Türkiye Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş: Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki ticari işbirliği önemli bir ivme yakaladı
Gelişen ticari ilişkiler doğrultusunda Birleşik Krallık, Türkiye’nin önde gelen ticaret ortaklarından biridir. Ticari ilişkilerde yakalanan son yıllarda ivme önümüzdeki dönemde de olumlu havanın devam edeceğini gösteriyor. Yaşanan süreç ile ilgili görüşlerini aldığımız Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, ticari ilişkilerde yakalanılan ivmenin memnuniyet verici olduğunu ifade etti.
Türkiye–Birleşik Krallık Ticari ilişkilerinin genel seyri ve gelişim seyri ile ilgili bir değerlendirme alabilir miyiz?
Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki ticari işbirliği önemli bir ivme yakaladı. İki ülke arasındaki mal ticareti hacmi 2025 yılında 24 milyar Dolar seviyesine ulaştı. Birleşik Krallık bugün itibarıyla Türkiye’nin en büyük ikinci ihracat pazarı konumundadır. Hizmet ticareti hacmi ise yaklaşık 7 milyar Dolar. Toplam mal ticaret hacmini, orta vadede 40 milyar dolar seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Halihazırda müzakereleri devam eden güncellenmiş Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) da bu hedefe ulaşmamızda önemli bir kaldıraç işlevi göreceğine inanıyoruz. Bu anlaşma, mevcut ekonomik ilişkilerimizi sadece niceliksel olarak değil, niteliksel olarak da daha ileri bir aşamaya taşıyacak.
İki ülke ticari ilişkilerinin geliştirilmesi noktasında serbest ticaret anlaşması müzakerelerinde gelinen nokta ile ilgili bir bilgi alabilir miyiz?
STA müzakereleri yapıcı bir zeminde ilerliyor. Her iki tarafta da olumlu bir siyasi irade var. Uzman heyetlerimiz bugüne kadar üç tur müzakere gerçekleştirdi; dördüncü tur Şubat ayı sonunda Londra’da yapılacak. Güncellenmiş STA’yı klasik bir ticaret belgesinin ötesinde, derinleştirilmiş bir ekonomik ortaklık çerçevesi olarak görmek lazım. Mal ticaretine ilaveten, hizmet sektörü, e-ticaret, sürdürülebilirlik, yeşil dönüşüm ve dijital ekonomi gibi alanlar müzakere başlıkları arasında yer alıyor. Ayrıca tarım ürünlerinde ilave kotalar ve piyasa erişimi konularını çalışıyoruz.
Küresel ölçekte korumacılığın arttığı, aynı zamanda ülkelerin yeni ticaret anlaşmalarına hız verdiği bir dönemde, Türkiye–Birleşik Krallık STA’sının güncellenmesi önemli bir stratejik anlam taşıyor. Bu sürecin, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında uzun süredir gündemde olan Gümrük Birliği’nin güncellenmesi yönündeki müzakerelere de olumlu bir örnek teşkil etmesini ve kaldıraç etkisi yapmasını temenni ediyoruz.
Türkiye-Birleşik Krallık 8. JETCO toplantısı ile ilgili bir değerlendirme alabilir miyiz?
İki ülke arasında ekonomi ve ticareti ilgilendiren alanlarda kararların alındığı ve uygulamanın takip edildiği en önemli kurumsal mekanizmalardan biri olan JETCO, her yıl Ticaret Bakanlarının eş başkanlığında düzenleniyor. Bu yıl gerçekleştirilen 8. JETCO toplantısında özellikle ticaretin önündeki teknik engellerin kaldırılması konusunda önemli bir ilerleme sağlandı. Örneğin, yetkilendirilmiş kuruluşlara ilişkin imzalanan anlaşma, ticaretin kolaylaştırılması açısından son derece faydalı bir adım oldu.
Söz konusun toplantının bir diğer önemli boyutunu ise, Türkiye ve Birleşik Krallık’ın üçüncü ülkelerde yürütebileceği ortak projelerin değerlendirilmesi teşkil etti. Türkiye’nin güçlü müteahhitlik tecrübesi ile Birleşik Krallık’ın finansman ve müşavirlik kapasitesinin bir araya getirilerek, özellikle Afrika, Orta Asya ve Orta Doğu’da ortak projelere imza atılmasını hedefliyoruz.
Sayın Ticaret Bakanımıza bu ziyarette iş dünyamızın önemli temsilcilerinin eşlik etmesi, somut ticari görüşmelerin yapılmasına da imkân sağladı. Toplantı vesilesiyle, iş insanlarımızın sahada karşılaştığı sorunlar doğrudan muhataplara iletildi ve çözüm için ortak bir irade ortaya koyuldu.
Gelişen ticari ilişkiler doğrultusunda Türk yatırımcıların Birleşik Krallık’a olan ilgisi ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Birleşik Krallık ve bilhassa Londra, değişen küresel dengelere rağmen hâlâ finans, teknoloji, ticaret ve kültür alanlarında dünyanın önde gelen merkezlerinden biri olma niteliğini koruyor. Londra’nın küresel finans sistemi içindeki güçlü konumu, Brexit’e rağmen değişmedi.
Özellikle Türk teknoloji girişimcileri, hem finansmana hem küresel pazarlara erişim imkânları nedeniyle Londra’yı öncelikli bir merkez olarak görüyor. Aynı şekilde, Türkiye’nin köklü markaları da küresel açılım stratejilerinde Birleşik Krallık’ı önemli bir hedef pazar olarak konumlandırıyor.
Ticaret Bakanlığımızın sağladığı desteklere ilaveten, Büyükelçilik olarak ihracatçımıza, yatırımcılarımıza her türlü danışmanlık ve yönlendirmeyi sağlamaya devam ediyoruz. Bununla birlikte, Birleşik Krallık gibi maliyetleri yüksek ve iş yapma süreçleri detaylı olabilen bir pazara girerken, yatırımcılarımızın profesyonel hizmetlerden faydalanmalarını tavsiye ediyoruz.
Birleşik Krallık yatırımcılarının Türkiye’ye ilgisi ile ilgili gözlemelerinizi alabilir miyiz?
Türkiye, genç ve dinamik nüfusu, güçlü iç pazarı ve çoklu bölgelere erişim imkânı sunan coğrafi konumuyla cazip bir yatırım destinasyonu olmaya devam ediyor. İstanbul, pek çok uluslararası şirket için Ortadoğu, Orta Asya ve Doğu Avrupa’yı kapsayan bölgesel merkez işlevi görüyor. Birleşik Krallık firmaları bugün Türkiye’deki en büyük yabancı yatırımcılar arasında yer alıyor ve Türkiye’nin her yıl sergilediği güçlü doğrudan yabancı yatırım performansında Londra merkezli finansman yapılarının önemli katkısı var. Bu sürecin daha da güçlenmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi öncülüğünde yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Yatırım ve Finans Ofisimizin bu kapsamda Londra’da daimi bir mevcudiyet tesis etmesi de buradaki faaliyetlerimize güç kattı. Keza, DEİK, DTİK, MÜSİAD, TOBB ve TÜSİAD gibi kuruluşlarımızın faaliyetleri ilişkilerimize güç katıyor.
Gelişmeler doğrultusunda iki ülke ticari ilişkilerinin geleceği ile ilgili görüşlerinizi alabilir miyiz?
Avrupa’nın iki farklı kanadında yer alan, AB üyesi olmayan, ancak önemli iki NATO müttefiki ve stratejik ortak olan Türkiye ve Birleşik Krallık’ın ilişkileri Brexit sonrasında daha stratejik ve çok boyutlu bir nitelik kazandı. Serbest Ticaret Anlaşması’nın güncellenmesi kararı da bu stratejik yaklaşımın bir yansıması olarak okunabilir.
Esasen savunma sanayiinde son dönemde imzalanan anlaşmalar da bu gidişatın somut yansımalarından. Küresel jeopolitik kırılma ve ticaret sisteminde yaşanan yapısal dönüşümler karşısında, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki işbirliği daha da önem kazandı. Özellikle, AB içinde savunma sanayii ve ticaret alanında atılmakta olan adımlar, ABD ve Asya pazarlarıyla ticaret, ikiz dönüşüm ve çığır açan teknolojilerdeki gelişmeler ortak paydalarımızı artırmış durumda.
Sadece ticaret açısından bakacak olursak, Sayın Cumhurbaşkanımız ile Birleşik Krallık Başbakanı’nın ortaya koydukları 40 milyar Dolarlık ticaret hedefine makul sürede ulaşabileceğimizi değerlendiriyoruz. Keza, finansman alanında buradaki imkanlardan azami istifade etmeye çalışıyoruz. Özellikle, BK ihracat teşvik kuruluşu UKEF kredileri, Türkiye için önemli ve uygun maliyetli dış finansman sunmaya devam ediyor. Keza, UKEF’le birlikte üçüncü ülkelerde başlayan ortak projeler, bu konudaki büyük potansiyelin habercisi. Özellikle ulaştırma, enerji ve yüksek teknolojili altyapı projelerinde söz konusu finansman imkanlarından etkin şekilde yararlanmak için kamu ve özel sektör paydaşları olarak yoğun bir çaba içindeyiz.
Ticari ilişkiler değerlendirildiğinde turizm önemli bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. İki ülke arasındaki turizm faaliyetlerine ayrı bir parantez açmanızı istesek neler söylemek istersiniz?
Turizm, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin en canlı ve toplumsal yönü en güçlü alanlarından biri. Türkiye’nin üçüncü büyük turizm pazarı olan Birleşik Krallık’tan 4 milyondan fazla turisti ülkemizde ağırlıyoruz. Aynı şekilde Londra da Türk vatandaşlarının yoğun seyahat ettiği destinasyonlarından biri.
Turizm sektörü, doğası gereği hizmet kalitesi ve kriz yönetimi açısından son derece hassas bir alan. Bu nedenle, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın öncülüğünde hem tanıtım, hem iletişim, hem doğabilecek sorunlara hızlı çözümler üretme konularında tüm yıla yayılan yoğun bir mesai veriyoruz. Türkiye Turizm ve Tanıtım Geliştirme Ajansımız, özel sektör paydaşlarıyla birlikte bu konuda çok etkili çalışmalar yürütüyor.
Bildiğiniz üzere, sağlık turizmi alanında da ciddi bir potansiyel var. Bu alandaki fırsatları da Sağlık Bakanlığımızın liderliğinde, başta Ticaret Bakanlığımız olmak üzere ilgili tüm kurumlarımız ve DEİK Sağlık İş Konseyi gibi özel sektör paydaşlarımızla birlikte değerlendirmeyi sürdürüyoruz.
Eklemek istedikleriniz…
Küresel siyaset ve ekonomide son yüzyıla damgasını vuran kuralların hızla değiştiği, yapay zekânın tarihsel bir kırılma yarattığı yeni bir dönemin eşiğindeyiz. Türkiye olarak bu döneme güçlü girmek için ekonomiden savunma sanayiine, diplomasiden ticarete kadar her alanda yoğun bir hazırlık içerisindeyiz.
Bu çerçevede, çok boyutlu diplomasimizin önde gelen ortaklarından biri de Birleşik Krallık. Londra, ekonomi diplomasisi, ticaret diplomasisi, enerji, bilim, turizm, denizcilik ve kamu diplomasisi gibi birçok alanda Türkiye açısından stratejik bir hedef başkent olmaya devam ediyor. Buradaki vatandaşlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız ve şirketlerimizle birlikte, ilişkilerimizi ülkemizin uzun vadeli çıkarları doğrultusunda daha da derinleştirmeyi hedefliyoruz. Bu çalışmalarımızda emeklerini ve desteklerini esirgemeyen herkese şükranlarımı sunarım.
