Girne Amerikan Üniversitesi Havacılık Yüksekokulu Pilotaj Şefi Bölüm Başkanı Pilot Alihan Ovalı: Girne Amerikan Üniversitesi, havacılık kültürünü bir yaşam haline getiriyor

Havacılık alanında yaşanan gelişmeler gençlerin bu alana daha fazla ilgi göstermesini sağladı. Bu çerçevede artan arz talep yükseköğretim kurumlarını da harekete geçirdi. Girne Amerikan Üniversitesi’nin havacılık kültürüne katkıları ile ilgili bilgi almak için bir araya geldiğimiz GirneAmerikan Üniversitesi Havacılık Yüksekokulu Pilotaj Şefi Bölüm Başkanı Pilot Alihan Ovalı, sorularımızı yanıtladı.

Havacılık sektöründe pilotaj açığına sürekli vurgu yapılıyor. Girne Amerikan Üniversitesi olarak havacılık bölümüne gençlerin ilgisini aktarır mısınız?

Türkiye’de son on yıldır havacılık sektörüne sürekli yatırım yapılıyor. Yeni havalimanları yapılıyor ve THY’ları sürekli yeni uçak alımları yapıyor. Bunları gören gençler havacılık sektöründe sadece pilotaj değil, kabin alanlarına veya operasyon alanlarına ilgi gösteriyor. Bu bölümleri tercih eden öğrenciler mezuniyet sonrası iş imkanlarının çok olduğunu görüyorlar. Dolayısıyla havacılığın her alanında olmak istiyorlar. Bugün üniversiteden mezun oluyorsunuz fakat iş bulmakta sorunlar yaşayabiliyorsunuz. Havacılık sektöründe ise arz her geçen gün artıyor. Bunu fark eden vakıf üniversiteleri de bu alana yatırım yapmaya başladı. İstihdam oranlarının fazla olması, eğitim olanaklarının artması, maaşların ekonomik olarak nitelikli oluşu bu alandaki ilginin de artmasını sağladı. Bugün Türk Hava Yolları, Pegasus gibi firmalarında sürekli yeni uçak siparişlerini duyuyoruz. Şuanda verilen uçak siparişleriyle önümüzdeki 20 yıl boyunca havacılık sektöründeki istihdamın daha fazla artacağını öngörüyoruz.

İstanbul Havalimanı her yıl uçuş rekorları kırıyor, Ercan Havalimanı yenilendi. Kamunun bu yatırımları sektörün geleceğiyle ilgili işaret veriyor mu?

Kamunun bu alandaki yatırımlarını herkes görüyor. İstanbul Havalimanı sadece kent havalimanı değil, Orta Doğu veya Avrupa’nın da ilgisini gören bir havalimanı oldu. Dolayısıyla her gün farklı ülkelerden gelen insanları ağırlıyor. İstanbul Havalimanı oranlarına baktığınızda dünyanın en fazla yolcusunu alan, dünyanın en fazla operasyonunun yapıldığı bir havalimanı haline geldi. Bunların hiçbiri tesadüf değildir. Bunun arkasında güçlü ve sürekli yeni rotalar açan Türk Hava Yolları var. Yine Ercan Havalimanı’na baktığınızda özellikle yaz aylarında ülke nüfusundan fazla turist ağırlayan bir ada ülkesi haline geldi. Ercan Havalimanı yeni yatırımlarıyla uluslararası havalimanı seviyesinde operasyon yönetir seviyeye geldi. Uluslararası havalimanı seviyesine gelmeniz için pist uzunluğunun 3 kilometre uzunluğunda olması gerekiyor. Belirli bir park oranına sahip olmanız gerekiyor. Ercan Havalimanı bu özellikleri fazlasıyla karşılayabiliyor. Yine hava taksi dediğimiz özel jet uçuşları açısından baktığınızda adeta ilgi odağı olmuş durumda. Alanya’dan özel helikopterlerle gelen, İstanbul ve Ankara’dan özel uçuşlarla gelen çok sayıda uçuş var.

Türk Hava Yolları açıklama yaptı ve pilot açığına değindiler. Pilot açığı uzun süre devam edecek mi?

THY’nin şuanda 300 tane uçak siparişi var. Bu uçaklar 2030 yılına kadar gelmiş olacak. Bu uçakların gelmesiyle birlikte pilot açığı, kabin personel açığı giderek artacaktır. Teknik argümanların güçlendirilmesi gerekecektir. Bu açığın kapatılması için Türkiye’de sadece 17-18 tane uçuş okulu var. Fakat THY havacılıkta açık olduğunu vurgularken havacılık kültürü ve ahlakıyla yetişmiş insan kaynağına olan ihtiyaca vurgu yapıyor. Sonuçta dünyanın en fazla lokasyona uçan bir havayolundan bahsediyoruz. Dolayısıyla buradaki personelinde THY’nin temsilcisi olarak görülmektedir. Bu nedenle 2025 yılında THY Take-Off Cadet ‘Yetiştirilmek üzere pilot aday adayı’ programı başlattı. Dolasıyla pilotları eğitimden geçirdikten sonra operasyona sunuyorlar. THY 2030 yılına kadar 1500-2000 civarında pilota ihtiyacı var. Bu programla yıllık yetiştirdikleri öğrenci sayısı 270-300 civarındadır ve bu çok düşüktür. THY’nin şuandaki hedefi 500-750 öğrenciye çıkarmaktır. Bunu gerçekleştirse bile yine de personel sayısında eksikleri olacaktır. Bu noktada üniversiteler devreye giriyor. Bir üniversitesinin pilotaj bölümünden eğitimi 5 yılda tamamlanıyor. Bu sürede sadece pilot olmuyorsunuz, aynı zamanda bir havacılık çizgisine, ahlakına sahip olmuş oluyorsunuz. Bu süre içinde öğrenci de kendini havacılık sektöründeki bir yaşam çizgisine ulaşmış oluyor. Kendini o ailenin bir ferdi olarak kabul ediyor. En önemli husus budur. Çünkü öğrenciler üniversiteye geldiklerinde ortalama 17-18 yaşında oluyorlar. Bu öğrencilerin araç ehliyetleri yok iken uçak kullanma ve lisanslandırma ikmanı sağlıyoruz. Öğrenciler bizden mezun olduklarında 22-23 yaşında oluyor ve bir havayolunda işe başlama imkanına sahip oluyorlar. Ortalama 40-45 yıl havayolu şirketlerine hizmet veriyorlar ve havayolu şirketleri de istikrarlı personelle çalışmak istiyorlar. Hem kendi programlarıyla hem de buna paralel üniversitelerden mezun öğrencilerle devam etmek istiyorlar.

Girne Amerikan Üniversitesi öğrencilerine bu kültürü aşılayabiliyor mu?

Girne Amerikan Üniversitesi, Kıbrıs’ta havacılık kültürünü yaşatan, genel havacılığı bir yaşam haline getiren ilk kurumdur. Akabinde bazı üniversitelerde de havacılık girişimleri gerçekleşti. Kurum kültürü havacılık kültürüyle paralel ilerlemektedir. Çünkü havacılık bir ruhtur. Yani ticari kaygılarla bu alana yatırım yapılabilecek bir alan değildir. Havacılıkta her kural bir kaza sonucu kanla yazılmıştır. Her donanım bir kaza sonucu bir ölüm sonucuyla oluşmuştur. Girne Amerikan Üniversitesi’nin kurucu rektörü Serhat Akpınar’ın kardeşi de kaptan pilottur ve THY ve Cumhurbaşkanlığı uçağını uçurmuştur. Şimdi ise bu bayrağı bizlere emanet ettiler. Hiçbir ticari kaygı gözetmeksizin bu ruhu yaşatmak ve göklere taşımak bizim görevimizdir. Girne Amerikan Üniversitesi bu açıdan kurumsallaşmıştır. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü de sürekli olarak bizi denetlemektedir. Biz üniversite olarak öğrencilerin nasıl mezun olduğunu, mezun olduktan sonra iş imkanı, yaptığı görüşmeler gibi birçok alanda öğrencilerimizi takip ediyoruz. Kurum olarak sürekli havayolu şirketleriyle görüşüyoruz. Son on yılda mezun ettiğimiz öğrencilerin %98’sini işe yerleştirmeyi başardık.

Girne Amerikan Üniversitesi’nde Türk öğrenciler dışında pilotaj bölümünde yabancı öğrenciler var mı?

Tabii ki Türkiye dışından da öğrencilerimiz mevcuttur. Çünkü benzer pilotaj açığı Afrika içinde geçerlidir. Bir de Girne Amerikan Üniversitesi çok uluslu bir kültüre sahiptir. Dünyanın farklı 3 kıtasından öğrenciler üniversitemize gelmektedir. Avrupa ve Afrika’dan öğrencilerimiz vardır. Ürdün, Libya, Rusya, Ukrayna gibi ülkelerden pilot olmak isteyen öğrencilerde bizi tercih ediyor. Bu durum aslında öğrencilerin İngilizce öğrenmelerine de katkı sağlıyor. Çünkü yabancı ülke arkadaşı mecburen ortak dil kullanımı İngilizceyi ön plana çıkartıyor.

Havacılık bölümünüzde pilotaj dışında havacılığın diğer alanlarında da eğitimleriniz mevcut mu?

Havacılık bölümü dediğinizde öğrencilerimize Ercan Havalimanında staj imkanı sağlıyoruz. Yine İstanbul Havalimanında ATC departmanlarında anlaşmalarımız var. Havacılık eğitimi dediğinizde herkes sadece pilotaj olarak görüyor fakat sadece bu bölümle sınırlı değilsiniz. Havalimanı bakımı, güvenliği, teknisyen gibi birçok bölüm vardır. Yine havacılıkta planlama alanları vardır. Bu nedenle sadece pilotaj olarak görmemek gerekir.

Uzun zamandır Türkiye’de eğitim fiyatları tartışılıyor. Bu açıdan adadaki okulların fiyatları nasıl?

Ben aynı zamanda üniversitenin marketing bölümüne de destek veriyorum. Üniversitesinin tercih ve fuar döneminde de sahada öğrencilerle bir araya geliyoruz. Orada öğrencilerin merakla konuşması bizleri de mutlu ediyor. Çünkü her öğrencinin bir hayali ve beklentisi var. Son iki yıldır gördüğümüz Kıbrıs’ın öğrenciler için hem ekonomik hem de sosyal açıdan güçlü bir merkez olmuştur. Çünkü öğrenci potansiyelinin adada yüksek olması nedeniyle artık öğrencilerin yön verdiği bir ülke haline geldi. Onların taleplerine göre gelişiyor. Yine adadaki üniversitelerin ciddi oranlarda burs imkanları bulunuyor. Yine son yıllarda İstanbul’dan öğrencilerin adayı tercih ettiğini görüyoruz. Çünkü kira açısından da ada fiyatları çok uygundur. Ekonomik açıdan Türkiye daha pahalıdır. Bazen adadaki üniversitelerden mezun olan insanlar yine KKTC’de iş bularak adada kalmayı tercih ediyorlar.

Eğitim uçaklarının düştüğünü görmekteyiz. Bu sorunlar neden kaynaklanıyor,  eğitim uçaklarının eski olmasına işaret ediyorlar siz bu düşünceye katılıyor musunuz?

Eski uçak yoktur, bakımı yapılmamış eksik bakımla yapılmış uçuş vardır. 1965 model, 70 model, 75 model uçaklar Türk Hava Yolları Akademisi’nde hizmet vermektedir. Uçak okullarında 75 model, 80 model uçaklar kullanılmaktadır. Bu uçakların kullanılması için bakımı zamanında yapılması gerekiyor. Uçağın operasyonel anlamda ölümcül durumla karşı karşıya kaldıysa bunun iki temel unsur vardır. Bakım ve pilot kaynaklıdır. Kazaların %95’i pilot veya bakım eksikliğinden kaynaklanıyor.

Siz hangi havalimanlarında uçuş yapıyorsunuz?

Isparta Havalimanı, Gaziantep, Kahramanmaraş gibi havalimanlarında operasyon yapıyoruz. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne bağlı ATO tarafından denetime tabi tutuluyoruz.

Sürekli teknoloji değişiyor bu durum havacılık sektörüne nasıl etki yapıyor? Biz sürekli öğrencilerimize gelişime açık olun diyoruz. Bir pilot her zaman gelişime açık olmalıdır. Uçtuğu uçağın el kitabını okumak eskiden tek başına yetiyordu. Çünkü gelişen teknolojilerle sürekli uçaklara revize gelmektedir. İlla uçak tipinin değişmesine gerek yok. İç kısımlarda dahi birçok özellikler sürekli yenileniyor. Pilotlarımızın da bu gelişmeleri sürekli takip etmeleri gerekiyor. Röportaj başında söylediğim gibi bunun için pilotların havacılık kültürüne sahip olması gerekir. Girne Amerikan Üniversitesi de öğrencilerine sadece ders değil, havacılık kültürünü veriyor.