Tam Finans CEO’su Hakan Karamanlı: Tam Finans, 66 bin KOBİ’ye hizmet vermeyi başardı
2012 yılında kurulduğu günden itibaren faktoring sektörüne farklı bir bakış açısı getiren Tam Finans, Türkiye’de kurulan her 10 KOBİ’den birine hizmet vermeyi başardı. 2025 yılında faktoring sektörünü üretimdeki önemini bir kez daha kanıtladığına değinen Tam Finans CEO’su Hakan Karamanlı, sorularımızı yanıtladı.
Faktoring sektörünün 2025 yılı performansı ile ilgili bir değerlendirmesi yapar mısınız?
2025 yılı faktoring sektöründe ve Tam Finans’ta talebin yüksek olduğu bir yıl oldu. BDDK’nın bankacılık sektöründeki düzenlemeleri bizim gibi banka dışı finans sektörüne olumlu yansıdı. Faktoring sektörü aslında bankadan, para piyasasından veya sermayesini koyarak piyasaya finansman sağlamaktadır. Tam Finans olarak biz yıllardır karımızı sermayemize ekleyerek işlem yapıyoruz. Bu açıdan 2025 yılı Tam Finans için oldukça verimli geçti. Türkiye’deki enflasyonun üzerinde büyüdük diyebiliriz. Banka sektörü açısından da baktığınızda onların üzerinde büyümeyi başardık.
BDDK banka kredilerinin üretime değil tüketime döndüğünü vurguladı.
Bu dönemde faktoring sektörünün piyasaya faydası gayet iyi anlaşıldı. BDDK bankacılık sektörüne kredinin doğru yere gitmesi için takip sistemi getirdi. Örneğin firmalar fatura karşılığında ürün almak için kredi çekmeye başladı. Aslında bankalarda bu dönemde faktoring işini üstlendi. Çünkü bizim yaptığımız iş zaten fatura karşılığında finans sağlayarak firmaların girdi ürünlerini sağlamasıdır. KOBİ’ler bunu fark edince faktoring sektörüne dönmeye başladı. İstediği krediyi bankadan alamayan firmalar faktoring sektöründen temin etti. 2025 yılı faktoring sektöründeki müşteri profilinin olumlu yönde geliştiğini gözlemledik. Hem müşteri sayımız artış gösterdi hem de sektörde daha nitelikli firmaların ilgi göstermesi dikkat çekti.
Finansman sağladığınız işlemlerde tahsilat süreçleri nasıl ilerliyor?
Tam Finans’ın geri ödeme performansı, son 10 yılın ortalamasına paralel bir şekilde 2025 yılında da istikrarını korudu. Global ölçekte yaşanan pandemi ve arkasından Türkiye’de meydana gelen büyük deprem gibi olağanüstü gelişmeler, ekonomik dengeleri önemli ölçüde etkiledi. Bu süreçte kamu otoriteleri işletmeleri desteklemek amacıyla kapsamlı önlemler hayata geçirdi ve 2021-2023 dönemi bu destekleyici politikaların yoğun olarak uygulandığı bir dönem oldu.
Gelinen noktada piyasa dinamiklerinin daha dengeli bir yapıya kavuştuğunu görüyoruz. Finansal sürdürülebilirliği güçlü olan işletmelerin öne çıktığı bu yeni dönemin, finans sektörü açısından uzun vadede daha sağlıklı bir ekosistem oluşturacağına inanıyorum.
2026 yılı nasıl görünüyor?
2025 yılına benzer bir yıl geçeceğini düşünüyoruz. Sıkı para politikası devam edecek, enflasyonla mücadeleye devam edilecektir. Şu anda kontrollü bir şekilde döviz artışları devam edecektir. Ekonomi yönetiminin aşırı bir sıkıştırma yapacağını düşünmüyorum. Enflasyonun hızlı bir şekilde düşmemesinin sebebi de budur. Türkiye ekonomisi açısından enflasyonun %20 seviyesinin altına gerilemesi, dezenflasyon sürecinde önemli bir eşik olarak değerlendirilebilir. %12-13 bandına yaklaşılması ise fiyat istikrarına yönelik politikaların belirgin sonuçları arasında yer alabilir.
Tam Finans açısından bu dönem nasıl geçti?
2025 yılında 66 bin KOBİ’ye 94 milyar TL finansman sağladık. Sektörümüz adına önemli bir başarı elde ettik.
Şirketimizin organizasyon yapısını güçlendirerek ve 10 yeni şube açarak büyümemize önemli katkı sağladık. 2026 yılında ise 10 yeni şube daha açmayı planlıyoruz. İnsan odaklı yaklaşımımız doğrultusunda, talebin yoğunlaştığı bölge ve şehirlerde fiziksel varlığımızı artırmayı tercih ediyoruz. Bu stratejinin doğal bir sonucu olarak 2026 yılında da müşteri sayımızda artış öngörüyoruz. Müşterilerimizin önemli bir kısmını yeni kurulmuş firmalar oluşturuyor. Türkiye’de KOBİ’lerin yaşam döngüsünün sürdürülebilirliliğine katkı sağlamayı önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Sağladığımız finansman desteğiyle işletmelerin nakit akışlarını düzenlemelerine ve yükümlülüklerini sağlıklı şekilde yerine getirmelerine destek oluyoruz. Bu yaklaşımımızın, reel sektörün güçlenmesine ve bankacılık sisteminin dengeli biçimde işlemesine de katkı sunduğuna inanıyoruz. Nitekim Türkiye’de yeni kurulan her 10 KOBİ’den birinin ilk finansman ihtiyacını karşılıyor olmamız, bu alandaki etkin rolümüzü ortaya koyuyor.
Tam Finans olarak bu büyümede teknolojinin etkisi nedir?
Ar-Ge’ye sürekli olarak yatırım yaptık. Son 10 yıldır yapay zeka ile çalışıyoruz. Hiç kimse yapay zekayı konuşmazken biz yapay zeka teknolojisi geliştirdik. Bu nedenle teknoloji kısmını daha fazla geliştireceğiz.
Faktoring sektörü çoğu zaman yalnızca çek alacaklarına dayalı işlemler üzerinden değerlendirilebiliyor. Oysa faaliyet yapımıza baktığınızda, ciromuzun önemli bir bölümünün çeksiz işlemlerden oluştuğunu görüyoruz.
Son dönemde tarım finansmanı ön plana çıkıyor, bu alanda sizin yaptığınız çalışmaları aktarır mısınız?
Geçtiğimiz yıl, bağlı bulunduğumuz holding çatısı altında Tam Birlik Tarım adlı kardeş şirketimizi hayata geçirdik. Bu yapı kapsamında tarım sektörüne özel finansman çözümleri sunuyoruz. 2025 yılı, iklim koşulları başta olmak üzere çeşitli nedenlerle tarım sektörü açısından oldukça zorlayıcı bir dönem oldu. Yağış rejimindeki düzensizlikler ve mevsimsel değişimler üretim üzerinde belirgin etkiler yarattı. Biz ise tarım finansmanına yalnızca ticari bir faaliyet alanı olarak değil, aynı zamanda stratejik ve toplumsal sorumluluk perspektifiyle yaklaşıyoruz. Tarımın, Türkiye ekonomisi ve gıda arz güvenliği açısından kritik bir sektör olduğuna inanıyor; bu alanın uzun vadeli ve bütüncül politikalarla desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Tarım sektörünün dinamiklerini ve işleyişini yakından tanıyarak üreticilerin yanında konumlanıyoruz. Türkiye’de tarım finansmanı alanında gelişime açık önemli başlıklar bulunduğuna inanıyoruz. Oysa yaklaşık 3 milyon çiftçimizin yer aldığı bu ekosistemde, doğru yapılandırılmış finansman modelleriyle tüm paydaşların kazanacağı sürdürülebilir bir sistem oluşturmak mümkün. Tarım alanında ilk adım attığımızda, bu sektörün risk profiline dikkat çeken görüşlerle de karşılaştık. Bu değerlendirmelerin belirli ölçüde haklı yönleri bulunmakla birlikte, alanında deneyimli ve sektörü iyi analiz eden bir ekiple ilerliyoruz. Tarımı kısa vadeli ticari bir alan olarak değil, uzun vadeli ve stratejik bir yatırım perspektifiyle ele alıyoruz. Tam Finans olarak mikro KOBİ finansmanı alanındaki uzmanlığımız ve 13 yıla dayanan deneyimimiz, bu yeni alandaki yaklaşımımızın da temelini oluşturuyor. Uluslararası kuruluşlar tarafından takdir edilen bu birikimi, tarım finansmanında da aynı disiplin ve sürdürülebilirlik anlayışıyla geliştirmeyi hedefliyoruz.
Tam Finans Mısırlı MNT-Halan yatırımcısına satıldı. Yeni yönetim Türkiye piyasasından memnun mu?
Evet çok mutlular. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır ziyareti kapsamında gerçekleştirilen programda şirket yöneticilerimizde yer aldı ve ikili toplantılara katılım sağladı. Bu temaslar, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliklerinin gelişimi açısından önemli bir zemin oluşturdu. Tam Finans Mısır sermayeli bir yapının Türkiye’deki yatırımlarından biri olarak faaliyetini sürdürmektedir. Aynı şekilde Mısır’da da güçlü bir Türk yatırımcı varlığı bulunmaktadır. Bu karşılıklı yatırım ortamı, iki ülke arasında finansal ve ticari iş birliği potansiyelini artırtmaktadır. Holdingimiz, Mısır’da faktoring lisansı alarak bu pazarda da faaliyet göstermeye hazırlanıyor. Özellikle KOBİ’lere yönelik faktoring hizmetlerinin gelişim alanı sunduğu bu pazarda, hem Türk yatırımcılara hem de yerel işletmelere çözüm sunmayı hedefliyoruz. Öte yandan holdingin Pakistan’daki bankacılık yatırımı ve bölgesel genişleme adımları da grubun uluslararası büyüme vizyonunu ortaya koyuyor. Bu stratejik yaklaşım doğrultusunda bizde orta vadede komşu ve yakın coğrafyalarda, Azerbaycan ve Romana gibi pazarlarda faktoring alanında fırsatları değerlendirmeyi planlıyoruz. Tüm bu adımlar, sürdürebilir ve kontrollü bir uluslararası büyüme perspektifiyle ele alınmaktadır.
Tam Finans olarak sosyal sorumluluk projelerine önem veriyorsunuz. Bu çerçevede yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?
Tam Finans olarak İTÜ Basketbol takımının isim sponsorluğunu üstlendik. İTÜ, Türkiye basketbol tarihinde köklü bir geçmişe sahip önemli bir kulüptür. Kulübün yeniden yapılanma sürecinde, Harun Erdenay ve İbrahim Kutluay gibi Türk basketbolunun değerli isimlerinin liderliğinde başlatılan vizyonu destek verdik. Kadro henüz şekillenme aşamasındayken projeye inanarak sürecin parçası olduk. Bugün genç ve potansiyeli yüksek bir ekip oluşturuldu. İTÜ öğrencilerinin de kulübe güçlü bir sahiplenme göstermesi, bu yapılanmanın en kıymetli çıktılarından biri. Sahada mücadeleci ve istekli bir oyun ortaya koyan bir takım yapısının oluştuğunu görüyoruz.
Kurumsal iletişim tarafında ise dijital yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Tam TV platformumuzda farklı sektörlerden deneyimli ve başarılı isimleri ağırladığımız program serilerimiz devam ediyor. 140 binin üzerinde takipçiye ulaşan kanalımızda izleyici ilgisinin artması, içerik kalitesini sürekli geliştirme motivasyonumuzu güçlendiriyor.
