Yaşadığımız risk algısı sayesinde enkaz altında daha güvenli ilerleme yapabiliyoruz

Türkiye Madenciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Emiroğlu:

Kahramanmaraş ve Elbistan’da yaşanan büyük felaket sonrasında arama kurtarma çalışmalarına katılan madencilerimizin organize bir şekilde çalışmalarını sağlayan Türkiye Madenciler Derneği, arama ve kurtarma çalışmalarında daha etkin bir rol almak için gerekli çalışmaları başlattı. Ulusal çapta arama kurtarma yarışmaları düzenlediklerinin altını çizen Türkiye Madenciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Emiroğlu, sektöründe sorunlarına değinerek sorularımızı yanıtladı.

Ülkemizi derin üzüntüye sevk eden deprem ile ilgili duygu ve düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Öncelikle depremde hayatlarını kaybeden canlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Yüzyılın en büyük deprem felaketini yaşayan ülkemize geçmiş olsun demek istiyorum.

Öte yandan sayısız canımızı, gözlerini kırpmadan kendi hayatlarını riske atarak, insanüstü bir çabayla kurtaran madencilerimiz başta olmak üzere, arama kurtarma çalışmalarına katılan, yardım gönderen, destek elini uzatan her bir kuruluşumuza ve vatandaşımıza çok ama çok teşekkür ediyorum.

Türkiye, 6 Şubat saat 04.17’de merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi olan 7,8’lik depremle sarsıldı. Ciğerimizi yakan bu korkunç afetin şokunu henüz atlatamamışken bu kez de Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğündeki ikinci depremi yaşadık. Maalesef benzerini görmediğimiz bu felakette binlerce canımızı yitirdik, on binlerce yaralımız var. Son yüzyılda yaşadığımız en büyük felaket bu. Gerçekten yüreğimdeki üzüntüyü anlatacak kelimeleri bulamıyorum. Deprem yaralarının hızlıca sarılması ve bu acıların tekrar yaşanmaması en büyük temennim.

Süreç içerisinde madencilerimizin arama kurtarma faaliyetlerinde başarılı çalışmalara imza attığını gözlemledik. Bu çerçevede madencilerimizin bu konudaki bilgi ve deneyimleri ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Maden arama-kurtarma ekipleri tamamen gönüllülük esasına göre oluşturulur. Kurtarma ekiplerine katılmak için gönüllü olan madenciler ile birebir mülakat yapılır, görevin zorlukları bütün boyutlarıyla anlatılır.

Gönüllü madencilerin sağlık geçmişleri işyeri hekimi tarafından geriye doğru taranır, ruhen ve bedenen uygun olanlar ekibe dahil edilir. Sağlık muayenesi sonucunda işyeri hekimi tarafından uygun görülen kişiler asgari 90 saatlik teorik eğitime tabi tutulurlar. Diğer taraftan da kurtarmacı adayları fiziksel testlerden geçirilirler.

Fiziksel eğitimlerde alet ekipman kullanımı, dayanıklılık, psikolojik uygunluk gibi gözlemler yapılır. Bu eğitimlerin sonucunda yapılan sınavda başarılı olan adaylar kurtarma ekibine dahil edilirler ve tecrübeli kurtarmacıların yanında eğitim ve operasyonlara gönderilirler.

Eğitimler daha çok madencilik operasyonlarında meydana gelen kazalara yöneliktir. Bu eğitimler; yangınlara müdahale, trafik kazalarına müdahale, kapalı alan kazalarına müdahale, ipli kurtarma, göçük ve enkaz altından yaralı kurtarma gibi spesifik konuları içermektedir.

Madenciler; mesleki olarak yaşadıkları gelişmiş risk algısı, tahkimat bilgisi, tehlike dinleme bilgisi, karanlık ortam ve benzer beceriler sayesinde enkaz altında daha güvenli ilerleme yapabiliyor. Arama kurtarma çalışmalarında madencilerin farkını bir kez daha görmüş olduk. Başta madenci ekiplerimiz olmak üzere tüm arama-kurtarma ekiplerimizin, sağlık ekiplerimizin ve gönüllülerimize bir kez daha teşekkür ediyorum.

Türkiye Madenciler Derneği olarak deprem bölgesindeki çalışmalara destek verdiniz. Sahadaki gözlemlerinizi alabilir miyiz?

Deprem haberini alır almaz, hiç vakit kaybetmeden, Türkiye Madenciler Derneği bünyesinde hızla bir Kriz Masası oluşturduk. Oluşturduğumuz Kriz Masası ile afet bölgesinden gelen bilgiler ve talepleri anlık olarak maden arama kurtarma ekiplerimizle paylaştık ve hem AFAD hem de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile koordinasyon içinde bu talepleri süratle yerine getirmeye çalıştık.

Kriz Masamızda görev alan arkadaşlarımız ile elimize ulaşan yardım taleplerinin doğruluğunu mümkün olduğunca teyit etmeye çalışarak, kurtarma ekiplerimizi doğru noktalara yönlendirdik. Deprem bölgelerinde kamu ve özel sektörden toplam 10 binden fazla madenci görev aldı. Bu sayede kahraman madencilerimiz binden fazla insanımızı enkaz altından sağ salim kurtarabildi.

Öte yandan tüm üye şirketlerimiz depremin yaşandığı ilk andan itibaren tüm imkânlarını seferber ettiler. Madencilik sektörünü oluşturan tüm bileşenler profesyonel kurtarma ekiplerinin yanı sıra, hızla birçok bölgeye temel ihtiyaç maddesi, gıda yardımı ve arama kurtarma çalışmalarında kullanılmak üzere iş makinesi gönderdi. TMD olarak biz de LÖSEV işbirliğiyle afet bölgelerine yardım tırları gönderdik. Önümüzdeki günlerde bu bölgelere yardım tırlarımızı ulaştırmaya devam edeceğiz. 

Özetle biz madencilik sektörü olarak, geçmişte yaşadığımız doğal afetlerde olduğu gibi, bu büyük depremde de hızlı organize olma yeteneğimizi sonuna kadar ortaya koyduk. Madencilerimiz bu büyük felakette tarih kitaplarına geçecek bir fedakarlık ve özveriyle çalıştılar.

Son olayda edinilen tecrübelerden yola çıkarak, gelecekte yaşanacak afetlerde daha yararlı olabilmek adına önerilerinizi alabilir miyiz?

Derneğimizin İSG Komitesi, depremde arama kurtarma çalışmalarına katılan tüm madencilik şirketlerinin ekip liderlerinin katılımıyla 25 Şubat 2023 tarihinde İstanbul Hilton Bosphorus Otel’de bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda, deprem bölgesinde yürütülen arama kurtarma çalışmalarıyla ilgili ‘ulaşım’, ‘iletişim’ ve ‘lojistik’ temel başlıklarını masaya yatırdık, güçlendirilmesi gereken alanlara ilişkin ekip liderlerimizin görüş ve önerilerini aldık.

Ayrıca gelecekte meydana gelebilecek ulusal afetlerde arama kurtarma çalışmalarının daha etkin yapılabilmesi için atılması gereken adımları da ele aldık.

Gelecekte umarım buna benzer bir afet daha yaşamayız. Ancak olası bir afet durumunda ekiplerimizin bölgelere daha hızlı intikal etmesi, kesintisiz iletişim ve lojistik desteğinin sağlanması için çeşitli önerilerimiz var. Bu önerilerimizi bir rapor haline getirerek ilgili kamu kurumları ile paylaşacağız. Ayrıca maden arama kurtarma ekiplerimizin elinde bulunması gereken bazı teknolojik ekipmanların eksikliğini de yine bu felakette görmüş olduk. Bu eksiklikleri de madencilik şirketlerimizin hızla gidereceğine inanıyorum.

Öte yandan bilindiği gibi TMD olarak ulusal çapta Maden Kurtarma Yarışmaları düzenliyoruz. Bu etkinliğimize madencilik firmalarının bünyelerindeki arama kurtarma ekipleri katılıyor. Göçük altından insan kurtarma, araç kazalarına müdahale, yeraltı kazalarına müdahale, yangınlara müdahale ve kimyasal sızıntılarına müdahale gibi farklı modüllerde ekipler yetkinliklerini sergiliyorlar. Gerçekçi senaryolar üzerinden yürüttüğümüz bu etkinliği, ekiplerin bilgi ve tecrübelerini birbirleriyle paylaştıkları bir tatbikat olarak da niteleyebiliriz. 3. Maden Kurtarma Yarışmasını da 2024 yılında TKİ’nin ev sahipliğinde gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Bu etkinliği düzenlemedeki nihai hedefimiz de, birbirini tanıyan, koordinasyon ve uyum içinde çalışacak, en üst düzeyde yetkinliğe kavuşmuş bir Ulusal Maden Kurtarma Ekibi oluşturmak. Düzenlediğimiz her etkinlik bizi bu hedefe bir adım daha yaklaştırıyor.

Türkiye Madenciler Derneği olarak 2023 yılıyla ilgili sektör değerlendirmesi alabilir miyiz?

Madencilik sektörü 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 9,13’lük artışla ihracatımızı 6 milyar 469 milyon dolar seviyesine çıkardı. Bu ihracatın 2 milyar 172 milyon doları metalik cevherler ürün grubundan, 2,1 milyar dolarlık bölümü doğal taşlardan ve 1,3 milyar dolarlık kısmı ise endüstriyel minerallerden oluştu.

2022 yıl sonu ihracat hedefimiz çok daha üst seviyelerde olmasına rağmen, küresel resesyon endişeleri ana pazarlarımıza ihracatımızı maalesef olumsuz etkilemeye başladı. Sektörümüzün yılın ilk aylarında artan ihracatı maalesef yılın son birkaç aydır geriledi.

Örneğin, doğaltaşta en büyük pazarımız olan Çin’e ihracatımız 2022 yılında yüzde 30’un üstünde azaldı. İşlenmiş mermerdeki yıl içindeki hızlı artış da yavaşlamış durumda. Doğaltaş sektörümüz 2022 yılı için 2.5 milyar dolar olan yıl sonu ihracat hedefine maalesef ulaşamadı.

Rusya-Ukrayna savaşının da etkisiyle petrol ve doğalgaz başta olmak üzere enerji fiyatlarında yaşanan hızlı artışlar işletme sermayesi ihtiyacımızı hızla artırıyor. Maliyetlerin döviz bazında yükselmesi ve bu maliyetlerin alıcılara yansıtılamaması firmaların kârlarını hızla eritiyor. Özellikle sektörümüz gibi enerji tüketiminin yoğun olduğu sektörlerde bu etki daha derin hissediliyor. 2023 yılı için de enerji fiyatları bakımından bizleri büyük bir belirsizlik bekliyor.

Öte yandan ülkemizde finansman maliyetleri yüksek ve vadeler kısa. Hatta finansman ulaşım neredeyse imkansız durumda. Ayrıca hızla artan işletme maliyetleri nedeniyle işletmelerimiz oldukça zor bir dönemden geçiyor. Birçok işletme sahibi bir taraftan çalışanlarına daha iyi imkanlar sunmak isterken diğer taraftan belirsizlikler nedeniyle ciddi endişeler yaşıyor.

Sektörümüzün büyümesini, büyürken de ekonomiye ve istihdama katkımızın artmasını istiyoruz. Neticede madencilik istihdama da ciddi katkı sağlayan stratejik sektörlerden biri. Şu anda madencilik sektöründe yaklaşık 155 bin kişi doğrudan istihdam ediliyor. Dolaylı istihdamla birlikte düşündüğümüzde 1 milyondan fazla insan madencilik sektörüyle çalışarak ekonomik hayata katılıyor.

Madencilik sektörünün büyümesi, büyürken de ekonomiye ve istihdama katkısının artması için atılması gereken bazı adımlar var. En önemli beklentimiz ise sektördeki yatırım ortamının iyileştirilmesi.

Ruhsat ve izin süreçlerindeki belirsizlikler, azalan ruhsat güvencesi, artan üretim maliyetleri, yüksek orman izin bedelleri, ruhsat bedelleri, devlet hakkı bedelleri sektörümüzün önündeki en önemli engeller. Bu durum, sektöre yeni yatırımları engellediği gibi mevcut madencilik faaliyetlerinin küçülmesine de sebep oluyor. Madencilik sektörünün sağlıklı büyümesi ve gelişmesi için, ruhsat güvencesinin arttırılması, izin süreçlerinin belirgin ve şeffaf olması, madenciliği yapılamaz hale getiren kısıtlamaların kaldırılarak önünün açılması şart.  

Ülkemizdeki orman, su, maden, petrol, jeotermal su vb. gibi tabii kaynakların tek bir bakanlık altında toplanması (örneğin; Doğal Kaynaklar Bakanlığı) ile yaşadığımız birçok sorunun çözülebileceğine inanıyoruz. Ormanı, suyu, madenleri birlikte değerlendirerek dengeli bir şekilde koruyan, izinleri kendi bünyesinde çözebilen, yer altı ve yer üstü tüm kaynakları birlikte değerlendirerek ülke yararına kararlar alacak bir bakanlık otoritesine acilen ihtiyacımız var.

Ülke olarak yaşadığımız ekonomik sıkıntıları aşmanın yolu üretimden geçiyor. Tüm sektörlerde bir üretim atılımı gerçekleştirmek istiyorsak madencilikte üretimin önünü açmalıyız. Kaldı ki dünyanın madencilikte gelişmiş ülkelerinin tamamında madencilik sektörü devletler tarafından destekleniyor. Ülkemizde de madencilik sektörünün gelişmesi için gerekli destekler verilirse hem sanayimizin çarkları hızla döner hem de ihracat rekorları kırmaya devam ederiz.MAYIS2023