Yeşim Grup Co CEO’su Selim Şankaya: “Mısır’da bir Türk bankasının olması, Türk yatırımcılara güven verir.”
Türkiye-Mısır ilişkilerinin, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el Sisi’nin ülkemizi ziyareti sonrası daha ileri boyutlara evrilmesi bekleniyor. Evrilen ilişkilerin merkezinde ise ticari ilişkilerin olacağı ifade ediliyor. Daha önce de Türkiye-Mısır ticari ilişkileri hakkındaki gelişmeleri okuyucularımız için değerlendiren Yeşim Grup Co CEO’su Selim Şankaya ile son dönem gelişmelerini de değerlendirdik. Birincisi gerçekleştirilen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Toplantısı ile ilgili görüşlerini paylaşan Şankaya, önemli açıklamalarda bulundu.
Karşılıklı gerçekleştirilen ziyaretler sonrası ortaya çıkan tablo ile ilgili bir değerlendirme alabilir miyiz?
Gerçekleştirilen ziyaretler, ilişkilerin daha ileri boyutlara geçilmesi için ön vasıta oldu. İlişkilerimizin geçmişe göre daha sıcak olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ziyaretler sırasında verilen mesajların, geçen zaman çerçevesinde altının doldurulduğunu gözlemlemeye başladık. Özellikle karşılıklı yatırımlar ile ilgili elle tutulur projelerin hayata geçirildiğini görüyoruz. Bu çerçevede, iki ülke yatırımcılarının daha sık bir araya gelerek büyük projeler hayata geçirme noktasına geldiğini görüyoruz. Türk firmalar Mısır’da sanayi bölgeleri kuruyor. Muhtemelen Mısır’ın devlet olarak gerçekleştireceği altyapı projeleri de önümüzdeki dönemde gündeme gelecektir. Türk firmalarının bu projelerde yer alma şansının bugün itibari ile arttığını söyleyebilirim.
Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Toplantısı’nda 36 karar alındı ve bu kararların yaklaşık dörtte biri ekonomi ile ilgiliydi. Ekonomik kararların içerisinde yatırımcıların sorunlarının giderilmesi ile ilgili bir madde vardı. Bu madde, bize sorunların farkında olunduğunu ve bu sorunların giderilmesi noktasında bir iradenin olduğunu gösterir mi?
Yatırımcıların sorunlarının olduğu noktasının tespiti önemli ancak bizim daha önce bu konu ile ilgili aktardıklarımızı hatırlatmamız ve DEİK olarak bu konu ile ilgili düşüncelerimizi tekrar etmemizin önemli olduğunu düşünüyorum. Siyasi olarak sorun yaşadığımız dönemde dahi Türk yatırımcı olarak ayrı bir zorluk çekmediğimizi tekraren ifade etmemizde fayda var. Mısırlı yatırımcılar kendi ülkelerinde yatırım yaparken hangi zorluklarla karşılaştılarsa biz de aynı zorluklarla karşılaştık. Bu açıdan, alınan karardan tüm yatırımcıların yaşadığı sorunların ortadan kaldırılacağı sonucunu çıkarabiliriz.
Kastedilen iki ülke işleyişi arasındaki farklılıklardan dolayı yaşanan güçlüklerin ortadan kaldırılması olabilir mi?
Evet, bu bakış açısı da konunun farklı bir yanı olabilir. Benim aklıma gelen bankacılık sistemleri veya lokal para birimi ile ticaretin yapılması gibi konular ancak bunun kısa zamanda halledilip halledilemeyeceğini bilemiyorum.
Bizim Mısır’da bir bankamız yokmuş. Mısır’da bir bankamızın faaliyet göstermesi işleri kolaylaştırır mı?
Mısır’da bir Türk bankasının olması para transferleri konusunda elbette ki fayda sağlar. En azında bizlere güven verir.
Toplantı kararları içerisindeki bir diğer madde karşılıklı olarak doğrudan yatırımcıların desteklenmesi hususuydu.
Doğrudan yatırım konusunda yabancı yatırımcılara Mısır’ın destekleri var. Bu desteklerin karşılıklı olarak geliştirilmesi, yatırımcının önünü açacaktır.
Toplantı sonrası karara bağlanan ve dikkatimizi çeken diğer bir husus da iki ülkenin üçüncü ülkelerle ticaretinin geliştirilmesi için ortaya konacak çalışmalar oldu. Bu konudaki görüşlerinizi alabilir miyiz?
Bu konu her sektörün kendi dinamikleri içerisinde ele alınıp bir takım projelerle geliştirilirse üçüncü ülkelerle ticaretin gelişimi hususunda daha isabetli ve sağlıklı kararlar alınabileceğini düşünüyorum. Mısır’ın ve Türkiye’nin güçlü yanları ortaya konabilir ve birleştirilebilirse önemli atılımlar yapılabilir.
Üçüncü ülkelerden bahsederken Afrika’ya ayrı bir başlık açıldığını görüyoruz. Afrika ile ticarette ortak hareket edileceği yönünde bir düşünce var.
Mısır’ın Afrika’da jeopolitik avantajlarının yanı sıra ciddi anlamda siyasi ve ekonomik bağları var. Bizim gelişkin ekonomimiz, bu çerçevede Afrika’da daha etkin hale getirilebilir. Karşılıklı iş birliği, iki ülke için kazançlı çıkmanın bir yolu olacaktır. Bu kazançlı durum, bölgenin ekonomik olarak gelişmesine de büyük katkı sağlayacaktır. Diğer taraftan bölgenin güvenliği açısından iki ülkenin yakın duruşu, sorunların çözümü noktasında önemli bir kazanımdır. Bugün bölgede yaşanan huzursuzlukların giderilmesi noktasında da büyük fayda sağlayacağı kanaatindeyim. Bu iş birliklerinin üçüncü ülkelere faydasının, enerji arz güvenliği konusunda olacağını düşünüyorum. Türkiye-Mısır ilişkilerinin gelişimi enerji arz güvenliğine katkı sağlayacaktır.
Toplantıdaki başka bir bakış açısı da çalışma, istihdam ve sosyal güvenlik konularında oldu. Bu konudaki görüşlerinizi alabilir miyiz?
Bu konuda detay verememekle birlikte, ülkemizin farklı ülkelerle bu alanda yaptığı anlaşmalar olduğunu söyleyebilirim. Bu anlaşmaların, iki ülke arasındaki yatırım ortamının iyileştirilmesi açısından önemli olduğunu ve bu konudaki teknik detayların önümüzdeki dönemde belirleneceğini düşünüyorum.
Taşımacılık alanına ayrı bir parantez açmışlar. Bu hususta sorunlar yaşanıyor muydu?
Bu konu, kapasitelerin artırılması ve belirlenen ticari hedeflerin tutturulması noktasında oldukça önemli bir husus. Karşılıklı ticareti, 15 milyar dolar hedefi ile yönlendirecek ve hatta daha ileri götüreceksek taşımacılıkla ilgili sorunların giderilmesi ve kapasitenin artırılması gerekir. Bugün, her sektör için hız, her geçen gün daha fazla önemli hale geliyor. Bu çerçevede taşımacılık alanına ayrı bir parantez açmak oldukça önemli bir yaklaşım. Bu noktada benim gözlemim, iki ülke arasındaki taşımacılık sorunlarından çok Mısır ile Avrupa arasındaki taşımacılığın sorunlarıdır. Kısmen iki ülke arasındaki taşımacılık yeterli seviyedeyken, Mısır’ın Avrupa’ya ulaşımında zorluklar yaşandığını söyleyebilirim. Bunun dışında uçak seferleri ile ilgili istekler vardı. Bu çerçevede karşılıklı uçak seferlerinin artırılması ile ilgili çalışmalar olduğunu biliyorum. Bu konudaki taleplere verilecek cevaplar, ticari ilişkilerin gelişimine katkı sağlayacaktır.
Konuştuğumuz konulara binaen Mısır’da yatırımlarımızın artığını gözlemliyor musunuz?
Son dönemde birçok sektörde yeni yatırımların hayata geçirildiğini gözlemliyorum. Diğer taraftan da eski yatırımların kapasite artırımlarına gittiğini görüyoruz. Bu yatırımların, Mısır’ın iç piyasasındaki alım gücü ile ilgili olduğunu söyleyebileceğimiz gibi üretim noktasında maliyet avantajlarından dolayı gerçekleştiğini de söyleyebiliriz.
Bir önceki görüşmemizde de vurgulamıştık ve bugün de vurgulamakta fayda olduğunu düşündüğümüz için ‘Türk yatırımcıların Mısır’a kaçtığı’ yönündeki söylemlere vereceğiniz yanıtı aktarmak isteriz.
Bu söylemlerin doğru olmadığını belirtmek isterim. Global bir oyuncu olmak isteyen her yatırımcının farklı ülkelere yatırım yapması gerekir. Konuya bu çerçevede bakıldığında yatırımcının güçlendiğini ve uluslararası bir oyuncu olmak için hamleler yaptığını ifade etmek daha doğru olacaktır.
Aktardıklarınıza ülkemizde de yüksek ihracat rakamlarına ulaştığınızı ekleyebilir miyiz?
Yurt dışına yaptığımız yatırımları, ülkemizdeki yatırımları desteklemek amacıyla yaptığımızı ifade edersek ülkemizde yakaladığımız ihracat rakamlarının yüksekliğini de anlamlandırmış oluruz.
Son olarak gelecek ile ilgili bir değerlendirme alabilir miyiz?Yaşanan zorlu rekabet ortamında katma değerli ürünlere yönelerek çalışmalarımıza devam etmeyi planlıyoruz. Önümüzdeki dönemde kur ve enflasyon paralel ilerlemezse ihracatçı açısından daha zorlu bir dönemin geleceğini düşünüyorum. Bu noktada riski dağıtmak için farklı ülkeleri hedefliyoruz.
