Göktaşlar Et Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Göktaş: Türkiye’nin en büyük hayvancılık gemisini satın alan aile olarak gururluyuz

Avrupa’nın en büyük et ve besi çiftliğini kuran Göktaşlar Et, yeni yatırımı ile ses getirdi. Beş yüz dönüm üzerine kurulan 73 000 hayvan kapasiteli besi çiftliği ve sonrasında uluslararası canlı hayvan ticareti yeni bir alana da yatırım yapılmasına vesile oldu. Dünya’nın en büyük canlı hayvan taşıma gemisini satın alan Göktaşlar Et, uluslararası canlı hayvan ticaretinde önemli bir avantaj sağladı. Yapılan yatırım ile ilgili bilgi almak için bir araya geldiğimiz Göktaşlar Et Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Göktaş, önemli açıklamalarda bulundu.

Ekonomide işlerin iyi gitmediği bir dönemde önemli bir yatırıma imza attınız. Yatırımın detayları ile ilgili bilgi alabilir miyiz?

Biz üç nesildir et sektöründe faaliyet gösteren bir aileyiz. Tabir yerindeyse kesimhanelerde büyüdük diyebilirim. Tüm bu zaman zarfında yaptığımız yatırımlarla sektörde uluslararası bir seviyeye ulaştık. Gaziantep’in Nizip ilçesinde tek lokasyonda Avrupa’nın en büyük besi işletmesini kurduk, 73 000 hayvan kapasiteli bu işletmemizde faaliyetlerimize devam ediyoruz.

2010 yılının sonları itibari ile ülkemizin ihtiyaçları doğrultusunda Avrupa’dan karkas et ithal etmeye başladık. Sonrasında yeni düzenlemeler doğrultusunda canlı hayvan ithalatına başladık. Önce Avrupa’ya izin verilirken, devamında Latin Amerika ülkelerine de izin verilmeye başlandı. Biz de o dönemde Brezilyadan ilk canlı hayvan ithalatını gerçekleştirdik. Geliştirdiğimiz uluslararası ticaret bu gemiyi almamıza vesile oldu. Yapacağımız çalışmaları daha rahat yapabilmek için gemiyi ülke ekonomisine kazandırdık.

Satın almadan önce bu gemi ile çalışmış mıydınız?

Evet, daha önce kiraladığımız bir gemiydi. Bu çerçevede de geminin potansiyelini biliyorduk. Geminin sahibi de yaşlandığı için daha önce elinde olan gemileri satmış ve elindeki bu son gemiyi de satarak sektörden çıkmak istiyordu.

Canlı hayvan taşımacılığı yapan çok gemi var mı?

Canlı hayvan taşımacılığı çok niş bir alandır. Bildiğim kadarı ile dünya üzerinde bu işi yapan 150 civarında gemi var ve bizim gemimiz AMSA sertifikasına sahiptir. Dünya’da bu sertifikaya sahip dünyanın en büyük gemisine sahibiz.

Sertifika ile ilgili bilgi alabilir miyiz?

Sertifika hayvan refahının sağlandığına dair bir sertifikadır. Taşıma koşulları hayvan sağlığına uygun mu buna bakılıyor. Her gemi ile hayvan taşınamaz. Bunlar uluslararası sertifikalarla denetimi yapılmış gemilerle yapılabilir. Bu çerçevede sertifikamız ile dünyanın her yerine giriş çıkış yapabilmekteyiz. Bu sertifika için sıfırdan bu iş için yapılmış bir gemi olması, bu iş için tasarlanmış olması ve hayvan sağlığı ile ilgili kriterleri yerine getirebiliyor olması gerekiyor.

Geminin mürettebatı da oldukça deneyimlidir. On üç yıldır bu gemiyi idare ediyorlar. Biz de aynı mürettebat ile çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Ekibin bozulmaması önemli bir husus mudur?

Elbette, canlı hayvan taşımak geminiz tüm kriterlere uysa da deneyimli mürettebat ile daha sağlıklı gerçekleşecektir. Bu gemiler canlı hayvan taşıdığı için varacağı durağa en kısa zamanda ulaşmak zorunda. Bu nedenle hem taşıdığı şeyi bilen ve onları uygun hızda varacağı yere ulaştırabilmenin önemi büyüktür. Örneğin bir kuru yük gemisi veya konteynır gemileri Brezilya’dan ülkemize 45- 50 günde varırken, bu gemi maksimum 22 günde ulaşmaktadır.

Daha önce bu işle uğraşan oldu mu ülkemizde?

Daha önce küçük çapta gemiler alınmış ama zaman içerisinde elden çıkarılarak bu alandan çıkılmış. An itibari ile bizim dışımızda bu işe yatırım yapan Türk yatırımcı yok. Türkiye’nin en büyük hayvancılık gemisini satın alan aile olarak gururluyuz.

Satın alırken uygun şartlar oluştu mu?

Satın almayı bir ihale sonrası gerçekleştirdik. Arap dünyasından dişli rakiplerimiz vardı. Açık artırma usulü yapılan ihale sonrası en yüksek teklifi sunarak gemiyi satın aldık. Elli milyon dolar ile satın almayı gerçekleştirdik. Fiyatın da değerinde oluğunu söyleyebilirim. Bu gün sıfırının yüz, yüz elli milyon dolardan aşağı inşa edilemez. Siparişi verdiğiniz andan itibaren de birkaç yıl beklemeniz gerekir. Bu gemiyi almadan öncede sıfırdan inşa yerine bir gemiyi dönüştürerek hayvan gemisi yapmak ile ilgili araştırmalarımız oldu ancak çok şükür bu gemiyi aldık.

Türkiye’deki maliyetlerle Brezilya’yı kıyasladığımızda nasıl bir tablo ortaya çıkar?

Türkiye ile Brezilya’daki maliyetleri kıyaslamak mümkün değil. Brezilya’da iklim koşulları çok uygun. Bir hayvan iki yaşına gelene kadar meradan rahatlıkla beslenebiliyor. Ülkemizde böyle bir imkana sahip değiliz. Doğal olarak bu durum bizim maliyetlerimize yansıyor. Bu doğrultuda da Brezilya’nın besi konusunda öne çıktığını gözlemliyoruz. Biz de bu durumu değerlendirerek buradan uluslararası piyasalara canlı hayvan ihraç etmek istiyoruz.

Afrika kıtasında çiftlikler kurulabileceği ile ilgili bir anlayış vardı. Deneyimlerinizden yola çıkarak bu hususta bir değerlendirme yapabilir misiniz?

Bunu gerçekleştirmek oldukça zor. Oradaki ırkların ıslah edilmesi verimli bir şekilde piyasaya sunulması kısa dönemde mümkün değil. Bu çerçeve de de orada çiftlik kurup farklı ülkelere ihraç etmek zor. Bu konuda Latin Amerika’nın öne çıktığını söyleyebilirim.

Uluslararası ticaretten bahsetmişken Türkiye dışında hangi pazarlar dikkatinizi çekiyor?

Bu gemiyi uluslararası ticarette konumlanmak için aldık. Bu çerçevede Ortadoğu ülkelerinin radarımızda olduğunu söyleyebiliriz.

Ülkemizde de olan şap hastalığı ile ilgili bir değerlendirme alabilir miyiz?

Ülkemizde ve farklı bölgelerde şap hastalığı var ve bu durum hayvan hareketlerinin kısıtlanmasına yol açıyor. Bu konuda ülkemizde önlemler arttı. Hemen aşılama çalışmaları başladı. Bu çalışmalar neticesinde bir ay içerisinde normal hale dönüleceği kanaatindeyim. Sonrasında daha rahat bir döneme gireriz.

Son olarak ülkemizde hayvancılığın geleceği ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Bu gün en büyük problemin gençlerin bu alana girmek istememeleri olduğunu düşünüyorum. Bu durumunda bir süreç olduğunu söyleyebilirim. Yeni nesillerin gerçeği görüp tekrar kentten köye dönüşün olacağı düşüncesindeyim. Bu doğrultuda da hayvancılığın daha iyi noktalara geleceğini söyleyebiliriz. Biz de bu konuda üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz. Ben ve tüm aile fertlerimiz bu ise kanalize olmuş durumdayız. Hep birlikte işimizi büyütmek istiyoruz.