SARSILMAZ Dış Ticaret Genel Müdürü M. Nuri Kızıltan: İhracatımızı ikiye katlamayı hedefliyoruz

Savunma sanayimizde 150 yıla yakın bir süredir faaliyetlerini sürdüren Sarsılmaz Silah Sanayii, uluslararası arenada adından sıkça söz ettiriyor. Yıllar itibari ile artan ürün gamı ve kalitesi ile yurt dışında daha aktif olmak için SARSILMAZ Dış Ticaret’i kurduklarını belirten Dış Ticaret Genel Müdürü M. Nuri Kızıltan, uluslararası arenada daha aktif bir döneme girdiklerini ifade etti.

Siz uzun zamandır sektördesiniz. Türk silah sanayinin geldiği noktayı aktarır mısınız?

20 yıldır savunma sektöründe çok farklı alanlarda görev yaptım. Bu sektöre girdiğim günden bugüne bir değerlendirme yapacak olursak, sektörümüzde ciddi bir gelişim olduğunu söyleyebilirim. Türk silahlarını artık dünya pazarında etkin ve yaygın bir şekilde görüyoruz.

SARSILMAZ olarak sadece silah üretimi yapmıyoruz, savunma sanayiinde farklı faaliyetlerde de bulunuyoruz. TR MEKATRONİK şirketimiz, SARSILMAZ-TUSAŞ ortaklığıyla yerli top sistemleri üretmek amacıyla kurulmuştur. TR MEKATRONİK, orta kalibre silah sistemleri ve entegre mekanik çözümler konusunda uzmanlaşmış bir şirketimiz. Öte yandan mühimmat üretimlerimiz var, uzaktan komutalı silah sistemleri, silah kuleleri de üretiyoruz. Tüm ürünlerimiz şu an aktif olarak sahada kullanılmaktadır. Son 20 yılda sektörümüzde yaşanan gelişimin paralelinde SARSILMAZ olarak biz de sürekli kendimizi geliştiriyor, son teknoloji ürünlerimizle ülke savunmamıza, katma değerli üretim ve ihracatımızla da ülke ekonomimize katkı sağlıyoruz.

Türk savunma sanayii özellikle 2002 yılından itibaren büyük bir ivme yakaladı. Bu süreçte hem yurt dışında etkinliğimizi artırdık hem de yurt içinde artık yerli silahların kullanılması özel sektörün önünü açmış oldu. Türk ordusu zaten NATO’nun en büyük ikinci ordusudur. Envantere girdiğinizde otomatik olarak ürünlerimizin bilinirlik ve kullanımı geniş bir alana yayılıyor.

Savunma Sanayii Başkanlığı da sektörün gelişimi adına önemli projeler geliştirdi. Önce özgün yerli tabanca projesi, arkasından 7.62 x 51 ve 12.7 x 99 makinalı tüfeklerin devreye girmesi ve piyade tüfek ürünlerimizin kalifiye olması SARSILMAZ açısından yeni bir süreci başlatmış oldu.

SARSILMAZ olarak sektörde 150 yıla yakın bir süredir faaliyet gösteriyoruz. Bu savunma sanayii dâhil birçok sektörde çok sık rastlanan bir durum değil. Alanımızda çok ciddi bir üretim ve mühendislik tecrübemiz var. Bizim fabrikamızda 10-20-30 yıldır çalışan yol arkadaşlarımız mevcut lise veya üniversite çağında stajyer olarak gelip bugün hâlâ aktif görev yapan çalışan ve yöneticilerimiz var. Dolayısıyla nesilden nesile aktarılan tecrübemiz, son teknoloji ürün ve sistemlerimizle yurt dışında otorite ve uzmanlardan tam not alıyoruz.

Türk silah sanayii kalite açısından Avrupalı markalara ulaştı mı?

Türk üreticiler bugün yalnızca tabanca ve piyade tüfeği gibi hafif silahlar deği; uzaktan komutalı silah sistemleri, insansız platformlar (İHA-SİHA-SİDA-İKA) için silah ve kule sistemleri, orta kalibre silah sistemleri ve entegre savunma çözümlerinde de küresel pazarda hakim bir oyuncu haline gelmiştir.

Üretim süreçlerinde NATO standartları, ileri malzeme teknolojileri, hassas işleme,  kapsamlı test prosedürleri ve özel proseslerle yaygın şekilde uygulanıyor. Savunma sanayiinde dışa bağımlılık oranı da son yıllarda önemli ölçüde azalarak yaklaşık %20 seviyelerine geriledi. Bu gelişmeler Türk ürünlerinin kalite, dayanıklılık ve operasyonel güvenilirlik açısından uluslararası pazarda güçlü bir yer edinmesini sağladı.

Bugün Türk savunma ürünleri Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Afrika’dan Asya’ya, ve Amerika Kıtası’na kadar geniş bir coğrafyada tercih ediliyor. SARSILMAZ olarak değerlendirdiğimizde ise kalite konusunda uluslararası rekabette Avrupalı markaları geçtiğimizi söyleyebilirim. Özgün yerli tabanca projesi çerçevesinde yaptığımız değerlendirmede yurt dışında üretilen emsal tabancaları geçtiğimizi gördük. Biz yeni ürünler çıkardığımızda tüm testleri titizlikle yapıyoruz. Ürün dayanıklılık seviyemiz yükseldi ve ömürleri uzadı. Atış dağılımları açısından da daha iyi konumdayız. Sektörümüzün gelişiminde büyük katkısı olan Savunma Sanayi Başkanlığı da bu konuda çok hassas, dünya standartlarının üstünde bir titizlikle projelerde standartları belirliyor. Bu kriterlere ve ürün özelliklerine ulaşmazsanız burada varlık göstermeniz mümkün değil. Dolayısıyla yurt içindeki bu standartlar bizi uluslararası rekabette öne çıkarıyor.

Piyade tüfekleri şu an dünyada aktif olarak kullanılıyor. Bizde farklı segmentlerde çok çeşitli modeller üretip küresel pazara sunuyoruz. Tüm ürünlerimiz yurt dışında yoğun bir ilgi ile karşılanıyor. Kalite açısından ise bir eksiğimiz bulunmadığı gibi fazlamız var diyebilirim. Türkiye bu alanda yaklaşık 100 yıllık arayı son 20 yılda kapattı ve öne geçti diyebiliriz. Bugün yerli üretim gücümüzle geliştirdiğimiz son teknoloji makineli tüfekleri ordumuz ve kolluk kuvvetlerimiz kullanıyor. Bu ürünler Türk ordusunun dışında dünyada aranan ve istenilen ürünler oldu. Hem yurt içi hem yurt dışında bu başarıyı elde etmeyi çok önemli buluyoruz.

Yurt dışında fuarlara katılıyorsunuz. Yabancıların Türk ürünlerine ilgisi nasıl?

SARSILMAZ’ın savunma sanayi yolculuğu, ilk yıllarında tabanca ve av tüfekleriyle katıldığı fuarlardan bugün çok daha geniş bir ürün ekosistemine uzanan güçlü bir dönüşümü ifade ediyor. Şirketimiz, 1800’lü yıllarda sektöre av tüfeklerinin tamiriyle adım atmış; 1950’li yıllarda üretim faaliyetlerini Düzce’deki fabrikasına taşıyarak sanayi altyapısını güçlendirmiştir. 2011 yılında ise son teknoloji entegre üretim tesislerimizi bugün faaliyet gösterdiğimiz modern yerleşkeye taşıdık.

Günümüzde yaklaşık 120 bin metrekarelik alanda mevcut üretim ve geliştirme faaliyetlerimiz sürdürüyoruz. Avrupa’nın en büyük entegre silah üretim merkezi olmamıza rağmen üretim ve geliştirme süreçlerimizin sürekli gelişmesiyle bu alanları da büyütmeyi gelecek planlarımız arasına aldık. Ürün portföyümüz tabancaların ötesine geçerek, piyade tüfekleri, makineli tüfekler, silah kuleleri ve top sistemlerine kadar genişledi. Bu gelişim, katıldığımız uluslararası fuarlarda da açık şekilde görülüyor; artık ürün çeşitliliğimiz nedeniyle fuar alanlarında bile geniş bir yer ayırmamız gerekiyor.

SAR 127 MT, SAR 762 MT, SAR 56 MT ver SAR 556 HMT gibi NATO standartlarına uygun makineli tüfeklerimiz; kara, deniz ve zırhlı platformlara entegrasyon kabiliyetleriyle küresel pazarda yoğun ilgi görüyor. Öte yandan UKSS ve 20-25-30 MM top sistemlerimiz de oldukça incelenen bir ürün grubu. Ziyaretçiler ve profesyonel kullanıcılar ürünlerimizin operasyonel güvenilirliği, dayanıklılığı ve ergonomisi konusunda oldukça olumlu geri bildirimler veriyor. Özellikle iç güvenlik güçleri, askeri delegasyonlar ve distribütörler tarafından yoğun bir teknik inceleme ve test talebiyle karşılaşıyoruz.

Bugün yabancı bir yetkili ziyaret ettiğinde, bir ordunun veya kolluk kuvvetlerinin ihtiyaç duyabileceği pek çok çözümü tek çatı altında sunabildiğimizi ifade ediyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda tüm ürünlerimizin uluslararası pazarlarda daha etkin şekilde sunulması amacıyla SARSILMAZ Dış Ticaret çatısı altında yeni bir yapılanmaya gittik. SARSILMAZ bugün dünyanın birçok bölgesinde faaliyet gösteren, uluslararası fuarlara düzenli olarak katılan ve küresel pazarlardan güçlü geri dönüşler alan global bir marka konumundadır.

Şuanda Orta Doğu da bir savaş var. Bu durum sektörü etkiliyor mu?

Bugün Orta Doğu başta olmak üzere farklı bölgelerde sıcak çatışmaların yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Savaşın olmadığı coğrafyalarda dahi ülkeler bu konjonktüre paralel olarak savunma alanında yatırımlarını artırmaya devam ediyor. Bu ortamda, daha önce de ifade ettiğim gibi SARSILMAZ ürünlerinin kalite, çeşitlilik ve operasyonel etkinlik açısından ulaştığı seviye uluslararası rekabette oldukça güçlü bir konumda.

Bu talep artışı zaman zaman üretim kapasitemizi zorlayan bir seviyeye kadar ulaşabiliyor. Bir yandan ürünlerimizi dünya standartlarının üzerinde üretmeye devam ederken, diğer yandan üretim hızımızı artırmak için sürekli çalışmalar yürütüyoruz.

SARSILMAZ olarak yalnızca üretim gücümüz ve geliştirdiğimiz son teknoloji ürünlerle değil, coğrafi konumumuzla da önemli bir avantaja sahibiz. Bu sayede teslim süreleri birçok bölgeye kıyasla oldukça avantajlı bir noktada bulunuyor. Bugün geldiğimiz noktada özellikle yakın coğrafyamız başta olmak üzere pek çok ülkeden farklı silah ihtiyaçları için bizimle temasa geçiliyor ve teslim süreleri konusunda bilgi talep ediliyor. Son yıllarda Avrupalı ülkelerin de doğrudan temas kurarak ihtiyaçlarını dile getirdiğini görüyoruz. Tüm bu gelişmeler, kalite ve operasyonel avantajı aynı anda yakaladığımız bir noktaya geldiğimizi gösteriyor. Bu nedenle bugün savunma sanayinde geçmişte var olan yaklaşık yüz yıllık farkı önemli ölçüde kapattığımızı söyleyebiliyoruz.

Elbette bu başarıda hükümet politikaları ve dolayısıyla Savunma Sanayii Başkanlığı’nın, kolluk kuvvetlerinin sağladığı desteklerin büyük payı var. Savunma sanayii gibi stratejik bir alanda devletin projelere ve faaliyetlere verdiği destek, bunu sahada hissetmek, şirketler için son derece önemli bir motivasyon kaynağı oluşturuyor.

İhracat hedeflerinizi aktarır mısınız?

SARSILMAZ, her yıl farklı coğrafyalardaki askeri ve emniyet birimlerine, kamu kurumlarına ve yetkili sivil kullanıcılara geniş bir ürün yelpazesinde uluslararası teslimatlar gerçekleştirmektedir. Bu teslimatlarımız; mühimmatlar, tabancalar, piyade tüfekleri, makineli tüfekler, ağır silah sistemleri, uzaktan komutalı silah sistemleri (UKSS), silah kuleleri ile bu sistemlere ait yedek parça ve aksesuarları kapsıyor. Teslimat adetleri; ülke bazlı teknoloji transferi, tedarik programları, modernizasyon projeleri ve uzun vadeli çerçeve anlaşmalarına bağlı olarak yıllara göre farklılık gösterebilmektedir. SARSILMAZ, bu esnek üretim ve teslimat yapısı sayesinde hem seri tedarik ihtiyaçlarına hem de özel konfigürasyon gerektiren projelere hızlı ve güvenilir çözümler sunmaktadır.

Bugün itibarıyla 80’i aşkın ülkeye ihracat gerçekleştiren SARSILMAZ, uluslararası kullanıcıların operasyonel ihtiyaçlarına uygun, yüksek kalite standartlarında ve sürdürülebilir teslimat modeliyle küresel pazardaki güçlü konumunu her yıl daha da pekiştirmektedir.

Tüm bunların sonucu olarak ihracatta en az 2 kat büyüme hedefliyoruz.

Türkiye’de savunma sanayi ihracatını yükseltmek istiyor. Bu dönem istenilen rakamlara ulaşabilir miyiz?

Geçtiğimiz ay Antalya’daki organizasyonda yeni savunma sanayi ihracatının 15 milyar doları geçtiğini gördük.  2018 yılında Yönetim Kurulu Başkanımız Sn. Latif Aral Aliş Beyefendi, Savunma Sanayi Sektör Başkanı olarak 2023 yılı hedefini 6 milyar dolar olarak açıklamıştı. Çok kısa bir zamanda sektör bu rakamlara ulaştı. O nedenle 2026 yılında da 10 milyar 54 milyon dolarlık hedefine de ulaşacağımıza inanıyorum.

Bu rakamlara ulaşmak için yurt dışında da ortaklıklar kurmamız gerektiğine vurgu yapılıyor. Bu noktada SARSILMAZ olarak sizin çalışmalarınız var mı?

Şu anda Avrupa’da özellikle silah kuleleri ve makineli tüfek sistemleri konusunda çeşitli iş birlikleri yürütüyoruz. Bunun yanı sıra Avrupa’da iki büyük iş birliği için de görüşmelerimizi sürdürüyoruz. SAHA EXPO’da bu işbirliklerin imza törenlerini gerçekleştireceğiz.

Avrupalı şirketlerin bu alandaki yaklaşımı oldukça net. Yeni bir sistemi sıfırdan geliştirmek yerine, sahada denenmiş ve kendini ispatlamış çözümlerle ilerlemek istiyorlar. Bizim ürünlerimizin tamamı NATO standartlarında, operasyonel olarak da test edilmiş ve güvenilirliği kanıtlanmış sistemler olduğu için bu noktada ciddi bir avantaj sağlıyoruz.

Ayrıca üretim maliyetleri açısından Türkiye’de geliştirilen ürünler Avrupa’daki muadillerine göre daha rekabetçi bir seviyede. Bunun yanında üretim hızı konusunda da rakiplerimize kıyasla daha ileri bir noktadayız. Bizim için önemli bir diğer unsur ise stoklu üretim yaklaşımıyla çalışıyor olmamız. Bu sayede talebe çok daha hızlı cevap verebiliyoruz. Bu nedenle SARSILMAZ olarak her zaman hazır bir üretim ve tedarik kapasitesine sahibiz. Bu esnekliği ve hız avantajını Avrupalı ya da Amerikalı bir firmanın sağlaması çoğu zaman mümkün olmuyor. Bu durum da uluslararası iş birliklerinde bizi güçlü bir konuma taşıyor.

Macaristan menşeili HT Division ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği de bu kapsamda önemli bir örnek. Bu projede insansız kara araçlarına uzaktan komutalı silah sistemi entegrasyonu üzerine çalışıyoruz. Amaç, ortaya çıkan platformu uluslararası pazarlarda sunmak. Bu çalışmaya yeni başladık ve robotik sistemler alanında önemli bir adım olarak görüyoruz.