TÜREB Deniz Üstü Rüzgâr Enerjisinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ufuk Yaman: Deniz üstü rüzgâr enerjisi alanında yatırımcılar için büyük fırsatlar var
Deniz üstü rüzgâr enerjisi YEKA ile ilgili hummalı bir çalışma var. 2027 yılında yapılacak ihaleler öncesi sektör hazırlıklarını tamamlamaya çalışıyor. Yeni bir konu olduğundan yola çıkarak kamuoyunun merak ettiği hususlara cevap almak için bir araya geldiğimiz TÜREB Deniz Üstü Rüzgâr Enerjisinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ufuk Yaman, sorularımızı yanıtladı.
Deniz üstü rüzgâr enerjisi YEKA ile ilgili çalışmalar başladı. Bu noktada yapılan çalışmaların aceleye getirildiği yönünde görüşler var. Sizin bu konudaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?
2035 yılı için açıklanan ulusal enerji planımızda DÜRES için 5GW hedefi geçiyor. Bu da Ocak 2023 de yayımlanmıştı. Dolayısıyla aslında büyük bir çerçeve çizildi ve bu çerçeve içerisinde karalasal rüzgâr, güneş, hidroelektrik, ve geotermal jeotermal bir sürü nihayetligibi yenilenebilir kaynaklarımızın da bulunduğu bir büyük resim ortaya kondu. O büyük resime ulaşmak için de bakanlığımız ve ilgili kurumlar çalışıyor. Dolayısıyla aceleye getirildiği ile ilgili görüşlere katılmıyorum.
İhale süreci başlayacak ve biz bu sürece hazır olduğumuzu söyleyebilir miyiz? Liman konusunun bu işin ayrılmaz bir parçası olduğu ve bu konuda eksikliklerin olduğu ifade ediliyor.
Yani tTamamlanması gereken konular var. Bunlardan liman dediklerimizden bir tanesi. Diğer bir konu uygun bir ihale mekanizmasıyla yatırımcının finansmanın ilgisini çekebilecek, o güvenli koşulları oluşturabilecek bir mekanizmanın elde edilmesi. Saha seçimi tarafında bakanlığımız yaklaşık bir buçuk iki yıldır çalışıyor. Ege Denizi’nde dört tane saha belirlendi.Bu sahalarda izin süreçleri başladı. Büyük ölçüde tamamlandı. Devamında sosyal etki ile ilgili çalışmaların yapılması gerekiyor. Bakanlık ilgili kişi ve kurumlarla istişarelerini devam ettiriyor. Biz de TUREB olarak konu ile ilgili toplantılara katıldık ve görüşlerimizi belirttik, bu doğrultuda da sürecin yürüdüğünü görmek bizi mutlu ediyor.
Liman konusuna tekrar dönersek, bu konu Deniz üstü rüzgar enerjisi YEKA çalışmaları için olmazsa olmaz konulardan biridir. Doğal olarak yapılacak çalışmaların bir limandan yürütülmesi gerekir, sonrasında enerji nakilbakım onarım işlemi için bir limana ihtiyacınız vardır. Bu açılardan bakıldığında liman konusunun netleştirilmesi önemlidir. Ancak Liman konusundaki izin süreçlerinin farklı kurumlarca yürütülmesi, işi biraz zorlaştırıyor.
Yeni bir liman ya da var olan limanın geliştirilmesi ile ilgili yatırım miktarının yüksekliği de önemli değil mi?
Görünen şu ki sadece deniz üstü rüzgâr talebiyle bir limanın finanse edilebilmesi çok zor. Liman için 400 milyon dolarlık bir yatırımdan bahsediliyor. O yüzden aslında olması gereken Ulaştırma Bakanlığı’nın yeni bir limanı veya halihazırdaki bir limanı bu konu için belirlemesi ve teşvik etmesidir
Bu noktada başka alternatifler devreye girebilir mi?
Birisi diyebilir ki ben milli olmasına çok önem vermem. O zaman Yunanistan’daki limanlar bu iş için kullanılabilir. Teknik olarak bu mümkün ama biz TÜREB olarak bu yaklaşıma karşıyız. Millî Savunma Bakanlığımızın ve ilgili kuvvet komutanlıklarımızın da bence böyle bir ilerlemeye karşı olacağını düşünüyoruz. Bu sebeple de aslında Milli Rüzgâr Limanı projemiz aslında bizim olmazsa olmazımız. Bakanlığımız bunun farkında. Dolayısıyla bizim çok hızlı bir şekilde liman projemizi milli güvenlik meselesi olarak görüp, kamu da bu farkındalığı uyandırıp bu konuda ilgili süreçlerini hızlandırmamız gerekiyor.
Bundan sonra süreç nasıl işler?
Bakanlık ilk ihaleyi yaparak piyasaya sinyal verecek. İlk 1 Gigawatt ilk ihalesinden sonra bakanlık 6 ay içerisinde bir ihale daha yapmayı planlıyor. Bu çerçevede bakanlık bir an önce talep oluşsun, büyük bir ölçek oluşsun istiyor.
Eksiklikler varken yatırımcı finansman bulma konusunda sıkıntı yaşar mı?
Yaşamaz, bunu karada yapılan örneklerinde gördük. Karada yapılan rüzgâr santralleri ile ilgili de eksiklikler vardı ve yatırımcılar finansman bulmakta zorluk çekmediler. Sonrasında bu eksiklikler giderilerek rüzgâr enerjisi konusunda bugün geldiğimiz noktaya vardık.
Deniz üstü YEKA projeleri ülkemizde yapabilecek teknik donanıma sahip miyiz?
Karasal rüzgâr enerji santrallerine baktığımızda birim enerji üretim maliyetinde %70 civarında yeterlilik düzeyine ulaştığımızı söyleyebilirim. Rüzgâr enerjisi konusuna başladığımız günden bugüne epey yol aldık. Ancak Deniz üstü konusu bizim için oldukça yeni bir konu. Dolayısıyla biz burada bugün belki ilk kurduğumuzda hem işletme hem yatırım tarafında %20 yerlilik oranını zor yakalarız. Ancak sonrasında bu oranı kısa dönemde lehimize çevirebileceğimiz kanaatindeyim.
Bu konuda çalışma yapmış deneyim kazanmış firmalarımız var mı?
Bu ve benzeriDenizüstü yapı inşaatı konularda alanında yurtiçi ve yurtdışında çalışma yapmış firmalarımız var. Onların tecrübelerinden faydalanabileceğimiz kanaatindeyim.
İhale süreci ne zaman başlar? Eylül ayında ihale şartnamelerinin duyurulmasını bekliyoruz. Ondan sonra ihalelerle alakalı tarih beklemeye başlayacağız. Çok heyecanlı sektörümüz için. Çünkü yeni bir ekosistem, yeni işler, yeni ihracat potansiyeli, pazarlar bu acayip büyük bir şeyfırsat. Bizim bunu bu fırsatı kaçırmamamız gerekiyor. Özellikle ilgili müteahhit ve imalatçı firmalarımız için büyük fırsatlar var.
