Ges Construction CEO’su Hakan Sönmez: Rusya’da çatışma ortamı bittikten sonra tekrar bir patlama olacaktır

Firmalarımız inşa sektöründe dünyanın dört bir yanında önemli projelere imza atıyor. Müteahhitlerimizin önemli projeler gerçekleştirdiği coğrafyalardan Rusya’ya ise ayrı bir parantez açmak gerekir. Kendine has kuralları olan bu coğrafyada, uluslararası arenada adından sıkça söz ettiren firmalarımızın ortaya çıktığını ifade edebiliriz. Son dönemde yaptırımlarla birlikte büyük zorluklar yaşanan Rusya ile ilgili son gelişmeleri almak için sorularımızı yönelttiğimiz GES Construction CEO’su Hakan Sönmez deneyimlerini okuyucularımız için paylaştı.  

GES Construction hakkında bilgi alabilir miyiz?

GES Construction 2015 yılında kurulan bir müteahhitlik firmasıdır. İlk kayda değer müteahhitlik işini 2021 yılında Rusya’nın en büyük gayrimenkul geliştiricilerinden biri olan Regions Development firmasından aldı. İlk iş olarak Regions Development için Moskova’nın Nagatinskiy Zaton bölgesinde premium klas bir konut inşaatını anahtar teslim olarak başarılı bir şekilde tamamlayan GES Construction devam eden aylar içinde aynı gayrımenkul geliştiricisi için Nagatınskıy Zaton bölgesince 20 bin m2’lik 6 blokluk ofis, 250 öğrencilik bir okul, 21 bın m2’lik açık havuz ve Ulaştırma Bakanlığı için aynı bölgede Güney Nehir Taşımacılığı İstasyonu’nu inşa etti. 2022 yılında Moskova’nın Preobrajenskiy Ploshad bölgesinde aynı gayrimenkul geliştirici için 90 bin m2’lik konut inşaatı için sözleşme imzaladı. İlk aldığı işleri 2022 ve 2023 yıllarında tamamlayıp teslim eden GES Construction, Preobrajenskıy Ploshad bölgesindeki premıum klass konut işini 2024 yılı sonunda tamamlayıp teslim etti. 2024 yılından itibaren işveren portfolyosunu çeşitlendirmeye başlayan GES Construction, 2026 yılı itibariyle Rusya’nın saygın gayrimenkul geliştiricilerinden MR Group, Ingrad gibi farklı işverenle elit, premium, business klas konut, A ve B klass ofis, okul, alışveriş ve eğlence merkezleri inşaatları yapmaktadır.

GES Construction diğer firmalardan kendisini entegre proje yönetimi metodunu benimseyerek diğer rekabetçilerden ayırmaktadır. Projelerin daha geliştirme aşamasında işverenlerle işbirliği yaparak tüm paydaşları geliştirme sürecine dahil etmektedir. Dizayn bölümü proje geliştirme aşamasında satın alma, ambar, saha uygulamacıları ile işbirliği yaparak en uygun çözümleri bularak proje dizaynına entegre etmektedir. Projenin paydaşlarının erken dönemde süreçlere dahil edilmesi uygulanması kolay çözümlerin, piyasada rahat bulunan malzemelerin ve ambarlarda mevcut malzemelerin seçilmesi ile sonuçlanıp hem verimliliği hem de işveren memnuniyetini arttırmaktadır.

GES Construction işveren ve çalışan memnuniyetini faaliyet hedeflerinin başına koymaktadır. Henüz teklif aşamalarında işverenlerle işbirliği yaparak optimizasyon olanaklarının realize edilmesi, ürün kalitesi arttırılırken fiyatın aşağı çekilmesi için önerilerde bulunmaktadır. Rakip firmalar bu tür öneriler için uygulama aşamasını beklerken, uygulama aşamasında önerilerin mali getirisi işverenle paylaşılırken teklif aşamasında mali getiri işveren tarafından alınır, GES Construction daha teklif aşamasında bu optimizasyonları çalışıp işverenle paylaşır ve proje maliyetini aşağı çekmede işverene yardımcı olur. GES Constrction çalışanlarının çıkarlarını da ön plana koyarak hareket eder. Çalışanlarının kariyerlerinde ilerleyebilecekleri bir okul olma hedefi vardır GES Constrction’ın. Proje yönetimi metodlarını modern tarzda benimseyen GES Construction aynı zamanda bunu çalışanlarına aktarmak için eğitim programları uygulamaktadır. GES Construction çalışanların uzun süre çalışmak isteyecekleri bir firma olmak istemekte ve adımlarını bu yönde atmaktadır.

GES Construction hedefleri büyük ve kapasite ile hırs orantılılığının farkında olarak hareket eden bir firmadır. Kapasitesini arttırmak için genç ve dinamik bir ekiple çalışmakta ve bu ekibin niteliklerini arttırmak için gerekli eğitimleri vermektedir. Başladığımız günden bu yana 10’dan fazla büyük çaplı işi bitiren GES Construction, şuan 9 büyük çaplı projenin hayata geçmesinde çalışmakta ve toplam büyüklüğü 1.8 milyar dolarlık kontrat yönetmektedir. GES Construction’ın kısa vadede ulaştığı başarı uyguladığı stratejinin sonuç verdiğini ve müşteri ve çalışan memnuniyetinde hedeflediği başarıyı elde ettiğini göstermektedir.

Faaliyet gösterdiğiniz coğrafya oldukça zorlu bir coğrafya, yaşadığınız zorluklar ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Rusya-Ukrayna çatışması başladıktan sonra, burada dünyanın her tarafından Rusya’ya yönelik ambargolar başladı, doğal olarak bu yaptırımların bize yansımaları oluyor. Yaptırımların Rusya’da enflasyonist bir etkisi oldu. Bu ortam iş gücü noktasında ücretlerin yukarı yönlü hareket etmesine neden oldu. Malzeme fiyatlarında artışlar oldu ancak satın alma gücünün azaldığına tanık olduk. Yani satın alma gücü düşerken fiyatlar yükselmeye devam etti.  Bu durum kar marjlarını aşağı düşüren bir baskı ortamı ile karşı karşıya kalmamıza neden oldu. Bu ortamda bizim gibi borçlu olmayan firmalar daha rahat hareket ederken, borçlu firmaların zorlandığı bir dönem ortaya çıktı.

Enflasyonist ortamda merkez bankalarının faiz indirimleri ile karşı karşıya kaldık. Bu durum sizi nasıl etkiliyor?

Az önce bahsettiğim gibi kar marjlarının düştüğü bir dönemi beraberinde getirdi. Şuan bizim gibi firmaların bekledikleri karı edemediğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunun yanında bizim gibi bu işin müteahhitliğini yapan firmaların alacaklarının geç almasına neden oluyor. Ödemelerinin aksaması, gecikmesi ya da işverenlerin bilerek bu yönde sorunlar çıkartması tabii işleri daha da zorlaştırıyor. Hak ediş ödemelerinde yaşanan gecikmeleri kendimizi işin ortağı olarak gördüğümüz için belli oranlarda tolere ediyoruz. Bu çetin zorlu dönemden el ele vererek çıkılabileceği düşüncesi ile hareket ediyoruz. Hane halkı  satın alma gücü düşerken temel ihtiyaçlar dışındaki kalemler için daha az para harcanmakta bu da gayrimenkul fiyatları üstünde aşağı yönlü bir baskı oluşturmaktadır. Ancak artan işçilik ve malzeme maliyetleri gayrimenkul fiyatlarının azalmasına engel olmaktadır. Satış fiyatlarını maliyet oranında arttıramayan gayrimenkul geliştiriciler çözümü kar marjlarını daha da aşağı çekme yönünde bulmaktadır. Bizim gibi kendisini işverenlerin çözüm ortağı olarak gören firmalar kar marjlarını aşağı çekerek ve ödemeler konusunda vadeleri arttırarak işverenlere yardımcı olmaktadır.

Bundan birkaç yıl önce Rusya’da böyle sorunlardan bahsedilmezdi. Birçok firmamız kazançlı işler gerçekleştirip, firmalarını büyütmüşlerdi. 

Evet, bundan beş yıl önce, hakikaten enflasyon oranları ve politika faizleri aşağılardayken yani çok düşük düzeylerdeyken bu konularda hiçbir problem yoktu. Hem hak ediş onayları hem de hak edişlerin müteahhitlere geçmesi anlamında bir problem yoktu. İyi kazançlar sağlanılan bir coğrafyaydı. Bugün ise ancak riskleri düzgün yönetebilen ve verimliliği yukarı çekebilen firmalar faaliyetlerine devam edebilmekte ve büyüyebilmektedir. Tim stratejisini pürüzsüz bir piyasa üstüne kurmuş firmalar büyük zorluklarla karşılaşmaktadırlar.

Geçmişte Enka, Rönesans gibi firmaların çıktığı Rusya’da, durumlar değişti daha az Türk firmasının varlık gösterdiği bir coğrafya haline geldi diyebilir miyiz?

Büyük çaplı müteahhitlik firmaları çok daha az bugün. Bundan 10 yıl önce piyasada Rönesans, Enka, Ant Yapı gibi firmalar, pastanın büyük bir kısmını ellerinde tutuyorlardı. Bugün artık o oranda bir hâkimiyetten bahsedemeyiz. Son yıllarda inşaat piyasalarında Rus müteahhitlik firmalarının payı artmaya devam ediyor. Ancak sıkı iş programı ve yüksek kalite beklentisi olan işverenler hala Türk Müteahhitlerini seçmeye devam ediyor. Yine de bundan 10 yıl öncesiyle karşılaştırıldığında piyasayı çok daha az domine ediyor Türk Müteahitler.

Rusya’da yeterli işi bulamayan firmalarımızın Avrupa pazarına yöneldiğini gözlemliyoruz. Özellikle Rusya’da iş yapmış firmalarımızın Avrupa pazarına daha kolay adapte olduğunu görüyoruz. Bu konu ile ilgili düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Rusya inşaat piyasasını belki Türkiye’den ayıran en temel özelliklerden bir tanesi Rusya’nın çok regüle bir piyasa olmasıdır. Yani her şeyin kuralı var. Hangi aşamalardan geçilerek yapılır bu iş çok bellidir. Önceden reçetesi vardır. Türkiye’de biraz daha sözlü, karşılıklı, iletişimle, karşılıklı anlayışla… Kişisel ilişkilerle ilerlemektedir. Bu da Türkiye’de kurulup sonradan Rusya piyasasına giren firmalar kuralların önceden belli olduğu ülkelerde zorlanmasına neden oluyor. Rusya’da tamamen yazılı reçetesi olan prosedürlere bağlı süreçler çerçevesinde yol alıyoruz. Bunlar disipline ediyor firmaları ve çalışanlarını doğal olarak. Rusya piyasasında iş yapmaya alışmış firmalar Avrupa gibi regüle piyasalarda daha kolay iş yapıp başarılı olmaktadır.

Rusya’da işler bitti mi yoksa başka nedenlerden dolayı mı işler azaldı?

Rusya’da iş azaldı diyemeyiz ancak batılı firmaların yaptığı yatırımları, yaptırımlardan sonra azaltması beraberinde müteahhitlik işlerinde de azalmaya neden oldu. Bir bekleme döneminden bahsedebiliriz. Rusya’da üst yapı, kentsel dönüşüm halen yüz milyarlarca dolarlık bir piyasa değerine sahiptir ve bu zamanla gerçekleşecek. Buna rağmen halen oldukça önemli oranda büyük projeler şu an yapım aşamasında, yavaş da gitse ilerliyor. Çatışma ortamı bittikten sonra tekrar bir patlama olacağı kanaatindeyim. Biz de GES olarak bu sürece hazırlık yapıyoruz.

İşlerin geliştiği dönemde Rusya’nın kurallarını bilmeyen firmaların zorlanacağını söyleyebilir miyiz?

Rusya zaten birdenbire herkesi kabul eden bir yapıda değil. Sistemi biliyor olmanız büyük avantajlar sağlıyor. Başarılı firmalarda sistemi bilen firmalar olarak öne çıkıyor. Örneğin Rönesans’ı kuran Erman Bey, Enka’da yetişti sonra kendi firmasını kurdu ve başarılı projeler yürüterek yükseldi. Bizde geçmişte Rönesans’ta görev almış kişiler olarak sistemi ve coğrafyayı tanıyarak iş yaşamına atıldık ve gerçekleştirdiğimiz başarılı projelerle yolculuğumuza devam ediyoruz. Yani biz başladığımızda artık bir işveren ne bekler? Devletin beklentisi nedir? Bir inşaat hangi aşamalardan geçmesi gerekiyor? Bunların hepsini bilerek başlamış olduk. Sistemi bilmeyen firmaların büyük firmalar da olsalar Rusya’da zorlanacağı düşüncesindeyim.

Türkiye’deki müteahhitlik sektörü ile ilgili düşüncelerinizi alabilir miyiz?

İstanbul’daki müteahhit sayısı sanırım bütün Avrupa’daki müteahhit sayısından daha fazla ve bu durum oldukça şaşırtıcı bir durumdur. Çok büyük bir arz var. Arzın bu kadar fazla olduğu bir pazara girip başarılı olmak da kolay iş değildir. Diğer yandan karlılığın az olduğu bir ortamda herkesi törpüleyen bir süreç yaşanıyor. Karlılığın az olduğu ortamda ancak işi layıkıyla yapabilen, modern proje yönetim metotlarını uygulayabilen firmalar hayatta kalabilecektir. Tabi siyasi gücü ve bağlantıları sayesinde ayakta kalabilenlerin yaptıkları işlerdeki kalite önemli oranda düşecektir. Yani ya kuralına uygun davranıp düşük karlarla hayatta kalma ya da siyasi bağlantılarla kuralına uydurup hayatta kalma.

İşi layığı ile yapabilmek için bir kar oranı paylaşır mısınız?

Birincisi bizim işte zaten öngöremediğiniz bir risk payınız her zaman vardır. Yani bu riskler gerçekleşirse sizin öngördüğünüz karın bir kısmı mutlaka gidecektir. Yani bunları da öngörürsek %12-15 civarlarında olmalı diyebiliriz.

Firma olarak gelecekte farklı coğrafyalarda iş yapma planınız var mı?

Firma büyürken mutlaka yeni coğrafyalara açılacağız. Böyle bir planımız var. Şu an yavaş yavaş onun da altyapısını hazırlamaya çalışıyoruz. Malum sadece bir coğrafyaya bağlı kaldığımızda o coğrafyadaki krizler, sorunlar sizin kriziniz oluyor, sizin sorununuz oluyor. Biz ise biraz bunlara karşı bağışıklık kazanmak istiyoruz. Biz de o yüzden coğrafyayı biraz çeşitlendirip bir coğrafyadaki krizi, problemleri başka bir coğrafyayla telafi etme yoluna mutlaka gideceğiz. Buna mecburuz, çünkü GES Construction şu an vizyonu olan gelişmek, ilerlemek, büyümek isteyen bir firma.

Planlarınızın içerisinde Türkiye var mı?

Evet, ileride Türkiye’ye de açılmak istiyoruz. Hatta belki yakın zamanda Türkiye’de bir dizayn ofis açmak istiyoruz.

Türkiye dışında neresi olur?

İlk etapta Dubai ya da Arap Emirlikleri olabilir. Bunun yanında Avrupa da olabilir. Avrupa’yı da biz bir yandan gözlüyoruz. Oradaki arkadaşlardan sürekli bilgileri alıyoruz. Tabii Avrupa’nın artıları var eksileri var. Artısı riskleri düşük neredeyse yok gibi. Eksileri ise kâr maçları çok daha düşük. Türkiye’den daha düşük. Tabi firmalar yüksek risklere karşı yüksek kar marjı beklentilerine sahip olur, riskler düştükçe kar marjlarının aşağı yönde hareket etmesi de olağan olmaktadır. Dolayısıyla Avrupa ülkelerindeki düşük kar marjları düşük riskler düşünüldüğünde bizim için kabul edilebilir oluyor.