DEİK Türkiye Çad İş Konseyi Başkanı ve Karanfil Group Yönetim Kurulu Başkanı Murtaza Karanfil: Afrika’da karşılıklı kazan kazan modeli oluşturmalıyız

Türkiye’nin Afrika’daki etkinliği artarak devam ediyor. DEİK çerçevesinde yapılan çalışmalar gelecekte ilişkilerin daha da artacağı sinyalini veriyor. Bir önceki dönem DEİK Türkiye Libya İş Konseyi Başkanlığı yapan Karanfil Group Yönetim Kurulu Başkanı Murtaza Karanfil, yeni dönemde de DEİK Türkiye Çad İş Konseyi Başkanlığınıüstlendi.Hem Libya ile ilişkilerimizin son dönemini ve Çad ile ilişkilerimizin geleceği ile ilgili görüşlerini aldığımız Murtaza Karanfil, sorularımızı yanıtladı.

DEİK seçimlerinde Çad İş Konseyi başkanı oldunuz, hayırlı olsun. Çad ülkesinin genel sorunlarını aktarır mısınız?

Çad, Afrika’da önemli bir ülkedir. Coğrafi olarak denize kıyısının olmaması ulaşım açısından sorun teşkil ediyor. O nedenle genellikle Nijer üzerinden dünyaya açılıyor. Daha öncesinde Libya İş Konsey Başkanlığı yaptığım sırada Çad ile ilgili de bilgimiz vardı. Bölgenin en büyük sorununun enerji üretimi olduğunu biliyoruz. Ülkede ciddi manada kıymetli madenler mevcut ama enerji sorunu nedeniyle işletme yapılamıyor. İş adamlarını enerji alanında bölgeye yatırım yapmaları için bizde bundan sonra çalışmalar yapacağız. Kısacası Libya üzerinden Çad ile Türkiye ekonomisini canlandırmayı hedefliyoruz.

Türkiye’deki yatırımcılar Çad’a nasıl ulaşacaktır?

Libya, bizim için Afrika’ya açılan kapıdır. Libya ile kurulan ilişkilerimizi Çad’a da taşımayı düşüyoruz. Çünkü Türkiye’nin Libya ile köklü bir geçmişi var ve ilişkilerimiz bugün itibariyle çok iyi bir seviyededir. Öyle ki Libya’nın Fizan bölgesi Türkçe’de deyimlerimize dahi girmiştir.

Bu nedenle Libya’daki ilişkilerimizle Çad’da önemli çalışmalar yapmayı planlıyoruz.

Bölge ülkelerin Fransızlarla ilişkileri nasıl?

Geçmişte Fransızların Afrika’nın birçok bölgesini sömürdüğünü biliyoruz. Fransızların Afrika’dan çıkışı bölgede bir otorite boşluğu oluşturdu. Afrika yeraltı zenginliği ile bilenen bir kıtadır. Bu nedenle Türkiye’nin biraz hızlı hareket etmesi gerekiyor. Bizde DEİK Çad İş Konseyi olarak yakın bir zamanda Türk iş adamlarıyla birlikte bölgeyi ziyaret edeceğiz. İki ülke ticari ilişkileri geliştirmek için çaba harcayacağız.

Ekonomik kriz yaşanıyor, bu durum Afrika’ya olan ihracatımızı nasıl etkiliyor?

Türkiye, Afrika ticaretinde önemli bir seviyeye geldi. Fakat Çin’de sürekli bölgedeki ticaretini geliştirmek için çalışıyor. Bugün Türkiye’deki üretim maliyetlerinin artışı bizim rekabet gücümüzü zayıflatıyor. Bu nedenle tekstil sektörü Mısır’a gidiyor. Daha uygun maliyetler ve istikrar açısından Mısır şuanda avantajlı konumdadır. Çad’da ise sanayi ve üretim yatırımlarını sınırlayan en belirgin faktör enerji üretimidir. Bu nedenle Türk iş adamlarına ilk yatırım alanı olarak enerji sektörünü önermekteyiz. Ülkedeki enerji üretimi arttıkça Çad’ın kaynaklarını kamuya ve ülkemize faydalı hale getirmiş oluruz. Böylelikle kazan kazan (win-win) modelini başlatmış oluruz. O açıdan yaşanan ekonomik sorunlara rağmen Çad’da önemli fırsatların olduğunu görüyorum.

Libya Genelkurmay Başkanı’nın uçağı Türkiye’de düştü. İki ülke ilişkilerinde bir bozulma olmadı sanırım.

Türkiye’nin Libya ile ilişkisi 400-500 yıldır sürmektedir. Ne olursa olsun Libya bizden ayrılmaz. İki toplum kültürel ve kardeşlik bağlarla bağlıdır. Mısır ile 4-5 yıl suni bir kopukluk oldu bugün ilişkiler en üst seviyeye çıktı. Mısır, Tunus, Libya ve Cezayir ile Türkiye hiçbir zaman kopamaz. Mısır’da bunun farkındadır. Mısır’la Türkiye’nin ayrı kalması bölgede daha önce bulunmayan emperyalist ülkelerin bölgede yer edinmesine neden oldu.

Türkiye’de Afrika’ya yardımlarını hiç kesmedi.

Bugün Türkiye, Afrika’nın birçok bölgesinde su kuyusu kazıyor, insanlara su çıkartıyoruz, kurban kesiyoruz veya yardım ediyoruz. Sadece Allah’ın bir selamıyla gidip işler yapıyoruz. Oysa Afrika halkının istediği sadece bunlar değil. Onları dünyayla entegre haline getirmek gerekiyor, sistem kurmamız ve yol göstermemiz gerekiyor. Bu konuda önemli adımlar atmalıyız.

Laleli’de yapılan operasyonlar ticareti nasıl etkiledi?

Türkiye’de Libya kartları diye operasyonlar yapıldı. İşin gerçeği bu değildi ama medya olayı böyle yansıttı. Libya kartlarının Türkiye’ye geliş cazibesini yitirmişti. Laleli ve Kapalıçarşı’nın Afrika ile çalışabilmesi için Afrika yasalarına uygun ödeme sistemlerinin geliştirilmesi gerekiyor. Bugün Libya’da bankacılık sistemi gelişmemiştir. Daha öncede söyledim. Avrupa’dan alınan ticaret kanunlarıyla Afrika’da ticaret yapamayız. Türkiye, Batı’dan aldığı ticaret kanunlarını Afrika’ya dayatmaya çalışıyor. Bizim bir ekonomik model oluşturmamız gerekiyor. Şuanda bankalar bizi arayıp hesaplarınızı kapatın, kredi kartlarınızı iade edin diyorlar. Tek neden Libya ile çalışmamız ve yapılan operasyon. Siz bir olayı alıp herkesi böyle yargılayamazsınız. Bu nedenle bizim bir sistem dahilinde ilerlememiz gerekiyor. Afrika’da önemli bir etkinliğimiz var. Türk insanıyla Afrika insanı inanç ve kültür bakımından birbirine çok benziyor. Tasavvufi inanç kültürüne sahibiz. Suudiler, Birleşik Araplar ya da İran, Afrika’da çok uğraştı ama ticareti geliştiremedi. Onlarda Müslüman ama kültürleri uyuşmuyor. Çin Afrika’da neden başarılı çünkü parayla hareket ediyor. Bizim bölgede kabulümüzü sağlamak için maddi imkanlara ihtiyacımız yok.

Afrika’nın birçok sektöre ihtiyacı var, sistem kurabilirsek başarılı oluruz sanırım.

Türkiye’nin Afrika ile ekonomik bir sistem kurması gerekiyor. Afrika ülkelerinin her alanda ürünlere ihtiyaçları var. Afrika’nın bazı ülkelerinde şirket kurmak istediğiniz zaman 250 bin dolar seviyesinde sermaye koymanızı şart koyuyorlar. Yine yerel ortak şartları var. Oysa Türkiye’de 70-80 bin TL’ye şirket kurabiliyorsunuz. Bu durumlar haksız rekabeti beraberinde getiriyor. Mütekabiliyet şartı aranırsa haksız rekabetin önüne geçilir. Yabancılar Türkiye’de gayrimenkul alıyorsa bizde o ülkelerde gayrimenkul alabilmeliyiz. Biz yabancılar Türkiye’ye gelmesin demiyoruz, sadece haksız rekabeti ortadan kaldıralım istiyoruz.

Afrika pazarına hakim olmak bizim neler yapmamız gerekiyor.

Tüm Afrika ile para transferi sorununu çözmemiz gerekiyor. Sadece Libya ile değil, diğer ülkelerle de sorunu çözmemiz gerekiyor. Bugün Çad’ın denize kıyısı yok. Ya Cebelitarık’tan yada Süveyş kanalına ulaşmaları gerekiyor. Oysa Osmanlı döneminde 2. Abdülhamid Han’ın Afrika demir yolu projesi var. Libya’dan iniyor, 24 ülkeyi etkileyen bir demiryoludur. Bugün benzer bir projeyi Çin, Afrika’da yapıyor. Çin bu projeyi bitirdiğinde bütün Afrika piyasasına hakim olacaktır. Bu bir gerçektir. Geçmişinizden gelen kabiliyetin bugün hayata geçirmeniz gerekiyor.

Laleli piyasasına gelirsek ekonominin oraya etkisi nasıl yansıyor?

Laleli piyasasının ihracata katkısı ortalama 8 milyar doların üzerindedir. Bir de Laleli bölgesinde kayıt dışı ekonominin döndüğü biliniyor. Rusya pazarının hareketli olduğu dönemde tahminimiz 20 milyar dolardı, şuan ise 5-10 milyar dolar arasındadır. Mahmutpaşa, Zeytinburnu, Merter ve Osmanbey’deki üreticilerin hepsi Laleli piyasasına bağlıydı. Laleli ticaretin merkezi iken zamanla bundan vazgeçerek konaklama sektörüne döndü. Merter esnafı bittik diyor, Zeytinburnu esnafı bittik diyor. Bu piyasaların hepsi Laleli’ye bağlıydı ve buradaki olumsuzluk bu piyasaları etkiliyor. Biz kayıt dışına göz yumun demiyoruz. Bunları ayıklayın. Bir yere operasyon yapınca bunun ticarete etkisini düşünün. Bazen memur arkadaşımızın bir firma üzerinde alacağı karar yüzlerce çalışanı olumsuz etkileyebiliyor. Laleli 2000’li yıllarda 100 bin iş yerine sahipti. Bu çok büyük bir ekonomidir. Biz de bu konuda bir rapor hazırladık. Kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınarak Laleli’ye sahip çıkmak istiyoruz. Laleli’de yapılan son operasyonlarla birlikte Libyalı yatırımcılar nakit sermayesini geri çekti. Bu durumda insanları tedirgin ediyor. Libyalılar geleceğini görmediği içinde korkuyor. Bu operasyonların etkisi çok yüksek oluyor. O nedenle biran önce sorunun çözülmesi gerekiyor. Kötü olan varsa cezasını bulsun iyi olanda kendi işine dönebilsin.