Nitelikli yapıların yeni adresi: RMA Yapı
Rüştü Dücan, Mecit Yeşildal, Alper Dedeoğlu tarafından profesyonel olarak uluslararası deneyimlerinin ardından kurulan RMA Yapı, ülkemizde önemli projelere imza atıyor. Üst yapı alanında gerçekleştirdikleri nitelikli işlerle ilgili değerlendirmelerini almak için bir araya geldiğimiz Mecit Yeşildal ve Alper Dedeoğlu ile sektörde ülkemizde yaşanan aksaklıkları konuştuk.
Profesyonel olarak yurtdışında önemli projelere imza attınız, sonrasında RMA Yapı’yı kurarak ülkemizde çalışmalarınıza devam ediyorsunuz. Deneyimlerinizden yola çıkarak sektörünüz açısından ülkemiz ile yurtdışını kıyaslamanızı istesek neler söylemek istersiniz?
Mecit Yeşildal: Bence Türk müteahhitliğinin yurt dışındaki kapsamı ve yeterliliği çok ileri seviyededir. Bu çerçevede de ciddi roller üstlendiklerini belirtmek isterim. Ancak tabii ki yurt dışındaki işler hem jeopolitik konulardan hem de global konulardan çok fazla etkileniyor. Malum bunun en son örneği İran-Amerika Savaşı, özellikle Ortadoğu’yu şu an bitirmiş durumda. Bu örnekleri geriye doğru gittiğimizde artırmak mümkün, geçmişte yurtdışında iş potansiyelinin oldukça fazla olduğunu, karlılığın yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Fakat son dönemde bundan bahsetmek oldukça güç.
Bu çizdiğiniz tablo doğrultusunda müteahhitlerimizin Avrupa gibi daha güvenli pazarlara yöneldiğini gözlemliyoruz. Bu tabloda karlılık azaldıkça firmalarımızın riskli bölgelerden uzaklaştığını söyleyebilir miyiz?
Mecit Yeşildal: Söyleyebiliriz ancak yöneldikleri bu pazarlarda da rekabetin üst düzeyde olduğunu eklememiz gerekir. Avrupa dediğimiz çok eski bir pazar ve bu pazarda yerleşik dünyanın büyük yabancı inşaat firmaları var. Dolayısıyla sizin dışarıdan bir oyuncu olarak oraya girmeniz hem çok zor, hem de ciddi karlılığınızı düşürmeniz gerekiyor, rekabet fazla. Kurallar da çok katı, yani oraya alışmak, orada iş yapmak da kolay değil.
Türkiye’de durum nasıl?
Mecit Yeşildal: Bizde de rekabet çok, baktığımız zaman rekor seviyede firma sektörde hizmet vermeye devam ediyor. Türkiye’de bir kere devlet kaynaklı büyük altyapı projelerinde ciddi bir azalma var. Mega projeler ciddi bir şekilde inşaat hacmini besliyordu. Bunun yanı sıra krediler vesaire şu an çok yüksek olduğu için konut yatırımları çok azalmış durumda. Dolayısıyla Türkiye’de de hacim daraldı diyebiliriz.
Alper Dedeoğlu: Bu dönemde ciddi sanayi bölgeleri projeleri var.Bizim de çalışmalarına devam ettiğimiz OSB projeleri var. Geçmişte YİMES OSB ile başlamıştık, şimdi Kocaeli’nde bir OSB’de çalışmamız devam ediyor. Aslında pandemiden sonra yatırımlar beklediğimiz hızda yapılabilseydi bu alanda daha fazla işin olduğunu söyleyebiliriz.
Son dönemde uygun kredilerin bulunmasıyla İstanbul’a yakın sanayi tesislerinin taşınması gündemde. Bu durum gerçekleşirse sektör hareketlenir mi?
Alper Dedeoğlu: Kesinlikle hareketlenir. İnşaat sektörü açısından büyük fırsatlar sağlar ancakbu durum kendi içinde farklı sorunları da beraberinde getiriyor. Taşıdığınız sanayi bölgesinin elektrik, yol, su gibi altyapı ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı sorusu gündeme geliyor. Bu ihtiyaçlar doğru bir şekilde giderilemediği zaman sanayicinin o bölgeye gitmesini sağlamak güçtür. Bu doğrultuda da yakın bölgelerimizde, Kocaeli, Sakarya ve Yalova şehirlerinde ciddi yatırımlar yapıldığını görmekteyiz.
Mecit Yeşildal: Sanayiciler teşvik edilmeye çalışılıyorama bunlar yeterli olmuyor.TOBB Başkanı Rıfat Bey, “Devletin bize çok büyük borcu var. O borcu ödese zaten finansal problemimiz kalmaz” dedi. Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzre sanayici yeterli desteği göremiyor. Büyük küçük de fark etmiyor aslında.
Alper Dedeoğlu: İnşaat firmaları açısından durumu değerlendirdiğimizde. İnşaat firması adı altında binlerce firma var ve bu firmaların birçoğu işi yeterince bilmiyor ve standartların altında ürünler ortaya çıkarıyorlar. Bu firmaların piyasada maliyetlerin altında işler aldıklarına tanık oluyoruz. Bu aktarımımı kamu ve özel sektör ayırmadan yapıyorum. İki tarafta da durum farklı değil.
Deprem gibi zorlayıcı bir durumla karşılaşıldığı zaman işlerin profesyonelce yapılmadığı zaten ortaya çıkmıyor mu?
Mecit Yeşildal: İşin profesyonelce yapılmadığını gözlemlemek için depreme de ihtiyaç yok. Siz bugün evinize gittiğinizde yan komşunun sesini duyuyorsanız veya asansörün sesini duyuyorsanız bu aslında o binanın usule uygun, tekniğine uygun yapılmadığının bir göstergesidir. Ve bu durum Türkiye’de maalesef çok yaygındır. Bizim de iş yapma motivasyonumuz ya da sektördeki yapmak istediğimiz işlerin niteliği Türkiye’de kabul görmüş kalitesizliği değiştirmek yönündedir. Türkiye’de de nitelikli konutlar yapılabilir, nitelikli hastaneler, AVM’ler yapılabilir, yangın sistemi çalışan oteller yapılabilir, akustik olarak ses yalıtımı olan sağlıklı konutlar yapılabilir ayrıca bunun birçok örneği de var. Ancak verdiğiniz tekliflerin %30 altında bir işi yapabileceğini ifade eden bir firmanın bunu yapabilmesi mümkün değildir.
Bahsettiğiniz nitelikli binalara talep var mı?
Mecit Yeşildal: Bizi de rekabet konusunda en fazla zorlayan şey budur. Daha nitelikli bir bina için ortaya çıkan %3-5 arasındaki maliyet farkının kabul görmesi ve bu niteliklerin talep edilmesi firmamızı da ön plana çıkaracaktır.
Alper Dedeoğlu: Bu noktada yönetmeliklerde de eksiklikler olduğunu söylememiz lazım. Enerji tasarrufu ile ilgili standartların yükseltilmesi gerekir. Hem konut hem de işletmelerde insanlar yapacakları tasarrufla ilk yatırımdaki %3’lük fazlalığı karşılayabileceklerken, bu yönde karar vermiyorlar. Bu noktada yönetmeliklerle bunların standartlarının yükseltilmesi gerekiyor. İnsanlar gün içerisinde kullandığı binaların depreme dayanıklı olup olmadığını bilemez hatta bilmelerine de gerek yoktur. Bu binaların insan sağlığına uygun yapılmış olmaları gerekiyor. Bu eksiklikler sadece eski yapılarda değil maalesef yeni yapılarda da var. Biz bu noktada işverenimizi bu standartlara göre iş yapabileceğimizi belirterek işi alıyoruz. Bu konuda oldukça seçici davranıyoruz.
Yaptığınız işlerden de bahsedebilir miyiz?
Mecit Yeşildal: Bodrum’da bir projemiz var. The One Bodrum – Resort Otel Etabı’nı hayata geçiriyoruz. Sakarya Serdivan’da bir ticari-konut projesinin yapımına devam ediyoruz. Kocaeli Alikahya OSB’de endüstriyel tesis projesini yürütüyoruz. Bunların dışında İzmit ve Kartal’da proje yönetimini yürüttüğümüz iki tane ticaret merkezi var. Biri elli bin diğeri yüz bin metrekare mertebesinde iki büyük proje ve biz bu projelerde başladığımızda tamamlanmamış işlerdi bunlar. İşverenler bu projelerdeki aksaklıkları gidermemiz ve yarım kalan işlerin tamamlama süreçlerini yönetmemizi istediler.
Bu dönemde yarım kalmış işler çoğaldı diyebilir miyiz?
Mecit Yeşildal: Evet yarım kalmış işler çoğaldı diyebiliriz.
Yurtdışında tecrübe kazanmış kişiler olarak önümüzdeki dönemde yurtdışına açılmak gibi bir planınız var mı?
Alper Dedeoğlu: Evet böyle bir planımız var ve bize bu yönde talepler de geliyor.Kuruluşumuzun ilk üç senesinde özellikle Senegal ve Libya’da güzel nitelikli projelerimiz oldu. Özellikle Frankofon ülkeleri takip ediyoruz. Ekibimizin hem İngilizce hem de Fransızca konuşan nitelikli kişilerden oluşması bizim bu yönde hareket etmemizi kolaylaştırıyor.
Mecit Yeşildal: Bir diğer ilgi duyduğumuz pazar Almanya.Diğer ortağımız Rüştü Bey,Almanya’daki işlerimizi organize ediyor. Yakın bir gelecekte Almanya’nın büyük firmalarından biri ile ortak bir işe başlamak üzereyiz.
