Cet Kompozit ve Epoksi Teknolojileri Genel Müdürü Ömer Güven: Türkiye’de epoksi reçineyi üreten ilk firmayız

Üretim yaptığı alanla ülkemizi dışa bağımlılıktan kurtaran Cet Kompozit ve Epoksi Teknolojileri, yeni üretim tesisi ile yeni bir döneme girdi. Firmanın bugünü ve geleceği ile ilgili bilgileri okuyucularımızla paylaşan Cet Kompozit ve Epoksi Teknolojileri Genel Müdürü Ömer Güven, önemli açıklamalarda bulundu.

Yaptığınız çalışmalarla dışa bağımlı olduğumuz bir alanda, yerli üretim yaparak ülke ekonomisine katkı sağlayan bir firmasınız. Çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Türkiye’de epoksi reçineyi üreten ilk firmayız. Yüksek performanslı bu yapıştırıcıyı biz üretmeden önce ülke olarak %100’ünü dışarıdan ithal ediyorduk. Çok farklı alanlarda kullanılan bu ürünü ülkemizde üreterek dışa bağımlılığımızı azalttık.

Hangi alanlarda kullanılıyor bu ürün?

Yüksek performans istenilen her alanda kullanılıyor. Bu ürünlerin en belirgin kullanıldığı alanlar arasında havacılık, uzay sanayini sayabiliriz. Deniz araçlarında, fotovoltaik panellerde, insansız hava araçları, roketler vb. performans istediğiniz alanlarda kullanılıyor. Ya da bir gövdeyi hafifletmek istiyorsanız bunun yolu karbon fiber, kevlar, polyamid ve epoksi gibi farklı malzemelere yönelmenizdir.

Bu alana nasıl yöneldiniz?

Biz ilk olarak rüzgar tribünü alanında kanat üretmek için yola çıktık ve ilk kurduğumuz şirket doğru ürünü yanlış zamanda piyasaya sunmamız nedeni ile battı. Ama çok güzel tecrübe kazandık. O kazandığımız tecrübeyle birlikte bu şirketi kurduğumuz andan itibaren,  savunma sanayinde ve havacılıkta yer almamız gerektiğine karar verdik ve başarılı da olduk.

Bu ürün yapılması zor bir ürün mü?

Yapılması zor bir ürün diyemeyiz ancak tehlikeli bir ürün. Çünkü hem yanıcı hem patlayıcı hem de kanserojen iki tane ham maddeyi birbirine karıştırmak zorundasınız. Çok ciddi laboratuvar altyapısına ihtiyacınız var. İkincisi de çok cesur ve riski almak isteyen bir ekibinizin olması lazım. Bu konuda bilgi sahibi ve amaçları olan bir ekiple buluşunca ortaya başarılı çalışmalara imza atan bir firma ortaya çıktı.

Tehlikeden bahsetmişken sizin ya da ekibinizin başına sıkıntılı bir durum geldi mi?

İlk sentezlerimizde ben iki kere hastanelik oldum. O zaman çalışmalarımıza birkaç kişi ile başlamıştık ve sentezin başında da ben vardım. Sistem patlaması oldu ve ben yaralandım. Biraz cahil cesareti diyeceğimiz bir durum. Sonrasında omurgayı oturtunca işler kolaylaştı ve önlemleri artırdık tehlike boyutunu ortadan kaldırdık.

Süreci daha güvenli bir hale getirmek çok maliyetli bir durum mu?

Çok pahalı bir yapı oluşturmanız gerekiyor. Başlangıç için Dört beş milyon dolarlık bir laboratuvar kurmanız gerekiyor. Bizde üretim yapıp ürünlerimizi satmaya başlayınca bu alandaki eksik yatırımlarımızı yaptık. Sonrasında da öncesinde dalga geçilen bir pozisyondayken yatırımlar gelmeye başladı. İlk başta buranın akıllısı siz misiniz diyenler çoğunluktaydı.

Rakipleriniz kimler?

İsim vermek yerine en küçük rakibimizin 8 milyar dolar cirosu olduğunu söyleyebilirim. O nedenle hayale inanan insan bulmanız zor ancak ortaya gerçeğin küçük bir kırıntısını ortaya koyduğunuzda size inanan sayısı artıyor. Sonrasında size inanmayan insanlar destek vermeye başlıyorlar.

İlk müşteriniz savunma sanayinden miydi?

Evet, ilk müşterimiz savunma sanayindendi. Bu çerçevede de insansız hava araçları, roketler, uzay teknolojileri alanında ürünlerimiz kullanılmaya başlandı. Kritik bir dönemden sonra on kat büyümeye başladık. Akabinde yeni üretim tesislerimizi hayata geçirerek yolumuza devam ettik.

Bu çalışmaları yaparken teşviklerden faydalandınız mı?

İlk başlarda verilen desteklerin bize yatırım miktarlarımız yüksek olduğu için faydası olmadı. Küçük cirolar yaparken büyük yatırımlar yapmak istediğiniz zaman bizim ülkemizde bunun karşılığı yok. Kısaca kendi yağımızla kavrulduk diyebilirim. Ama belli bir ölçeğe geldikten sonra bakanlık düzeyinde yaptığımız işin ne kadar önemli olduğu görüldü ve desteklerden faydalanmaya başladık.

Üretiminizi ne kadarını ihraç ediyorsunuz?

Şu an toplam satışımızın %90’ından fazlasını ihraç ediyoruz.

Türkiye’de ürünlerinize ihtiyaç duyulmuyor mu?

Aksine çok duyuluyor ancak ülkemizde Türk ürünlerine olan kalite algısı biraz düşük. Bu durum yöneticileri yabancı bir ürün tercih etmeye yöneltiyor. Bu algı kırıldığı zaman ülkemizdeki ihtiyaçları daha fazla karşılayacağız.

Büyük firmalar varken dışarıda bu kadar ilgi görmenizi sağlayan şey nedir?

Çünkü hem terzi işi üretim yapıyoruz hem de çok spesifik ürünler üretiyoruz. Büyük yapılar böyle bir esnemeyi yapamadığı için pazarda bize yer açılmış oluyor. Bu çerçevede biz de müşterilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda yeni ürünler ortaya çıkarıyoruz. Bu da bizim yeni müşteriler bulmamızı kolaylaştırıyor. Bir de savunma sanayinde başarılı olunca bu bizim için önemli bir referans oldu diyebilirim.

Son olarak hedeflerinizden bahsedebilir miyiz?

Üçüncü üretim tesisimiz ile beraber, bir üst aşamaya geçmiş olacağız. Hem ülkemizde hem de Avrupa’da özellikle performans epoksileri alanında en ölçeklenmiş ve reçine üreticisi olmayı hedefliyoruz.