Alışan Den Hartogh Türkiye CEO’su Mehmet Emin Çelenli: Sanayicilerimize uluslararası standartta hizmet veriyoruz
Tankerlerin farklı amaçlar için kullanıldığını ve her farklı ürün taşınması öncesi gerekli olan temizliğin nasıl yapıldığını düşündünüz mü ya da profesyonel bir şekilde bu temizliğim yapılmadığı zaman atıkların çevreye verdiği zararı biliyor musunuz, gibi soruları en çevrecimiz bile günlük hayatın içerisinde pek sormaz. Ancak bu soruların sorulmaması böyle bir gerçekle yaşadığımız sonucunu değiştirmez.
Ülkemizde yaklaşık 20 aktif tanker temizleme tesisi olduğunu ve bu tesislerde yılda ortalama 30 000 yıkama işlemi yapıldığını ve her bir tanker içerisinde yaklaşık 30 litre atık ürün kalabileceğini belirten Alışan Den Hartogh Türkiye CEO’su Mehmet Emin Çelenli karşı karşıya olduğumuz tehlikeye dikkat çekti.
Hayat memat meselesi diye güzel bir tanım vardır. Yaptığınız işi de bu tanım içerisinde değerlendirebiliriz. Bu çerçevede çalışmalarınızdan ve firmanızdan bahsedebilir misiniz?
Alışan Den Hartogh, %50’si Alışan ailesi, %50’si Den Hartogh ailesinin olan, kimyasal temizleme işi yapan bir şirkettir. Geçmişte kimyasal ürünler variller vasıtası ile taşınırdı. Sanayinin gelişmesi ile beraber varillerin yerine 25 ton ve üzeri kaplar oluşturuldu. Eskiden variller kullanılır ve iş bittiğinde bir bahçeye gömerdiniz ve biz tehlikeli atık gömüleri ile ilgili haberleri gazetelerden öğrenirdik. Tüm çevreci bakış açılarımızı yok saysak ve vahşi bir bakış açısı ile olayları ele alsak da bunlar değerli ürünler her kullanım sonrası atılması sizin evinizde her ayran içtikten sonra bardağınızı atmanız gibi bir durum oluşturuyor. Dolayısıyla bu kapların tekrar kullanımı gibi bir ihtiyaç ortaya çıkınca, ülkemizde de ilk kez Alışan Den Hartogh olarak 2005 yılında kimyasal temizleme hizmeti vermeye başladık.
Yaptığınız iş karmaşık, standartları yüksek bir iş ve ciddi bir mevzuata ihtiyaç duyar. Bu konuda ülkemizde ciddi bir mevzuatımız var mı?
2005 yılında biz başladığımızda bir mevzuat yoktu. O dönemde bu eksikliğe binaen Kimyasal Taşıma Araçları Temizleyicileri Derneği (KTTD) kuruluyor ve Avrupa’dan örnek mevzuatlar getirilerek Çevre Bakanlığı ile çalışmalara başlanıyor. Çalışmalar sonrası mevzuat yasalaşıyor. Ayrıca derneğimiz sonrasında Avrupa’da bu işin merkezi olan European Federation of Tank Cleaning Organizations’a üye oluyor. Böylelikle burada yapılan işlerin uluslararası standartta olduğunu gösteren sertifikasyon çalışmaları başlıyor. Yapılan denetlemeler sonrasında uluslararası bir not veriliyor. Biz şirket olarak bu notu 2005 yılında alarak yaptığımız çalışmaların uluslararası standartta olduğunu belgeledik. Bu çerçevede de yaptığımız temizleme sonrası kimliği belli olan tankere Avrupa temizleme belgesi veriyoruz. Bu belge uluslararası ticarette gerekli ve uluslararası ticaret yapan firmaların işini kolaylaştırmaktadır. Bu yolla bir firmadan diğer firmaya gerekli standartlar çerçevesinde ürünün ulaştırılması sağlanmaktadır. Alıcı firma bir önceki taşımadan bir tortu kalmadan tankerin sağlıklı bir şekilde kendisine ulaştığını görebiliyor. Örneğin bir gıda ürününü tankere dolduruyorsunuz, o boşaldıktan sonra başka bir gıda maddesi yükleniyor. Bu iki işlem arasında standartlar doğrultusunda bir temizlik yapmazsanız, tüketicinin sağlık sorunlarına neden olmuş olursunuz. Ya da bir kimyasal taşıması sonrası ürünü boşalttıktan sonra farklı bir kimyasalı tankere doldurduğunuz zaman iki farklı kimyasalın nasıl tepkime vereceğini bilemezsiniz. Dolayısıyla iki işlem arasında standartlar doğrultusunda bir temizlik yapılması gerekir. Uluslararası ticarette de bu işlemin yapıldığının belgelenmesi gerekmektedir.
Bu belgeyi diğer firmalarda verebiliyor mu?
Ülkemizde bu konuda çalışma yapan 34 firma var. Bunlar içerisinde bu belgeyi verebilen 5 firmamız var.
Diğer firmaların da bunu verebilmesi gerekmez mi?
Ülke içerisinde veya bu belgeyi istemeyen ülkelerle yaptığınız ticarette sorun yok. Bu AB ülkeleri gibi ülkelerle ticaret yaptığınızda karşınıza çıkıyor. Kısaca TSE ile CE belgesinin durumu ile açıklanabilecek bir durum. TSE belgesini kabul etmeyen ülkelere benim standartım bu diyemeyip CE belgesi alınıyorsa, bizim verdiğimiz belgenin de alınması gerekiyor. Dünya standartı CE ise ben TSE var diye ısrar etmemin bir anlamı yok.
Diğerleri ile aranızdaki farkı nasıl özetlersiniz?
Biz, çalışanlarımızın çalışma standartları dahil, diğer bilimsel gerçeklikler doğrultusunda işlerimizi yapıyoruz. Tankerdeki atığın bertarafı konusunda gerekli tüm önlemler alınırken, birçok firmanın sadece sudan geçirerek bu işi yaptığını çıkan atığı da evsel atık kanalına verdiği söylersem, aradaki farkın ne olduğu ortaya çıkacaktır.
Kurulduğumuz günden bu yana 20 yıldır uluslararası denetçiler tarafından denetleniyoruz ve 100 üzerinden puanımız yıkamada 94 ve kimyasal depolamada 97. Avrupa’da bu notun üstüne çıkan tesis sayısı çok azdır. Bu noktada da doğayı ve çevreyi koruma konusunda önemli görevler yaptığımızı söyleyebilirim.
Bu söyleminizden yola çıkarak, standartların düşüklüğünün çevreye zarar verdiğini söyleyebilir miyiz?
Ülkemizde 5 adet uluslararası standartta kimyasal yıkama tesisi varken, bu sayının Hollanda’da 60 adet olması belirli konularda gidecek yolumuz olduğunu göstermesi açısından önemli bir örnektir.
Bu noktada Avrupalının standartları yeterli diyebilir miyiz?
Avrupalı 1800’lü yıllardan sonra, Endüstri Devrimi’ne girdikten sonra, kendi doğasını o kadar kirletmiş ki, Tuna, Ren ve Sen nehirleri siyah akmaya başlamış. En son Paris 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları’nda Sen nehrinde antreman yapan oyuncular hastalandı ve yarışlar deniz ve havuzlara taşındı. Doğa her ne kadar kendini tamir etse de kaybedilenler, yeni standartlarla hemen geri kazanılmıyor. Biz de bu örneklere bakıp, başladığımız standartlaşma, kontrol, bakım ve onarım çabalarımızı yaygınlaştırmalıyız.
Yetkili hizmet veren firmaların dışında eski usullerle temizlik yapanlar var mı?
Büyük oranda önüne geçilse de geçmişte olduğu gibi şoförün bir benzin istasyonunda veya firmaların kendi imkanları ile bu işi yapmaya çalıştığı gözlemleniyor. Bu ortamda kamunun bunu engellemesi gerekiyor. Kontrol noktaları oluşturulup denetlenmesi gerekiyor. Aksi takdirde sektörün gelişmesi ve çevreye verilen zararın minimize edilmesi mümkün değildir. Kamunun bu çerçevede proaktif adımlar atması gerekiyor.
Firma olarak siz gerekli denetimlerden geçiyorsunuz, fakat bu kimyasalları kullanan firmalar ne şekilde işlem yaptığı hususunda bir denetimden geçiyor mu?
Biz burada sanayicilerimize uluslararası standartta hizmet veriyoruz, bunu yaparken kullandığımız her birim suyun hesabını veriyoruz. Firmaların kullandığı kimyasallar ile ilgili ne derecede titiz ve takipçi olduğunu tam bilemiyoruz. Şüphesiz, her geçen gün olumlu bir gelişim gösteriyoruz ancak her düzeyde ilave çaba göstermemiz gerektiğini değerlendiriyoruz.
Kimyasal temizlik dışında hizmetleriniz var mı?
Son dönemde gelen talepler üzerini kimyasal depolama hizmeti de vermeye başladık. Firmalar dolu tankerlerini depolama ihtiyaçlarını bize ilettiler ve bizde bu doğrultu da gerekli yatırımları yaparak bu hizmeti verir hale geldik. Bu hizmet düşünüldüğü kadar basit bir işlem değil. Farklı maddelerin bulunduğu kapları bilimsel yaklaşımlarla saklamanız gerekiyor.
AlışanDenHartogh Türkiye olarak farklı ülkelerde hizmet vermek gibi bir hedefiniz var mı?
Elbette, biz Türki Cumhuriyetler, Ortadoğu ve Afrika’dan bizimle çalışmak isteyen firmalarla görüşmelerimiz devam ediyor. Türkiye olarak bu çalışmalara sıcak bakıyoruz. İlerleyen ve devam eden temaslarımız var, ancak gelinen noktaları aktarmak için henüz erken. 2026-2027 döneminde somut adımlar attığımızı hep birlikte göreceğiz.
