MS Spektral Savunma Sanayi AŞ Genel Müdürü Onur Haliloğlu: Çek Cumhuriyeti’nde kazandığımız ihale Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatı açısından çok önemlidir

İleri düzey X-Ray ve eliktro-optik görüntüleme sistemleri geliştiren şirketimiz MS Spektral, Çek Cumhuriyeti’nde kazandığı ihale ile ulusal çerçevede kazandığı başarılarını uluslararası boyuta taşıdı. Yaşanan gelişmeleri değerlendirmek için sorularımızı yönelttiğimiz MS Spektral Savunma Sanayi AŞ Genel Müdürü Onur Haliloğlu, ihalenin hem MS SPEKTRAL hem de Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatı açısından son derece önemli bir gelişme olduğunu belirtti.

Sektörünüzün gelişimi ve ülke ekonomisine etkileriyle ilgili bir değerlendirme alabilir miyiz?

Güvenlik teknolojileri bugün yalnızca sınır kapılarında kullanılan cihazlardan ibaret değil. Küresel ticaret büyürken kaçakçılık yöntemleri de değişiyor; yasa dışı ürünler artık yalnızca yüklerin arasına değil, araçların tabanına, kasasına, yakıt deposuna benzetilen bölmelere veya ilk bakışta fark edilmesi güç özel hacimlere gizlenebiliyor. Bu nedenle gümrük idarelerinin ticaret akışını yavaşlatmadan daha hızlı, daha doğru ve daha kapsamlı kontrol yapmasını sağlayan ileri görüntüleme teknolojileri giderek daha kritik hale geliyor.

Bu alanın ülke ekonomisine katkısını yalnızca bir cihazın satış bedeli üzerinden değerlendirmemek gerekir. Bir X-Ray tarama sistemi; elektronik, mekanik, yazılım, yapay zeka, görüntü işleme, radyasyon teknolojileri ve sistem mühendisliği gibi birçok farklı disiplini tek platformda buluşturuyor. Dolayısıyla ortaya yalnızca bir ürün değil; nitelikli istihdam, güçlü bir tedarik ağı ve yıllar içinde büyüyen stratejik bir teknoloji birikimi çıkıyor.

Bizim için asıl değer, daha önce yurt dışından temin edilen yüksek teknolojili sistemleri Türkiye’de geliştirmekle yetinmeyip bunları uluslararası pazarlarda rekabet edebilen ihracat ürünlerine dönüştürebilmektir. Çek Cumhuriyeti’nde kazandığımız ihale de Türkiye’de oluşan bu mühendislik gücünün artık Avrupa ülkelerinin güvenlik ihtiyaçlarına çözüm sunabilecek seviyeye ulaştığını gösteriyor.

Türkiye olarak bir zamanlar satın alan taraftaydık. Bugün ise kendi teknolojimizi geliştiriyor, üretiyor ve teknoloji üreten ülkelere ihraç ediyoruz. Sektörümüzün ülke ekonomisine en önemli katkısının bu dönüşüm olduğuna inanıyorum.

Küresel ölçekte korumacılık politikalarının ve güvenlik kaygılarının arttığı bir dönemde yaptığınız işe yönelik ilgiden bahseder misiniz?

Dünyada yalnızca ekonomik korumacılığın değil, teknoloji ve tedarik güvenliğine ilişkin hassasiyetlerin de arttığını görüyoruz. Ülkeler artık satın aldıkları bir sistemin yalnızca bugünkü performansına bakmıyor. Ürünün sürdürülebilirliğini, yazılım altyapısını, veri güvenliğini, bakım ve modernizasyon kabiliyetini ve üreticinin ihtiyaçlara ne kadar hızlı cevap verebildiğini de değerlendiriyorlar.

Özellikle gümrük ve sınır güvenliği gibi kesintiye tahammülü olmayan alanlarda, kullanılan teknolojiye hâkim olmak büyük önem taşıyor. Binlerce aracın geçtiği bir sınır kapısında her aracı açmak, yükünü boşaltmak ve fiziksel olarak kontrol etmek mümkün değil. Burada ihtiyaç duyulan şey; araçları kısa sürede tarayabilen, şüpheli bölgeleri gösterebilen ve güvenlik personelinin hangi araca odaklanması gerektiğini hızlı biçimde belirlemesine yardımcı olan sistemlerdir.

Kaçakçılıkta kullanılan yöntemler de giderek daha karmaşık hale geliyor. Yasa dışı ürünler kimi zaman normal ticari yüklerin arasına karıştırılıyor, kimi zaman aracın yapısal bir parçası gibi görünen gizli bölmelere yerleştiriliyor. Yoğun bir yükün arkasına saklanan materyaller, çift tabanlar, sonradan oluşturulan boşluklar veya olağan dışı yoğunluklar çıplak gözle fark edilemeyebiliyor.

MS SPEKTRAL’in ülkemizde gerçekleştirdiği başarılı projelerle ilgili bilgi alabilir miyiz?

MS SPEKTRAL’i kurduğumuz ilk günden itibaren yalnızca proje geliştiren veya tasarım yapan bir şirket olmak istemedik. Kendi ürünlerini tasarlayan, üreten, sahaya kuran ve ürünlerinin operasyonel sorumluluğunu üstlenen bir teknoloji şirketi olmayı hedefledik.

Savunma sanayisinde geliştirdiğimiz elektro-optik sistemlerle başlayan yolculuğumuz, zaman içerisinde güvenlik ve gıda teknolojilerine uzanan çok disiplinli bir yapıya dönüştü. Bugüne kadar savunma sanayii için görüntüleme sistemleri alanında; İHA kameralarından uzun menzilli elektro-optik sistemlere, özel görev kameralarından hasar tespit ve görüntüleme sistemlerine kadar çok sayıda projeyi başarıyla tamamlayarak teslim ettik. Bu projeler sayesinde yalnızca ürün geliştirme kabiliyeti değil, sahadaki gerçek ihtiyaçları anlayan ve farklı platformlara özel çözümler üretebilen güçlü bir mühendislik altyapısı oluşturduk.

Bu birikimin güvenlik teknolojileri alanındaki en önemli çıktılarından biri ise Ticaret Bakanlığı ile Savunma Sanayii Başkanlığı iş birliğinde yürütülen MİLTAR II Projesi oldu.

Bu proje kapsamında geliştirdiğimiz X-Ray araç, tır ve konteyner tarama sistemleri; Türkiye’nin farklı sınır kapılarında, limanlarında ve gümrük noktalarında aktif olarak kullanılıyor. Sistemlerimiz sayesinde araçların yükleri boşaltılmadan incelenebilmesi, ticari yüklerin arasına saklanan şüpheli materyallerin belirlenmesi ve araçlarda oluşturulan gizli bölmelerin fark edilmesi mümkün hale geliyor.

Böylece güvenlik personeli, yoğun araç trafiği içerisinde hangi araçların ayrıntılı fiziki kontrole yönlendirilmesi gerektiğini daha hızlı belirleyebiliyor. Bu durum bir taraftan kaçakçılıkla mücadeleyi güçlendirirken diğer taraftan yasal ticaret yapan araçların gereksiz yere bekletilmesinin önüne geçiyor.

Sahada çalışan bir güvenlik sistemi geliştirmek, laboratuvarda iyi bir görüntü elde etmekten çok daha fazlasını gerektiriyor. Sistemin yoğun araç trafiğinde kesintisiz çalışması, farklı iklim koşullarına dayanması ve operatörün şüpheli bir alanı kısa sürede fark edebilmesini sağlaması gerekiyor. Türkiye’nin farklı bölgelerinde edindiğimiz saha tecrübesi, sistemlerimizi sürekli geliştirmemizi ve uluslararası kullanıcıların ihtiyaçlarına daha güçlü cevap vermemizi sağladı.

Bu birikimi yalnızca ülkemizde bırakmadık; Avrupa’ya da taşıdık. Litvanya Gümrük İdaresi için iki adet yarı sabit X-Ray tır ve konteyner tarama sistemi geliştirdik. Sistemlerimizin fabrika kabul süreci, Litvanya Gümrük İdaresi heyeti ve Litvanya’nın Ankara Büyükelçisinin katılımıyla gerçekleştirildi. Türkiye’de geliştirdiğimiz güvenlik teknolojilerinin Avrupa’nın sınır güvenliği operasyonlarında görev alacak olması, bizim için önemli bir ihracat başarısının ötesinde, mühendislik kabiliyetimizin uluslararası ölçekte kabul gördüğünün somut bir göstergesidir.

Bugün X-Ray ve elektro-optik sistemlerimiz Türkiye’nin yanı sıra Avrupa başta olmak üzere farklı bölgelerde kullanılıyor. Çek Cumhuriyeti’nde kazandığımız yeni ihale ise Litvanya ile başlayan Avrupa yolculuğumuzun devamı ve kıtadaki büyüme hedefimizin yeni bir aşamasıdır.

Bizim için gerçek başarı, ithal edilen bir ürünün benzerini üretmek değildir. Daha ileriye taşınabilen, kullanıcı ihtiyaçlarına göre geliştirilebilen ve uluslararası rakiplerle rekabet edebilen bir teknoloji ortaya koymaktır. Bugün bu yaklaşımın sonuçlarını ihracat projelerimizde görüyoruz.

MS SPEKTRAL’in Çek Cumhuriyeti’nde kazandığı ihalenin ülkemiz ve firmanız açısından önemiyle ilgili düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Çek Cumhuriyeti’nde kazandığımız ihale hem MS SPEKTRAL hem de Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatı açısından son derece önemli bir gelişmedir. İhale kapsamında kamyona entegre mobil X-Ray araç ve konteyner tarama sistemimiz NOMAD-X TH’yi Çek Cumhuriyeti’ne ihraç edeceğiz.

NOMAD-X TH, sabit bir noktaya bağlı kalmadan ihtiyaç duyulan farklı operasyon bölgelerine intikal edebilen mobil bir güvenlik çözümüdür. Araçların ve konteynerlerin yükleri boşaltılmadan taranmasını sağlayarak hem denetim süresini kısaltıyor hem de sınır kapıları ve limanlardaki operasyonel verimliliği artırıyor.

Sistemin en önemli avantajlarından biri, kaçakçılıkta kullanılan farklı gizleme yöntemlerinin aynı inceleme sürecinde değerlendirilebilmesidir. Yüklerin arasına yerleştirilen şüpheli materyallerin yanı sıra aracın tabanında, kasasında veya farklı noktalarında oluşturulan gizli hacimler ayrıntılı biçimde incelenebiliyor. Transmisyon ve Backscatter teknolojilerini aynı platformda birleştiren yapısı sayesinde hem yoğun yüklerin arkasında kalan bölgeler hem de organik ve düşük yoğunluklu materyaller daha kapsamlı şekilde değerlendirilebiliyor.

Sistem yalnızca görüntü üretmiyor; yapay zeka destekli görüntü işleme kabiliyetiyle operatörün olağan dışı bölgeleri daha hızlı fark etmesine ve şüpheli alanlara odaklanmasına da yardımcı oluyor.

Ancak burada yalnızca bir ürün ihracatından söz etmiyoruz. Uluslararası ihaleler; teknik yeterlilikten operasyonel güvenilirliğe, bakım altyapısından uzun vadeli sürdürülebilirliğe kadar oldukça kapsamlı değerlendirme süreçleri içeriyor. Türkiye’de geliştirdiğimiz bir sistemin bu süreçlerden başarıyla geçerek bir Avrupa ülkesi tarafından tercih edilmesi, mühendislik kabiliyetimizin ve ürün kalitemizin uluslararası ölçekte kabul gördüğünü gösteriyor.

Bizi ayrıca mutlu eden husus, bu ihaleyi yerli bir üretici olduğumuz için değil, uluslararası rakiplerle aynı şartlarda değerlendirilerek ve teknolojimizin yeterliliğini ortaya koyarak kazanmış olmamızdır.

Bu ihracatı yalnızca Çek Cumhuriyeti’ne yapılan bir teslimat olarak görmüyoruz. Avrupa pazarındaki konumumuzu güçlendirecek, farklı ülkelerdeki projeler için önemli bir referans oluşturacak ve Türkiye’nin kritik güvenlik teknolojileri ihraç edebilen bir ülke olduğunu gösterecek stratejik bir adım olarak değerlendiriyoruz.

MS SPEKTRAL’in uluslararası hedefleriyle ilgili neler söylemek istersiniz?

Uluslararası pazarlardaki hedefimiz, münferit ihracatlar gerçekleştiren bir şirket olmaktan çıkarak farklı coğrafyalarda sürdürülebilir biçimde faaliyet gösteren küresel bir teknoloji markası haline gelmektir.

Bunun için yalnızca ürün satışına odaklanmıyoruz. Kullanıcı eğitimlerini, satış sonrası desteği, bakım ve modernizasyon hizmetlerini ve uzun vadeli iş birliklerini de uluslararası büyüme stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Çünkü güvenlik teknolojilerinde başarı, sistemi teslim ettiğiniz gün değil; yıllar boyunca güvenilir şekilde çalışmasını sağladığınız zaman ortaya çıkar.

Her ülkenin sınır yapısı, araç trafiği, karşılaştığı kaçakçılık yöntemleri ve operasyonel ihtiyaçları birbirinden farklıdır. Bu nedenle tek tip bir çözüm sunmak yerine, geliştirdiğimiz ana teknolojileri farklı kullanıcı ihtiyaçlarına uyarlayabilen esnek bir ürün ailesi oluşturuyoruz. Mobil, yarı sabit, portal ve Backscatter tabanlı sistemlerimizle farklı kullanım senaryolarına cevap verebiliyoruz.

Çek Cumhuriyeti’nde kazandığımız ihale, Avrupa’daki büyüme stratejimizin önemli bir aşamasıdır. Bu projenin oluşturacağı referansın farklı ülkelerdeki yeni fırsatlara katkı sağlayacağına inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde Avrupa başta olmak üzere sınır ve liman güvenliği yatırımlarının arttığı farklı coğrafyalarda daha etkin olmayı hedefliyoruz.

Biz başlangıçta bir görüntüleme sistemini dışarıdan destek almadan tasarlayıp üretebilme hayaliyle yola çıktık. Bugün ise Türkiye’de geliştirdiğimiz sistemleri teknoloji üreten ülkelere ihraç ediyoruz.

Bundan sonraki hedefimiz, MS SPEKTRAL’i yalnızca Türkiye’nin başarılı teknoloji şirketlerinden biri değil; ileri görüntüleme ve güvenlik teknolojilerinde dünyada referans gösterilen markalardan biri haline getirmektir.