Ulusal Faktoring Genel Müdürü İzak Koenka: Faktoring, KOBİ’ler için stratejik bir rol üstlenmeye başladı
Son birkaç yılda KOBİ’lerin faktoring kullanımı önemli ölçüde artmaya başladı. Bu noktada sektör başta dijitalleşme olmak üzere şube ağlarını arttırırken Ulusal Faktoring kaliteli büyümeğe odaklandı. Faktoringin giderek daha fazla tercih edilen bir finans modeli olduğuna dikkat çeken Ulusal Faktoring Genel Müdürü İzak Koenka, sürdürelebilir ve dengeli büyümenin önemine değinerek gelişmeleri aktardı.
Maliye Bakanlığı 2026 yılında finans sektöründe giderlerin azalacağı ve faizlerin düşeceği bir yıl olacağına vurgu yaptı. Bu açıdan faiz beklentiniz nedir?
Faiz tarafında 2026 yılına ilişkin genel beklenti, yönün aşağı olmasıydı. Ancak biz bu süreci daha temkinli okumak gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle bölgemizde devam eden jeopolitik gelişmeler, küresel belirsizlikler ve bu belirsizliklerin süresine ilişkin öngörü zorlukları, enflasyon üzerinde yukarı yönlü riskleri canlı tutuyor. Bu da finansal koşulların beklenenden daha sıkı kalmasına neden olabilir.
Dolayısıyla kısa vadede belirgin ve hızlı bir faiz düşüşü öngörmüyoruz. Ancak enflasyonda kalıcı bir iyileşme sağlanmasıyla birlikte, orta-uzun vadede daha kademeli ve dengeli bir faiz indirimi sürecinin başlamasını bekliyoruz.
Faktoring sektöründe dijitalleşmenin önemi ve bu alandaki yatırımlarınız hakkında bilgi alabilir miyiz?
Ulusal Faktoring olarak dijitalleşmeyi iş modelimizin merkezine konumlandırıyoruz. Bu kapsamda, “Ulusal Teknoloji” adıyla kendi teknoloji şirketini kuran tek faktoring şirketiyiz.
Aynı zamanda kurduğumuz Yapay Zekâ Direktörlüğü ile veri analitiğini daha etkin kullanarak kredi karar süreçlerimizi güçlendiriyoruz. Operasyonlarımızda otomasyonu artırarak hem hız hem de verimlilik sağlıyoruz. Faktoring sektöründe dijitalleşme artık temel bir dönüşüm dinamiği haline gelmiştir. Geçmişte yoğun belge akışı, manuel kontroller ve zaman alan operasyonlarla ilerleyen yapı; bugün dijital çözümler sayesinde müşteri kazanımından teklif aşamasına, kredi değerlemeden risk analizine kadar uçtan uca daha izlenebilir, hızlı ve şeffaf bir yapıya evrilmektedir.
Özellikle KOBİ’lerin hızlı finansman ihtiyacı dikkate alındığında, müşteri edinimi, e-fatura sistemleriyle entegrasyon ve otomatik karar mekanizmaları sektörde belirleyici bir fark yaratmaktadır. Veri analitiğinin yapay zekâ desteğiyle kullanımı ise müşteri davranışlarını daha iyi anlamayı, tahsilat performansını daha öngörülebilir hale getirmeyi ve riskin erken aşamada tespit edilmesini sağlayarak daha proaktif bir yönetim yaklaşımını mümkün kılmaktadır. Bu nedenle dijitalleşme, faktoring şirketleri açısından sürdürülebilir büyümenin vazgeçilmez bir unsuru olarak konumlanmaktadır.Formun Üstü
Formun Altı
Faktoring sektöründe şüpheli alacaklardaki artış ve bu çerçevede risk yönetiminiz ile ilgili bilgi alabilir miyiz?
2025 yılında sektörün takipteki alacakları, bir önceki yıla göre %98 artış gösterdi. Ulusal Faktoring’de ise aynı dönemde bu artış %68 seviyesinde gerçekleşti. Kuşkusuz bu tablo, makroekonomik koşulların ve KOBİ’lerin yaşadığı likidite sıkışıklığının sektöre yansımasının bir sonucu oldu. Biz ise bu süreci daha temkinli ve kontrollü bir yaklaşımla yönettik. Bu çerçevede önceliğimiz, müşteri tabanını geniş bir yapıya yaymak ve risk konsantrasyonundan uzak durmak oldu. Kredi izleme ve hukuk birimlerimizi güçlendirirken, aynı zamanda yapay zekâ temelli otomatik karar sistemlerinin risk yönetimine katkısına yatırım yaptık.
KOBİ’lerin faktoring kullanımındaki artışı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Son birkaç yılda KOBİ’lerin faktoring kullanımındaki artış, geçici bir eğilimden ziyade yapısal bir dönüşüme işaret ediyor. Türkiye’de faktoring alacakları 2020–2025 döneminde yıllık Ortalama Büyüme Bazı’ıdna (YOBB)yaklaşık %55,9 büyürken, aynı dönemde KOBİ kredilerindeki YOBB artış %48 seviyesinde kaldı. Bu da faktoringin giderek daha fazla tercih edilen bir finansman aracı haline geldiğini açıkça ortaya koyuyor. Özellikle işletmelerin ticari alacaklarını hızlı şekilde nakde çevirme ihtiyacı ve krediye erişimde yaşanan sınırlamalarla birleşince, faktoring çok daha stratejik bir rol üstlenmeye başladı.
Bugün geldiğimiz noktada faktoring, KOBİ’ler için dönemsel bir çözüm olmaktan çıkıp, ticaretinden gelen nakit akışı yönetiminin düzenli ve vazgeçilmez bir parçası haline dönüşmüş durumda. Sahada artık tek seferlik kullanım yerine süreklilik arz eden müşteri davranışları görüyoruz. Bu da sektörün büyümesinin sürekliliğini gösteriyor.
Bu dönüşümün önümüzdeki dönemde de sektör büyümesini desteklemeye devam edeceğini düşünüyorum.
Ulusal Faktoring’in 2026 hedefleri nelerdir?
Ulusal Faktoring olarak 2026 yılına ilişkin temel yaklaşımımızı ‘kaliteli büyüme’ olarak özetleyebiliriz. Bu çerçevede büyümeyi sadece hacim artışı olarak değil; güçlü aktif kalitesi, etkin risk yönetimi, dijitalleşme yatırımları ve operasyonel verimlilik ile birlikte ele alıyoruz. Fonlama tarafında ise çeşitliliği güçlendirerek maliyetlerimizi doğru yönetmeyi hedefliyoruz. Sürdürülebilir ve dengeli bir bilanço yapısı, önümüzdeki dönemde en önemli önceliklerimizden biri olmaya devam edecek.
Şubeleşme ve fiziksel büyüme stratejiniz nedir?
2025 yılsonu itibariyle, 39 şehirde, toplam 48 şube ile faaliyet gösteriyoruz. Sektördeki 49 faktoring şirketinin yılsonu itibariyle 435 şubesi olduğu dikkate alındığında, yaygın ve dengeli bir fiziksel ağa sahip olduğumuzu söyleyebilirim. Yıl sonu itibarıyla müşteri adedi bazında pazar payımız %12,4 seviyesine ulaşırken, toplam 11.835 müşteriye hizmet veriyoruz. Sektördeki toplam müşteri sayısının 95.435 olduğu düşünüldüğünde, bu ölçekte bir erişimi yalnızca dijital kanallarla sağlamak mümkün değil. Dijitalleşme elbette kritik; ancak sahayı kaybettiğinizde bu işi sürdürülebilir şekilde büyütmeniz mümkün değil. Özellikle Anadolu’daki KOBİ’lere ulaşmak, onları yerinde tanımak ve ilişkiyi güçlendirmek için şubeleşme hâlâ belirleyici bir unsur.
Biz bu nedenle dijital ve fiziksel kanalları birbirinin alternatifi olarak değil, tamamlayıcısı olarak görüyoruz. Hibrit bir modelle ilerliyor; bir yandan dijitalleşme yatırımlarımızı artırırken, diğer yandan sahadaki varlığımızı güçlendirerek sürdürülebilir büyümeyi hedefliyoruz.
