Link Bilgisayar Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Geyik: Link, Güvenlikten Yeşil Dönüşüme Teknoloji Yatırımlarını Büyütüyor
Yazılım geliştirme alanındaki köklü deneyimini sistem entegrasyonu, güvenlik teknolojileri ve ileri mühendislik yetkinlikleriyle birleştiren Link, akıllı şehir ve güvenlik teknolojileri alanlarında büyümesini sürdürüyor. Şirketin Eskişehir merkez ve ilçelerinde şehir güvenliğine yönelik teknolojik altyapıların kurulumu ve sistem entegrasyonunu kapsayan projeyi tamamlamasının ardından Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Geyik ile şirketin dönüşümünü, dijitalleşme sürecini ve gelecek hedeflerini konuştuk.
Link ‘in sektördeki yolculuğunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
1984 yılında başlayan yolculuğumuzu bugün yeni bir anlayışla sürdürüyoruz. 2024’te başlattığımız dönüşümle Link’in güçlü geçmişini yeni faaliyet alanlarımızla birleştirdik. Kırk yılı aşan deneyim önemli bir avantaj ama yalnızca geçmişteki başarılarla ilerleyemezsiniz. Biz de bu deneyimi korurken şirkete start-up dinamizmi, daha çevik bir yapı ve yeni nesil teknoloji yaklaşımı kazandırmaya odaklandık.
Bu dönüşüm sürecinin sonuçlarını almaya başladınız mı?
Evet, bu çalışmaların karşılığını sahada görmeye başladık. Son üç yılda bilişim alanında hızlı bir büyüme kaydettik ve faaliyet alanlarımızı genişlettik, yeni projeler üstlendik ve iş ekosistemimizi güçlendirdik. Büyümeyi yalnızca iş hacmiyle değil, geliştirdiğimiz teknoloji, kurduğumuz iş birlikleri ve müşterilerimize sağladığımız değerle ölçüyoruz. Uzun vadede bu yetkinlikleri uluslararası pazarlara da taşımayı hedefliyoruz
Hangi alanlara yoğunlaşıyorsunuz?
Güvenlik teknolojileri, akıllı şehirler ve yeşil dönüşüm önemli odaklarımız. Bunun yanında Link Cloud ERP gibi bulut tabanlı kurumsal yazılımlarımızı geliştiriyor; yapay zekâyı raporlama, analiz ve iş süreçlerinin daha verimli yönetilmesi için çözümlerimize entegre etmeye çalışıyoruz. Teknoparklardaki Ar-Ge faaliyetlerimizi, nitelikli istihdamımızı ve üniversite iş birliklerimizi de bu doğrultuda güçlendiriyoruz. Amacımız, farklı ihtiyaçlara yanıt veren ürünlerimizi bütünleşik bir teknoloji ekosistemine dönüştürmek.
Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda önemli adımlar attığını görüyoruz. Ancak dijital dönüşüm artık bir tercih değil, rekabet edebilmenin temel koşullarından biri. Şirketlerin verimliliklerini artırmaları, süreçlerini daha etkin yönetmeleri ve değişen koşullara uyum sağlamaları gerekiyor. Ülkemizde bu konuda farkındalık giderek artıyor. Öte yandan, yatırım maliyetleri hâlâ önemli bir engel. Bu nedenle dijital dönüşümün doğru planlanması ve şirketlerin bu yatırımları hayata geçirebilmeleri için gerekli imkânlara erişmesi büyük önem taşıyor.
Dijital dönüşüm yatırımlarını hızlandırmak için neler yapılabilir?
Öncelikle yatırımcıların finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve teşvik mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekiyor. Dijital dönüşüm kısa vadede tamamlanabilecek bir süreç değil; doğru planlama ve aşamalı ilerleme gerektiriyor. İnsan kaynağının da bu dönüşüme uygun şekilde yetiştirilmesi önemli. Bir sistemi satın almak tek başına yeterli değil; sistemin doğru biçimde devreye alınması ve etkin kullanılması gerekiyor. Aksi hâlde yatırım atıl kalabilir. Bu nedenle şirketlerin ihtiyaçlarını doğru analiz etmesini ve gerektiğinde profesyonel danışmanlık almasını öneriyorum.
Teknolojinin her sorunu tek başına çözeceği düşüncesi ne kadar gerçekçi?
Teknoloji, doğru strateji ve etkin bir yönetim anlayışıyla buluştuğunda gerçek değer yaratır. Her sektörün ve iş sürecinin kendine özgü dinamikleri bulunuyor. Bu nedenle dijital dönüşüm, yalnızca teknoloji yatırımı yapmakla sınırlı değil; doğru altyapının kurulmasını, uzmanlığın geliştirilmesini ve nitelikli insan kaynağının sürece dahil edilmesini gerektiriyor. Teknolojiyi iş süreçleriyle bütünleştirmek ve bu dönüşümü doğru yönetmek kritik önem taşıyor. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde verimlilik, sürdürülebilirlik ve rekabet gücü açısından kalıcı sonuçlar elde etmek mümkün oluyor.
Dijital dönüşümde hangi sektörler öne çıkıyor?
Dijital dönüşümde kamu kurumlarının yanı sıra otomotiv, savunma ve havacılık ile bankacılık sektörleri öncü alanlar arasında yer alıyor. Link Bilgisayar olarak, farklı sektörlerin kritik teknoloji ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiğimiz çözümler ve sistem entegrasyonu yetkinliğimizle bu dönüşümün önemli paydaşları arasında yer alıyoruz. Ziraat Katılım Bankası ile yürüttüğümüz gömülü finans çalışmalarının yanı sıra savunma ve güvenlik alanında ASELSANNET ve iş ekosisteminde yer aldığımız HAVELSAN’a proje paydaşları olarak hizmetler sunuyor, Emniyet teşkilatına yönelik entegratör projelerimizle kamu güvenliği altyapılarına katkı sağlıyoruz.
Müşterilerimize yaklaşımımızın temelinde, ihtiyaçlara özel, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir çözümler sunmak bulunuyor. Teknolojinin etkin kullanımını ve kaynakların verimli yönetimini esas alan esnek hizmet modellerimiz sayesinde kurumların yalnızca ihtiyaç duydukları hizmetler için ödeme yapabilmelerini sağlıyoruz. Böylece müşterilerimizin operasyonel verimliliklerini artırırken teknoloji yatırımlarından elde ettikleri değeri de en üst düzeye çıkarmayı hedefliyoruz.
Akıllı şehirler ve şehir güvenliğinde yerli çözümler neden önemli?
Şehir güvenliği ve kritik altyapılarda yerli teknoloji geliştirmek stratejik önem taşıyor. Dışa bağımlılığı azaltmanın yolu, yalnızca ürün kullanmaktan değil; yazılımı, mühendisliği ve sistem mimarisini geliştirebilen bir ekosistem oluşturmaktan geçiyor. Ben teknolojik bağımsızlığın, millî bağımsızlığın yeni boyutlarından biri olduğuna inanıyorum.
Son yirmi yılda bu alanda katettiğimiz mesafe son derece gurur verici. Geçmişte donanım bileşenlerini yurt dışından tedarik edip yalnızca yazılım tarafında çözümler üretmeye çalışırken; bugün gelinen noktada donanım geliştirme ve tasarım süreçlerinde de ciddi bir yetkinlik kazandık. Genç ve dinamik nüfusumuz ile yüksek mühendislik birikimimizi, doğru stratejik yönetim anlayışıyla birleştirerek bu yetkinlikleri çok daha ileri seviyelere taşımak kararlılığındayız
Eskişehir’de tamamladığınız proje hakkında neler söylemek istersiniz?
Eskişehir merkez ve ilçelerinde yürüttüğümüz projeyi başarıyla tamamlamaktan ve kamu güvenliği açısından kritik öneme sahip teknolojik altyapıların geliştirilmesine katkı sunmaktan memnuniyet duyuyoruz. Teknoloji geliştirme kapasitemizi, sistem entegrasyonu kabiliyetimiz ve sahadaki uygulama tecrübemizle harmanlayarak paydaşlarımızın uçtan uca tüm ihtiyaçlarına yanıt veriyoruz. Akıllı şehir ve güvenlik teknolojileri, Link Bilgisayar olarak yüksek büyüme potansiyeli gördüğümüz odak alanlarımız arasında yer alıyor. Eskişehir projesi, bu alandaki referans portföyümüzü pekiştirirken, kamu kurumlarının dijital ve güvenlik altyapılarına yönelik deneyimimizi de üst seviyeye taşımıştır. Önümüzdeki dönemde de hem kamu hem de özel sektörün dijital dönüşüm, akıllı şehir ve güvenlik teknolojileri alanındaki ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler sunmaya devam edeceğiz.
Akıllı şehir uygulamalarında her şehre aynı yaklaşım uygulanabilir mi?
Kesinlikle hayır. Her şehrin demografik yapısı, coğrafi koşulları, ölçeği ve öncelikli ihtiyaçları farklılık gösterdiği için geliştirilen çözümlerin de şehre özgü ve terzi usulü tasarlanması gerekir.
Bununla birlikte, dönüşümü yalnızca ilçe veya şehir ölçeğinde lokal çözümlerle ele almak yeterli değildir. Yerel ölçekte kurulan sistemlerin, birbiriyle ve daha üst düzey yönetim katmanlarıyla tam entegre ve uyumlu çalışması kritik bir gerekliliktir. En küçük idari birimden ülke genelindeki ana katmanlara kadar uzanan bütüncül, katmanlı ve koordineli bir mimari; hem şehirlerin sevk ve idaresini optimize eder hem de ulusal güvenlik altyapısını güçlendirir.
Dünyadaki akıllı şehir ve güvenlik uygulamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ülkeleri yalnızca ekonomik gelişmişlik düzeylerine göre değil, teknolojiye yaklaşım modelleri ve saha uygulamaları açılarından da değerlendirmek gerektiğine inanıyorum. ABD, Avrupa Birliği ve Çin bu alanda belirgin şekilde ayrışan farklı modellere sahip. Örneğin Çin, geliştirdiği teknolojileri sahaya son derece yaygın ve hızlı biçimde entegre etme konusunda dikkat çekici bir operasyonel güç sergiliyor.
Ancak gözetim ve izleme teknolojilerinin yaygınlaşması; kişisel verilerin korunması, mahremiyet ve insan hakları dengesi bakımından hassasiyetle ele alınmalıdır. Ülkemizde de güvenlik teknolojileri gündeme geldiğinde bu doğal ve haklı tartışmalar yaşanmıştır. Burada temel ilkemiz; kamusal güvenlik ihtiyacını en üst düzeyde karşılarken, bireysel mahremiyete ve etik ilkelere tam saygı gösteren, dengeli ve doğru kurgulanmış sistemler inşa etmektir.
Yeşil dönüşüm ve teknoloji arasındaki ilişkiyi nasıl görüyorsunuz?
Yeşil dönüşümde ilk adım, çevresel etkiyi doğru ve ölçülebilir verilerle ortaya koymak. Ölçemediğiniz bir alanı sağlıklı biçimde yönetemezsiniz. Bu nedenle karbon ayak izinin izlenmesi, verilerin analiz edilmesi ve somut iyileştirme kararlarına dönüştürülmesi çok önemli.
Link olarak yazılım, veri analitiği, yapay zekâ ve sistem entegrasyonu yetkinliklerimizi bu alanda da bir araya getiriyoruz. Gerçek zamanlı CO₂ emisyonlarının izlenmesi ve haritalandırılmasına yönelik TÜBİTAK destekli proje çalışmalarımız, teknolojinin çevresel faydaya nasıl dönüştürülebileceğine somut bir örnek. Amacımız, kurumların yalnızca rapor hazırlamasına değil, kaynak kullanımını iyileştirecek kararlar almasına da katkı sağlamak. Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31’i de bu açıdan önemli bir fırsat olarak görüyorum. Yeşil dönüşümde kalıcı sonuç, hedeflerin teknolojiyle desteklenmesi ve sahada ölçülebilir uygulamalara dönüşmesiyle mümkün. Link olarak bu dönüşümde geliştirdiğimiz çözümlerle daha fazla sorumluluk üstlenmek istiyor ve zirvede alınacak kararların kararlılıkla uygulamaya geçirilmesini temenni ediyorum.
