir diplomatik girişim geliştirmek: Uluslararası iş birliğini destekleyecek, küresel ölçekte YZ yönetimi ve düzenlemelerine zemin hazırlayacak bütüncül bir diplomatik strateji ortaya koymaktır.
2025 YILI CUMHURBAŞKANLIĞI YILLIK PROGRAMI
Ekim 2024’te yayımlanan programda çeşitli bakanlık ve kurumların görev alanlarında YZ sistemlerinden yararlanma konusundaki faaliyetlerin yanı sıra YZ’nin getirdiği imkanların dikkate alınması suretiyle karar destek sistemlerinin güçlendirileceği ve yargılama faaliyetlerini destekleyici YZ temelli öneri sistemlerinin geliştirileceği belirtilmiştir.
YARGI REFORMU STRATEJISI (2025-2029)
2025-2029 arasında uygulanacak olan dördüncü yargı reformu strateji belgesi “Türkiye Yüzyılı, Adaletin Yüzyılı” mottosuyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Ocak 2025’te kamuoyuna açıklanmıştır. “Hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi” vizyonuyla hazırlanan belge 5 ana amaç, 45 hedef ve 264 faaliyet içermektedir. Belgede belirtildiği üzere önceki yargı reformu stratejilerinde olduğu gibi bu belgenin yayımlanmasını takiben açık ve ölçülebilir bir eylem planı hazırlanacaktır. Bu plan, stratejinin somut adımlarla hayata geçirilmesini sağlayacak bir yol haritası niteliği taşıyacaktır. Stratejinin “Teknoloji Destekli Adalet: Adalet Hizmetleri ile Adli Bilimlerde Dijital Dönüşüm ve Yapay Zeka” başlıklı beşinci bölümü ise yargı sisteminin dijitalleşmesi ve YZ teknolojilerinin entegrasyonuna odaklanmaktadır. Bu bölümde yer alan 9 numaralı hedef “yargı bilişim sisteminin güncel teknolojiler doğrultusunda daha da geliştirilmesini” öngörmektedir. Bu hedef kapsamında belirlenen ilk beş faaliyet doğrudan YZ ile ilgili olup şu şekilde sıralanmıştır:
a. Yargılama faaliyetlerini destekleyici yapay zeka temelli öneri sistemleri geliştirilecektir.
b. Yapay zeka teknolojisinin bilişim sistemine entegrasyonu sağlanarak vatandaşların adalete erişimi kolaylaştırılacak ve yargılama süreçleri hızlandırılacaktır.
c. Yapay zekanın belgelerin anlık olarak analizinde, eksik bilgi ve belgelerin hızlı bir şekilde tamamlanmasında, bilirkişi raporlarının kontrolünde, yazışmaların otomatik takibinde ve kurumlar arası bilgi paylaşımında kullanılması sağlanacaktır.
d. Yapay zeka uygulamalarını geliştirecek, bu uygulamaların etik ve hukuki çerçevesini belirleyecek kurumsal bir yapı oluşturulacaktır.
e. Makul sürede yargılanma hakkının ve adalete erişimin geliştirilmesi amacıyla dijital çözüm platformları, çevrim içi uyuşmazlık çözüm yöntemleri ve elektronik duruşma yöntemleri geliştirilecektir.
Dünya çapında öngörücü adalet olarak da adlandırılan YZ destekli öneri sistemlerine giderek artan bir ilgi söz konusudur. ABD’de birçok mahkeme ceza hükümlerini belirlerken yeniden suçluluk riskini tahmin etmek için COMPAS gibi makine öğrenimi yazılımlarını kullanmaktadır. Yeni Zelanda kaza tazminatı şeması altında talepleri işlemek ve talepte bulunanları profillemek için bilgisayar tabanlı bir tahmin modelinden yararlanmaktadır.
YZ tabanlı çevrim içi uyuşmazlık çözüm platformları tüm dünyada yaygınlaşmaktadır. Hollanda’da bir kamu-özel ortaklığı aracılığıyla boşanma ve konut davaları için çevrim içi uyuşmazlık çözümü sunulmuştur. Dijital çözüm platformları alanında Çin öncü bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda Hangzhou İnternet Mahkemesi Çin’in ilk ve öncü internet mahkemesi olup ağırlıklı olarak e-ticaretle ilgili uyuşmazlıklara bakmaktadır. Bu durum kısmen Alibaba’nın varlığı sayesinde Hangzhou’nun Çin’in en gelişmiş e-ticaret kenti olmasından kaynaklanmaktadır. Mahkemenin kabul ettiği sınır ötesi e-ticaret uyuşmazlıkları şu türleri içermektedir: satış sözleşmesi uyuşmazlıkları, ürün sorumluluğu uyuşmazlıkları, temsilci hizmet sözleşmesi uyuşmazlıkları, ağ hizmet sözleşmesi uyuşmazlıkları (bu tür, sınır ötesi e-ticaret uyuşmazlıklarının en sık görülen grubunu oluşturmakta olup yüzde 45’lik bir orana sahiptir) ve fikri mülkiyet uyuşmazlıkları. Yargı Reformu Stratejisi (2025-2029) belgesinde yer alan tüm bu faaliyetler hayata geçirildiği takdirde Türk yargısının birçok yakıcı sorunu çözüme kavuşabilir Ancak bunun için sürecin tutarlı, kapsamlı ve bütüncül bir hukuki altyapı üzerine inşa edilmesi büyük önem taşımaktadır. CEPEJ bünyesindeki Siber Adalet ve Yapay Zeka Kaynak Merkezinin ülkelerin yargı sistemlerinde kullandıkları kamu temelli YZ sistemlerini içeren listede 2025 itibarıyla Türkiye’de ilki 2021’de uygulanmaya başlanmış 11 YZ inisiyatifi yer almaktadır. Bazı örnekler verirsek bu sayı; Almanya’da 38 (ilki 2008), İspanya’da 9 (ilki 2009), Avusturya’da 9 (ilki 1997), İtalya’da 8 (ilki 2010), Portekiz’de 3 (ilki 2022), Fransa’da 2 (ilki 2021), İngiltere’de 2 (ilki 2005) ve İsviçre’de 1’dir (2021). Veri bankasındaki diğer ülkeler göz önüne alındığında yargı sistemi YZ inisiyatiflerinde ülkemiz Almanya’nın arkasından ikinci sırada yer almaktadır. Dolayısıyla yeni Yargı Reformu Stratejisi Türkiye’nin bu alanda dünyadaki konumunu daha ileriye taşıma potansiyeline sahiptir.
Diğer yandan Yargı Reformu Stratejisi’nin AB başlığında yer alan şu ifade YZ’ye ilişkin AB ve Avrupa Komisyon bağlamında hazırlanan bağlayıcı hukuki belgelerin hukukumuzda YZ’ye ilişkin hukuki altyapının oluşturulmasında dikkate alınacağını göstermektedir:
Belge; insan onurunun korunması, özgürlüklerin geliştirilmesi, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları gibi kavramların eşitlik temelinde var olmasını benimsemektedir. Bu nedenle Türkiye’nin strateji belgeleri ile somutlaşan reform iradesi Avrupa Birliği’ne üyelik süreciyle ilgili siyasi hedeflerin de ötesine geçecek şekilde bu ortak değerlerin gereklilikleri ve toplumun ihtiyaçları esas alınarak belirlenmektedir.
Faaliyetler arasında YZ kanunu hazırlanacağına dair doğrudan net bir ifade yer almamakla birlikte (d) bendinde belirtilen kurumsal yapının oluşturulması faaliyeti yasal bir düzenlemenin dolaylı bir habercisi olarak yorumlanabilir. Ayrıca Adalet Bakanlığı bünyesinde Yapay Zeka Bilim Komisyonu oluşturulacağının açıklanması da bu yöndeki beklentileri güçlendirmektedir.
Diğer bentler ise YZ ve hukuk teknolojilerinin adalet sistemine entegrasyonuna odaklanmaktadır. Bu faaliyetlerin hayata geçirilmesi daha etkin, hızlı ve adil bir yargı sisteminin oluşturulmasına önemli bir katkı sağlayabilir. Ancak YZ sistemlerinin özellikle yargı gibi yüksek riskli alanlarda kullanımı adil yargılanma hakkı, kanun önünde eşitlik ilkesi ve şeffaflık gibi temel hak ve ilkeler açısından ciddi riskler taşımaktadır. Bu nedenle bu tür sistemlerin kullanımının mutlaka yasal bir temele dayanması ve insan haklarına uygun bir şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.
Bu gerekliliği dikkate alan AB Yapay Zeka Yasası ve Avrupa Komisyonunun Yapay Zeka Çerçeve Sözleşmesi yüksek riskli YZ sistemleri için insan kontrolü, insan hakları etki analizi, siber güvenlik önlemleri, kalite, uygunluk ve şeffaflık yükümlülüklerini öngörmüştür. Türkiye’nin de benzer bir yaklaşımı benimsemesi ve bu tür sistemlerin kullanımını kapsamlı bir yasal çerçeveyle düzenlemesi gerekmektedir. Bu çerçevede AB Yapay Zeka Yasası örneğinden hareketle ülkemizde de kapsamlı bir YZ kanununun hazırlanması ve yürürlüğe koyulması büyük önem taşımaktadır.
Dolayısıyla Yargı Reformu Stratejisi’nde öngörülen dijital dönüşüm ve YZ entegrasyonu faaliyetleri adalet sisteminin modernizasyonu açısından büyük bir potansiyel taşımaktadır. Ancak bu potansiyelin tam anlamıyla gerçekleştirilebilmesi için teknik, etik, insan hakları ve yasal düzenleme boyutlarını birlikte ele alan bütüncül bir yaklaşım şarttır. Bu süreçte kamu kurumları, özel sektör, akademi ve sivil toplumun iş birliği içinde çalışması stratejinin başarıya ulaşması için büyük önem taşımaktadır.
