Vat Enerji Genel Müdürü Altuğ Karataş: Enerji modern toplumların tam merkezindedir

Enerji uluslararası arenada belirleyici rolünü devam ettiriyor. Artan enerji ihtiyaçları bir yandan ülkeler arasındaki anlaşmazlıkları tetiklerken diğer yandan alternatif enerji kaynaklarına olan yönelimin arttığını gözlemliyoruz. Aktardığımız bu çerçeve doğrultusunda görüşlerini almak için bir araya geldiğimiz Vat Enerji Genel Müdürü Altuğ Karataş, kamuoyunun merak ettiği soruları okuyucularımız için cevapladı.

Enerji sektöründeki gelişmeler ile ilgili genel bir değerlendirme alabilir miyiz?

200 küsur yıl önce sanayi devriminin ortaya çıkmasıyla birlikte insanlık tarihi, sanayi devrimiyle birlikte enerjinin ne olduğunu, hayatını nasıl kolaylaştıracağını, emperyalizmden daha çok kapitalizme doğru giden, emperyalist devletlerden kapitalist ekonomiye giden büyük bir dönüşümü yaşamış dünya. Enerji olmadan sanayi devriminin sürekliliğinin olamayacağı sonucuna varılmış. Bu çerçevede enerjiye olan bağımlılık ortaya çıkınca Osmanlı İmparatorluğu’nun da yıkılışı desteklenmiş. Ortadoğu coğrafyası da dâhil dünyadaki bütün büyük enerji kaynaklarının çıktığı noktalara baktığımızda büyük bir kısmı ve çoğunluğu Osmanlı coğrafyasının içinde bir paylaşım savaşını ortaya çıkmış. Birinci paylaşım savaşı yapılmış. Tam paylaşılamamış. İkinci paylaşım savaşı yani ikinci dünya savaşı ortaya çıkmış. Bence şimdi günümüzde de kansız, daha doğrusu daha az kanlı, daha az ölümlü, farklı metotların denendiği bir üçüncü paylaşım savaşındayız. Kısaca enerji, modern toplumların tam merkezinde diyebiliriz.

Dijital çağ da enerjiye olan bağımlılığı pekiştirdi diyebilir miyiz?

Kesinlikli, dijital çağ enerjiye olan ihtiyacımızı katladı. Ortaya çıkan refah düzeyi, insanların hayatlarını bir yandan kolaylaştırırken diğer yandan bu refaha ulaşabilmek için ödediği bedel doğrultusunda işleri daha zorlaştı. Bu da yepyeni senaryoları konuşmamıza neden oluyor.

Bu ortamda enerji tasarrufu ve verimliliği konusu önem kazanıyor diyebilir miyiz?

Benim esas konum aslında enerji verimliliği. Bu çerçevede kaynakları tüketerek bir yere varamayacağımızı rahatlıkla söyleyebilirim. Tüketimdeki artış dünyamızı geri dönülemez noktalara getirebilir. Yaşadığımız çevresel sorunlar enerjimizi daha verimli nasıl kullanabileceğimiz sorusunu gündeme getirdi. İşin merkezinde artık vahşi kapitalizm ve tam bir tüketim canavarına dönüşmüş insanlığın artık ortaya bir akıl koyarak daha verimli üretip, daha verimli tüketmenin bir yolunu bulması gerekir ki, ben bunu slogan olarak da kendi sayfamda da kullanıyorum. Verimli üretin, bilinçli tüketin.

Bugün rahatlıkla minimum %25 enerji verimliliği ile birçok sorunumuzu çözebiliriz. Şu anda dünyada günlük 105 milyon varil günlük petrol çıkarılıyor. Bunun %20 tasarrufla kaba bir hesapla 21 milyon varil azaltabiliriz. ABD’nin günlük üretiminin 13 milyon varil olduğunu düşündüğümüzde ne kadar tasarruf sağladığımız ortaya çıkar. Hal böyle olunca daha az çatışmanın ve daha az savaşın olacağı sonucuna rahatlıkla ulaşabiliriz.

Venezüella’da yaşananları görünce aktardıklarınız daha da kıymetli hale geliyor.

Bu bir paylaşım savaşıdır. Şu an mafyavari bir biçimde hareket ediliyor. Dünyanın gözü önünde hukuk, Birleşmiş Milletler yok deniliyor. Bu ortamda Dünya 5’ten büyüktür sözünün daha değerli hale geldiğini düşünüyorum. Venezüella örneğinden sonra diğer ülkelerinde bu ve benzeri hareket tarzı meşru hale geldi. Artık yeni dünya düzeninde güçlü ve dengesiz liderlerin oluşturduğu bir bilek güreşin savaşının içinde bir oraya bir buraya dünya savruluyor.

Türkiye tüm bu keşmekeşin içerisinde farklı bir politika izliyor. Daha paylaşımcı daha barışçıl yollarla insanların enerji kaynaklarına ulaşması için çaba sarf ediyor. Bu yaklaşımımız ile ilgili düşüncelerini alabilir miyiz?

Bu kadar dengesizliğin içerisinde ülke olarak bir denge arayışı içerisindeyiz. Enerji merkezi olma noktasında her şeye rağmen adımlar atmaya devam ediyoruz. Bu çerçevede Ortadoğu’da, Asya’da, Doğu Akdeniz’de ve daha birçok yerde barışçıl politikalarla insanların enerji kaynaklarına ulaşması için çaba saf ediyoruz. Bu çerçevede de dünyada itibarımızın arttığını ifade edebilirim.    

Ülke olarak beklentileri karşılayabilecek durumda mıyız?

Hem kat ettiğimiz yol hem de bulunduğumuz coğrafya olarak değerlendirdiğimizde bir enerji merkezi olabilecek potansiyeldeyiz. Bulunduğumuz coğrafya Türkiye’ye yeni misyonlar ve roller üstlenmesini sağlıyor. Bugün itibari ile kendi topraklarımız dışında da enerji konusunda farklı ülkelerle karşılıklı güven esasına dayalı bir şekilde hareket edebilmemiz oldukça önemlidir.

Özetlediğiniz ortamda Vat Enerji’nin faaliyetlerinden bahseder misiniz?

Özellikle kamu binalarındaki yeşil enerji dönüşümü ile ilgili çalışmaları yapıyoruz. Bu çerçevede enerji verimliliği ile ilgili çalışmalar yürütüyoruz. Son dönemde çalışmalarımız Özbekistan’a da yönlendirdik. Özbekistan Türkiye’nin tecrübelerine güveniyor ve bu doğrultuda farklı alanlardaki dönüşümünü Türkiye)ye danışarak yapıyor. Firma olarak da deneyimlerimizden yola çıkarak Özbekistan’da çalışmalarımıza devam ediyoruz.